Gündem
Şahlanış döneminin şifreleri
AK Partili milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve milletvekillerinin yemin ederek göreve başladığı 28. Döneme ilişkin ipuçlarını Akit okurları için paylaştı.
İlk ödevimiz deprem bölgesi
“Önümüzdeki dönemde yıkıma uğrayan bölgemizin yeniden ihyası süratle gerçekleştirilecektir. İnsanlarımızın yeniden yaşadıkları bölgelere dönmesi birinci önceliğimiz olacak. Pandemiyle birlikte dünya büyük bir ekonomik krize girdi. Enerji fiyatları katlanarak arttı. Kendi doğalgazımızın devreye girmesi nispeten bizi rahatlattı. Fiyatların dengelenmesiyle bir çok üründe yaşanan fiyat artışlarının aşağıya çekilmesi mümkün olacaktır. Pandemide Çin’de fabrikaların durmasıyla ülkemizin ihracatı arttı. Cumhuriyetin ikinci asrında mega projelerle yolumuza devam edeceğimizi görüyorum. Doğalgaz ve petrolde yeni rezervlerin devreye girmesiyle ödemeler dengesinin gittikçe düzeleceğini göreceğiz. Turizmde ülkemiz 40 milyar dolar yıllık gelir elde ediyor. Bu her yıl artarak devam edecek. Sağlık turizmi de bunda önemli bir kalem haline gelecektir. Yeni dönemde insan hakları ve başörtüsünün güvence altına alında yeni anayasa çalışmaları hızlanacaktır. Cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 50 artı bir, ikinci turu zorluyor. Her seçim de bir maliyet getiriyor ülkemize. Anayasa değişikliğiyle birinci çıkanın seçileceği bir yöntem geliştirilebilir. Yeni dönemde de Türkiye’nin mazlumların hamisi olarak üstlendiği rol artarak devam edecektir.”
Dar gelirlilere öncelik vereceğiz
AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider de şunları ifade etti: “6 Şubat’ta büyük bir felaket yaşadık. Allah muhafaza bunun Marmara’da ya da başka bir bölgede yaşanması ülkemizi çok büyük acılara ve kayıplara boğacaktır. Bunun için önümüzdeki dönemde ana gündem maddelerinden birinin depreme hazırlık olacağını düşünüyorum. Yine pandemi tüm dünyayı etkiledi. Hızlı bir şekilde ekonomide toparlanmaya gideceğimizi düşünüyorum. AK Parti kadroları bunun için yeterli ve ehildir. Ekonomiyi toparlayacak, bunu yaparken de sabit gelirlileri zor duruma düşürmeyecektir. Çünkü bizim için önce insan gelir. Dar gelirlileri, ücretlileri zora sokarak Avrupa iktisatçılarının tezleriyle yapacak olsak zengini koruyup fakiri zorlamış oluruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bugüne kadar ortaya koyduğu siyaset, ‘halk için halkla birlikte’ siyasetidir. Ekonomiyi buna dikkat ederek toparlayacağımızı düşünüyorum. Ayrıca insan hakları ve ailenin korunması konusunda çok önemli bir beş yıl olacak. Gerekirse anayasa değişikliği yaparak başörtüsünün güvence altına alınması bir semboldür. Bununla birlikte ailenin korunması esastır. Çünkü toplumun temelini aile oluşturur. Toplum olmazsa devlet olmazsa bireysel özgürlüklerden bahsetmek, bireysel özgürlükler güvence altında olmazsa sağlıklı bir toplum ve devletten bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla bunlar birbirinin rakibi değil paydaşıdırlar.
Kardeş ülkelere abilik
Dış politikada da zaten geldiğimiz bir nokta var. Artık bu farklı bir yere evrilebilir durumda değil. Dünyadaki tüm başı sıkışan mazlum milletlerin hamisi pozisyonundayız. Kosova’da da, Karabağ’da da, Filistin’de kimin başı sıkışsa arabulucu Erdoğan’dır, Türkiye’dir. Bu da böyle devam edecektir. Daha seçim yeni yapıldı, Sayın Cumhurbaşkanımız yine uluslararası abilik görevini ifa etmeye devam etmektedir. Bu da bize yakışandır. 2 bin yıllık devlet kültürü olan, 600 yıllık Osmanlı geleneği olan bir devlete yakışan budur. Geçtiğimiz seçimde de gördük, bizim yol yapmamızdan, köprü yapmamızdan rahatsız olan kimse yok. Ama uluslararası arenada belirleyici politikalarımızdan rahatsız olan çevreler var. Özellikle de silah ve enerji sektörlerinde var olmamızdan rahatsız olanlar var. Önümüzdeki 5 yıl boyunca da rahatsız etmeye devam edeceğiz inşallah.”
Başörtüsüne anayasal güvence
AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ise, şunları dile getirdi: “Yeni dönemde ülkemizi, bugüne kadar elde edilen kazanımların üzerine koyarak, kadınlarımızı ve ailemizi koruyarak gelişmeler elde edeceğimizi düşünüyorum. Kadınlarımızla ilgili olarak ana değerlerimizi örselemeden güzel çalışmalara imza atmak istiyoruz. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcında hep beraber, annelik değer yargılarını yıpratmadan, eş olarak sorumluluklarını terk etmeden, karı koca görev bölüşümünü, iş birliğini güçlendirecek, daha büyük sorunları ortaya çıkarmadan önemli adımlar atacağız. Rolleri doğru paylaşmalıyız, ama kadının annelik yetileriyle bağdaşan yeteneklerini geliştirmeliyiz. Çünkü bizim sağlıklı bir topluma ihtiyacımız var. Bu alandaki çalışmaları inşallah en güzel şekilde yapmayı hedefliyoruz. Artık AK Parti iktidarında Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği düzenlemelerle başörtüsü diye bir sorun kalmadı. Fakat bunu anayasal güvenceye almak gereklidir.”