AKİT MENÜ

Aktüel

Hukuk Profesörü Deliduman'dan olası 'genel af' ile ilgili destekleyici düzenlemeler

Hukuk Profesörü Seyithan Deliduman'ın genel af ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

Hukuk Profesörü Deliduman'ın kaleme aldığı genel af ile ilgili o yazı;

KAPSAMLI BİR GENEL  AF İÇİN DESTEKLEYİCİ ÖNERİLER…!

Ülkemizin ekmeğini yemiş, Cumhuriyetimizin bizlere bahşettiği imkan ve fırsat eşitliği sayesinde Hukuk Profesörü olabilme şerefine nail olmuş ve hatta iki dönem de hukuk fakültesi Dekanlığı görevini sürdürmüş bir hukukçu olmanın omzuma yüklediği ağır sorumluluğun bir gereği olarak, tüm siyasi partilere, Sivil Toplum Kuruluşlarına ve medyaya olası bir “genel af” konusunun daha fazla gecikmeden tartışılmasını ve bu konunun sonuca bağlanmasını arzu etmekteyim. 

Bu konunun şahsımdan ziyade önce ceza hukukçularımız olmak üzere kamuoyu nezdinde çok ön planda olan hukukçu meslektaşlarım (özellikle akademisyenler) tarafından dile getirilmesinin gerektiği düşünüyorum.

Bu konunun şahsımdan ziyade önce ceza hukukçularımız olmak üzere kamuoyu nezdinde çok ön planda olan hukukçu meslektaşlarım (özellikle akademisyenler) tarafından dile getirilmesinin gerektiği düşünüyorum.

GEREKÇELERİM

Kapsamlı Genel Af konusundaki gerekçelerimin bir kısmı şu şekildedir;

TARİHSEL SÜREÇ

Cumhuriyetin kuruluşundan beri yedi tane genel af çıkarılmıştır. İki tane kısmi genel affı da ekleyecek olursak dokuz tane genel af çıkarılmıştır. Sayıları 50’yi geçen diğer af kanunları ile Cumhurbaşkanlığı tarafından gerçekleştirilen af’lar  konumuz dışında kalmakta olup burada dikkat çekmek istediğim husus, genel af konusunun ülkemiz bakımından yeni bir durum olmayıp tarihsel bir geçmişinin olduğunu ortaya koymaktır. CUMHURİYETİMİZİ 100. YILI

15.05.1974 yılında kabul edilmiş olan (18.05.1974 tarihli ve 14890 Mükerrer sayılı Resmi Gazete) yayınlanmış olan ‘’Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun’’  genel af’lardan bir tanesidir. Buna göre, Cumhuriyetin 100 üncü Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun çıkarılmasının gerekliliği de izahtan varestedir. Bu Kanundan da yararlanılarak kapsamlı bir genel af çıkartılması aciliyet arz eden bir toplumsal gerekliliktir. CEZAEVLERİNDEKİ DOLULUK

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre (https://cte.7062023102827 istatistik-1.pdf (adalet.gov.tr) 1 Haziran 2023 itibariyle Türkiye’de Cezaevlerindeki hükümlü ve tutulu sayısı toplamı 357.572 kişidir. Bu rakam sürekli arttığından cezaevleri bu konudaki ihtiyaca cevap vermekten uzaktır. Nitekim bu konu medya organlarında da zaman zaman, aynı yatağı birden fazla kişinin nöbetleşe kullanmak zorunda kaldığı şeklinde haberleştirildiğine şahit olmaktayız.

UYGULAMADA BİRLİK SAĞLANMASI

Hukuk kurallarının tüm ülke sathında aynı şekilde sağlanması, bir başka ifade ile ülkede hukuk birliğinin sağlanması ülkenin hukuk devleti olması hususunda önemli bir gereklilik ve göstergedir. Bu birliktelik-ayniyet sağlanmadığı durumlarda adalet anlayışı zarar göreceği gibi keyfi uygulamaların da önü açılmış olur. Uygulamada birlik sağlanması konusunu iki örnek üzerinde açıklamaya çalıştığımda konunun daha iyi anlaşılacağını düşünmekteyim. Buna göre; İNFAZ REJİMİ

Ceza İnfaz Kanunu ve Yönetmeliğinde o kadar çok değişiklik oldu ki bu değişikliklerin takibi neredeyse imkânsız hale geldi. Bu durum sadece hukuk pratiği ile ilgilenenler açısından değil aynı zamanda hukuk teorisi ile ilgilenenler bakımından da söz konusu olsa da en can alıcı olanı infaz hâkim ve savcıları tarafından da yeterince (tam ve doğru bir şekilde) bilinmemesidir. Bunu verilen farklı kararlar ve uygulamalarda sıkça müşahede etmekteyiz. Şüphesiz bu durumda insanların haksız yere hürriyetinden alıkonulması gibi haksız-hukuksuz sonuçlara sebebiyet vermektedir. Genel bir af şüphesiz bu haksız ve yanlış uygulamanın da sona erdirilmesine katkı sağlayacaktır. DİYARBAKIR ANNELERİ

Diyarbakır annelerinin yaklaşık beş yıldır  evlat nöbetlerini kararlılıkla sürdürdükleri hepimizin malumu. Eğer bir kişi dağdan gelip teslim olursa ve herhangi bir eyleme katılmamış ise Devletimiz bu kişiyi affetmekte ve topluma kazandırmaktadır. Bu son derece yararlı uygulamanın genişletilerek tüm topluma uygulanmasını sağlayacak olan genel af çıkarılması dolaylı olarak uygulama birliğini de gerçekleştirecektir. GENEL AFFIN KAPSAMI NE OLMALI

Genel affın kapsamı belirlenirken suç kategorileri özelinden hareket edilmeli ve öncelikle kapsam dışı olan suçlar belirlenmelidir. Buna göre; KESİNLİKLE AF KAPSAMI DIŞINDA KALMASI GEREKEN SUÇLAR

Bazı suç tipleri vardır ki bunların af  edilmesi mümkün değildir. Çünkü bu suç tiplerinin affı toplumsal barışa hiçbir katkı sağlamaz aksine toplumsal barışı bozar hatta dinamitler.

Tamamen af kapsamının dışında olması gereken suçlar; kadın cinayetleri ve ırza tecavüz suçlarıdır. Taciz suçları ile ilgili cezalardan, somut delil olmamasına rağmen sırf mağdur beyanı sebebiyle verilmiş olan yüksek cezalardan indirim düşünülebilir belki ama bu suç da af kapsamında olmamalıdır.  BİR KISMI AF KAPSAMI DIŞINDA KALMASI GEREKEN SUÇLAR

Af kapsamı belirlenirken ayrım yapılması gereken suç tiplerinin ayrı ayrı incelenmesi gerekir. Sadece burada sayılanlarla sınırlı olmamakla birlikte örnek kabilinden iki suç tipini ele alacak olursak; TERÖR SUÇU

Herhangi bir terör eylemine fiilen katılmamış, silah kullanmamış olan tüm terör suçları, tıpkı Diyarbakır annelerinin evlatlarında olduğu gibi, pişmanlık beyan etmeleri halinde af kapsamında olmalıdır. Ancak devlete alenen silah doğrultmuş, fiilen terör eylemi gerçekleştirmiş olan terör suçluları kapsam dışında kalmalıdır. UYUŞTURUCU SUÇU

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaklaşık üçte birisi uyuşturucu sebebiyetle bulunmaktadır. Bunların da yüzde doksanından fazlası bir ya da birkaç gram uyuşturucu sebebiyledir. Çoğu çocuk yaştaki bu tutuklu ve hükümlülerin önemli bir kısmı hayat koşulları sebebiyle torbacı tabir şekliyle cezaevlerine düşmektedir. 

Zorlu hayat şartları sebebiyle bir kez cezaevine düşen bu kişiler, ne yazık ki mevcut durumda cezaevlerinin durumu bu suçluları ıslaha elverişli olmadığından, çıktıktan sonra daha büyük suçlar işlemekte ve adeta suç makinasına dönüşmektedir. Ayrıca bu suç tipinin asıl mağdurları faillerin, ekseriyet itibariyle yoksulluk sınırında yaşayan aileleridir. Dolayısıyla bu durumdaki kişilere, Devlet ve özel sektör işbirliği ile istihdam ve ıslah imkanı da sağlanarak af edilmesinin yararlı olacaktır. Bunun haricinde toplumun ruh ve beden sağlığını bozacak derecede uyuşturucuyu alan-satan-aracılık eden vs suçunu işleyenler af kapsamının dışında kalmalıdır.  İNFAZIN YANMASI

Suç işleyenlerin af  edilmesinin, geçmiş dönemlerdeki kötü örnekler de nazara alınarak, toplum vicdanında derin yaralar açıp hayal kırıklıklarına sebebiyet vermemesi için tamamen insani bağlamda gerçekleştirilmelidir.  

Bu bağlamda, af edilmenin istismar edilmemesi, toplumsal barışa olumlu katkı yerine bilakis zarar vermesinin önüne geçilmesinin sağlanmasını teminen, af kapsamına giren aynı eylemi yeniden gerçekleştirecek olan kişilerin infazının yanması ve bir daha hiçbir affın kapsamına giremeyerek önceki tüm cezasını da çekeceğine yönelik yapılacak bir düzenleme af ile amaçlanan olumlu sonuçların güvenceye alınması hususunda çok önemli bir işlev görecektir. 

SON OLARAK, GİRİŞ KISMINDA BELİRTMİŞ OLDUĞUM ŞEFKAT VE MERHAMETİN DİĞER YÜZÜNÜN İSE BUNDAN ANLAMAYAN YADA İSTİSMAR EDENLERE KARŞI DA  DEVLETİN EN ŞİDDETLİ YÜZÜNÜ GÖSTERMESİ TOPLUMSAL BARIŞ VE DEVLETİMİZİN BEKASI ADINA ELZEMDİR.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Yorumlara Git

Özdemir: ABD’nin kağıttan kaplan olduğu anlaşıldı

Ömer Çelik’ten katil Netanyahu’nun küstah paylaşımına sert tepki: Caniler, hesap vermekten kaçamayacaklar

Çağımızın Hitler'i Netanyahu’dan Erdoğan’a alçak iftiralar: Türkiye katliamcıya haddini bildirdi!

Rusya duyurdu: Türkiye 8 günlük bir indirim yaptı

Taraflara taahhütlerini sürdürme çağrısı yaptı Ateşkese devam