AKİT MENÜ

Aktüel

‘Hasan Kapar’ın ardından…’

Gazeteci Yazar Şükrü Sak, Altay Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Hasan Kapar’ın vefatı üzerine bir yazı kaleme aldı.

Güncelleme Tarihi:

Altay Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Hasan Kapar’ın geçtiğimzi günlerde vefat etti. Gazeteci Yazar Şükrü Sak, Kapar’ı vefatı sonrası bir yazı kaleme aldı.

İşte Şükrü Sak’ın ilgili yazısı:

Gazeteci Yazar Şükrü Sak, Altay Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Hasan Kapar’ın vefatı üzerine bir yazı kaleme aldı.

Altay Siyasi ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Derneği Başkanı Hasan Kapar’ın geçtiğimzi günlerde vefat etti. Gazeteci Yazar Şükrü Sak, Kapar’ı vefatı sonrası bir yazı kaleme aldı.

İşte Şükrü Sak’ın ilgili yazısı:

Hasan Kapar’ın ardından…
Şükrü Sak
-I-
“Ölenle ölünmüyor” demeyeceğim, hayır, her ölenle biz de azar azar ölüyoruz, her ölüm bir parça götürüyor bizden, bizim de bir yanımız giriyor toprak altına… Bu nasıl bir şeydir; biraz önce şuradaydı, gözleri ışıl ışıl, yüzü pırıl pırıldı, konuşuyordu, anlatıyordu, işler vardı, yarın yapılacaklar vardı, “yarın” vardı, “gelecek” vardı… Bir ânda zaman durdu sanki, “gelecek” uzakta bir yerde değil, burnumuzun dibindeymiş meğer…
-II-
Gönüldaşım, güzel insan Hasan Kapar, 7 Haziran akşamı, beklenmedik bir şekilde “ölümsüzlük âlemi”ne gitti…
Söylemem gerek; Hasan’ın ani ve hiç beklenmedik ölümü çok sarstı beni.
Ani ve hiç “beklenmedik” bir ölüm haberi aldığınızda, önce bir şok yaşıyorsunuz, ağzınızdan gayrıihtiyari “ne, hı, nasıl ya!..” gibi anlamsız bazı sesler çıkıyor… Sonra içinizden patlama gibi derin bir nefes boşalıyor;
“Nasıl olur, daha bir saat önce görüştük, gayet iyiydi…”
-Akşamüzeri rahatsızlanmış, kalp krizi abi…
Sonra, flu bir boşluk sarıyor içinizi ve dışınızı; içinizden patlama gibi bir derin nefes daha boşalıyor; Aman Allah’ım! “Yalan dünya” dedikleri böyle bir şey demek ki…
Dünya böyle midir, daha bir iki saat önce dünyaya dair, yapılacak işlere dair, geleceğe dair konuştuğunuz bir insan nasıl bir anda ölür?..
Hasan Kapar gönüldaşımızın anî ve “beklenmedik” ölümüyle, bir kere daha değişti dünyanın rengi, biraz daha ıssızlaştı dünya…
-III-
Hasan Kapar’ı çok geç tanıdım ve çok çabuk kaybettim, bu da –benim için- kaderin garip bir cilvesi midir bilmiyorum…
Hasan Kapar kimdir, söyleyeyim mi;
“Tanıdığım en güzel insanlardan” biriydi Hasan Kapar; Mücadeleyi, acıyı, kayıbı, zaferi yaşamış, romantik ve anarşist ruhlu, nezaket ve bilgelik dolu, her defasında, hayata karşı geliştirdiği kendine has direniş, duyarlılık ve anlayışla, diplerden çıkış yolunu bulmuş biriydi…
(“Tanıdığım en güzel insanlar; yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış olan ve diplerden çıkış yolunu bulmuş romantik ve anarşist olan insanlardır. Bu kişiler hayata karşı geliştirdikleri kendine has takdir, direniş, duyarlılık ve anlayışla; şefkat, nezaket bilgelik ve derin sevgiden kaynaklanan bir ilgi ve sorumluluk doludurlar…
Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar…”)
Hasan Kapar’ı, hayatını, mücadelesini, duruşunu en doğru özetleyen cümleler, (İsviçre asıllı Amerikalı psikiyatr Elisabeth Kubler-Ross’a ait ) bu ifadeler sanırım…

-III-
SON KONUŞMAMIZ “ÖLÜM” ÜZERİNEYDİ…
Son çıkış yolumuz, bir sene önce bu zamanlar başladığımız Parantez tv isimli youtube kanalını hayata geçirmek olmuştu… “Ne yapabiliriz”e dair konuşurken, Sezai Karakoç’un bir mısraı ile;“Biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız” demiştim, “Evet ya gerçekten, harika bu” demişti…
24 Mart Cuma, Ramazan’ın ikinci günü iftardan sonra yaptığımız son programın “ölüm” üzerine olması da “esrarlı bir tevâfuk” olarak kaldı… Bu tarihten bir süre önce, geçirmiş oldu “kalp krizi” vesilesi ile “ne yaşadığını” sorgulamış, hayata ve “ölüme dair” düşüncelerini anlatmıştı… Ölüm karşısında “Müslümanca” bir duruştu bu ve ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi doğrusu…

“HER HALDE BÖYLE ÖLÜNÜYOR DİYE DÜŞÜNDÜM…”
Orada, Metris’te “ölümle burun buruna” geldiği “O ân”a dair, çarpıcı bir anekdot anlatmıştı;
“Ben artık nefes alamaz oldum ve yere düştüm, yere düşerken dedim ki;
“Her halde böyle ölünüyor, ölüyorum” diye düşündüm… Nefes alamıyorum artık çünkü…
Ve hep aklıma gelen şu vardır; Bir Müslümanın her halde en büyük tedirginliğidir o; “Ölüm anında Kelime-i Şehadet getirebilecek miyim, getiremeyecek miyim?..” Bunu hep kendime sorardım; “Aklıma gelecek mi, gelmeyecek mi, o fırsatım olacak mı?..” Başımı yere koyarken böyle…”
Evet, bunu merak edermiş ve “Şehadet kelimesi getirmek aklıma gelecek mi?” diye düşünürmüş hep…
Aklına gelmiş ve Şehadet kelimesini söylemiş Hasan;
“Başımı yere koyarken böyle bir… Kızım yeni doğmuştu henüz, o geldi aklıma, iki, Kelime-i Şehadet geldi… Kelime-i Şehadet getirdim, başımı koydum yere…”
İnşaAllah son yolculuğuna çıktığı 7 Haziran günü de o “kurtuluşun anahtarı” Şehadet kelimesini söyleyerek Şehid olmuştur Hasan…


“ÜÇ GÜNLÜK DÜNYA…”
Evet böyle demişti son programda Hasan Kapar, sonra da ilave etmişti;
“Şimdi aynı şey, geçende kalp krizi geçirip ölümle burun buruna geldiğimde, yine aynı şey, işte oğlum daha yeni büyüme çağında, kızımın büyümesini hapishanelerde (olduğum için) seyredemedim, oğlumu takip edeyim biraz diye… Ama nasip, nereye kadarsa oraya kadar diye…
Üç günlük dünya… Ama biz şunu söyleyelim… Üç günlük dünya… Biz son nefesimize kadar mücadelemize devam edeceğiz…”
“Son nefesine kadar” mücadelesini sürdürdü Hasan, şahidiz… “Üç günlük dünya”da, üç kuruş parayı bulanların, İslâmı kendi “görünme heveslerine”, kşisel “kariyer”(!) çabalarına âlet ettiği bir vasatta, malı mülkü parayı, İslâm uğruna harcamasını bilen derin bir şuura sahipti Hasan; Şahidiz… Aşkının ve inancının hiç pörsümediğine, “İdeal”e adanmış bir hayatı olduğuna son bir sene boyunca elle tutulur bir şekilde şahidlik ettik; Şahidiz…
*
Allah Resûlü, bir Hadis-i Şerifte şöyle buyuruyor;
-“İnsanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar…”
İmân ediyoruz; Allah’ın Resûlü doğru söyledi…
Hasan kardeşimiz de, ölümün olmadığı “ebedî” bir âleme uyandı…
Rabbim onu şehidler kervanına dahil eylesin…

Yorumlara Git

İran heyeti de Pakistan’dan ayrıldı! Belirsizlik sürüyor: "Gelecek tur net değil"

Selma Savcı’dan Tuba Ulu’ya sert tepki: "Mantar gibi türeyen müptezeller!"

İran'dan müzakerelere ilişkin yeni açıklama: Bunu zaten kimse beklemiyordu

Savaş Trump’ın yancılarını ikiye böldü: MAGA kampında "İran" çatlağı

Antalya'da kritik operasyon: Kırmızı bültenle aranan Danimarkalı suç makinesi yakalandı