Gündem
Şimdi de voleyboldaki başarı üzerinden Müslümanlara kin kustular! Yobazlıkta şampiyonlar
İslam’a ve Müslümana saldırmak için her argümanı kullanan laikçi yobazlar, son olarak A Milli Kadın Voleybol Takımının FIVB Milletler Ligindeki şampiyonluğunu istismar ederek, mütedeyyin kesime kin kustu. Lezbiyen LGBT’ci oyuncu Ebrar Karakurt’u meşrulaştırmak adına Milli Takım’daki oyuncuları çağdaş, laikçi, ilerici gibi lanse eden fondaş medya ve seküler yobazlar, İslam’ı ve Müslümanları itibarsızlaştırmak için kara propaganda yürüttü. Akit’e konuşan akademisyenler ve yazarlar, “azgın azınlık hâlâ pusuda” dedi.
Fatih Altaylı da kin kustu
A Milli Kadın Voleybol Takımının FIVB Milletler Ligindeki başarısı üzerinden İslam düşmanlığına soyunan CHP’li Profesör Bengi Başer, yaptığı skandal paylaşıma, “Kadın isterse yapar ve bu ülkenin Cumhuriyet kadını bu ülkenin başını her daim dik tutar! Yobaza inat!..” notunu düşerken, 28 Şubat’ın medya ayaklarından Fatih Altaylı da şampiyonluğu kutladığı mesajında dindarlara dil uzattı. Altaylı rezil paylaşımında, “Şeyhlere şıhlara kadının adı olmayan tarikatlara kadına saygısı olmayan yaratıklara inat demeyeceğim. Çünkü sonra voleybolu yasaklamalarından yasaklatmalarından korkarım ama Türkiye’nin aydınlık yüzü olarak Dünya’yı dize kupayı bize getirdiler” ifadelerini kullandı. Birgün, Sözcü ve Cumhuriyet gibi fondaş gazeteler ise Çin karşısındaki skor üstünlüğünü, “Bu şampiyonluk gericilere yanıt” ve “İşte Cumhuriyet kadınları” manşetleriyle, adeta mütedeyyin kesime karşı kazanılmış bir galibiyet gibi okuyucularına duyurdu. Münferit olayları fırsat bilen seküler yobazların, peşin ve akıl almaz bir hükümle İslam’ı ve Müslümanları itibarsızlaştırmak için kara propaganda yürütmesini gazetemize değerlendiren gazeteciler ve yazarlar, “azgın azınlığın pusuda yattığını ve kadim düşmanlığından vazgeçmediğini’ söyledi.
Spora LGBTİ bulaştırmak istiyorlar
Konuyla ilgili konuşan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, şunları dile getirdi: “Ne kazanılmış? Yeni bir icat mı bulmuşlar? Laboratuvarlarda yeni buluşa mı imza atmışlar? Üniversitelerde büyük başarılar mı elde edilmiş? Nedir yani bu kazanılan şey? Çıkmışlar oynamışlar. Türkiye’nin ihtiyacı olan, dünyanın ihtiyacı olan şey teknik buluşlardır, bilimsel çalışmalardır. Bunlar sahada bilimsel çalışma mı yapmış? Hayır. Çıkmışlar oynamışlar, bu kadar. Dolayısıyla bu kamplaşmayı yürütmeleri şaşırtıcı değil. Bu istismardır. Sporu da istismar ediyorlar. Spor üzerinden masum çocuklarımızın zihnini karıştırmış oluyor. Demek ki o zihniyete göre kupa alırsan LGBT meşru oluyor. Gerici ve yobaz zihniyete darbe vuruluyor. Ben burada şöyle bir şey çıkarsa da şaşırmam. Aslında burada Ebrar Karakurt’un var olduğu Milli Takımın zaferi üzerinden LGBT’nin meşrulaştırılması aracı da yürütülüyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı onu takımdan ayırsa, Ebrar’ın olmadığı takım şampiyon olmayacak mesajı veriliyor. Dediğim gibi Ebrar takımdan ihraç edilirse ve milli takım da şampiyon olamazsa suçu buraya bağlayacaklardı. Bu yüzden, şimdi sizin yobaz zihniyetlerinize rağmen müsabaka kazanıldı algı yürütülüyor. Ben bunlara şaşırmıyorum.. Biz onun sporunu eleştirmiyoruz Bizim eleştirdiğimiz şey sporu değil. Hiç kimse cinsel ilişki biçimini topluma dayatamaz. Ya eşcinsel olursun, ya heteroseksüel olursun. Bu beni ilgilendirmez. Sen sporunla konuş. Ama bunlar neyiyle konuşuyor? Cinsel ilişki biçimiyle konuşuyor.”
Seçim hezimeti kudurttu
Araştırmacı yazar Mehmet Fırat ise, şunları ifade etti: “Muhteşem İslam medeniyetinin dünyaya, ahlaki, fikri, ilmi, iktisadi ve estetik planda yön vermesi, tüm keşiflerin beşikliğini etmesine nazaran son 200 yıldır Batı taklitçiliği maymunluğunun hazzında kuduran, Batı çamurunda debelenip, Batı kusmuğu ile beslenen yabancılaşmış adamlar, kadın voleybol müsabakasını bahane ederek İslam’a saldırmanın yolunu bulmuşlar. İsveç’te Kuran-ı Kerim’i yakan soysuzlarla bunlar arasında ne fark var? Emin olun fırsatını bulsalar bunlar da yakmaya kalkarlar. Sadece fiili olarak teşebbüs etmiyorlar. Müslümanların son seçim zaferi bu azgın azınlığı öylesine kudurtmuş ki, laikçi azgınlar topun peşinde kazanılan bir mücadeleyi bile kendilerince gericiliğe karşı kazanılmış bir zafer şölenine çeviriyorlar. 28 Şubat’tan kalma hastalıkları nükseden seküler yobazlar Çin karşısındaki galibiyeti adeta İslam’a saldırmanın, mukaddesata sövmenin bir bahanesi haline getiriyorlar. Buradan Üstad Necip Fazıl’ın futbol için söylediği ama genel itibariyle tüm bu eyyam faaliyetleri için geçerli olan şu meşhur ve anlamlı sözü aklımıza geliyor: İdealsizliği ideal edinen meşin topa lanet olsun!”