AKİT MENÜ

Gündem

Dindar nesil kudurtuyor

Kökünde İslam düşmanlığı yatan laikçi azgınlar, eşcinsel sapkınlar ve fondaş gazeteciler, şuursuz bir neslin yetişmesi için din adamlarına saldırıyor, imam hatip ve Kur’an kursu düşmanlığı yaparak kirli bir propaganda yürütüyor.

Kökünde ve özünde İslam düşmanlığı yatan laikçi azgınlar, eşcinsel sapkınlar ve fondaş gazeteciler, şuursuz bir neslin yetişmesi için her türlü kirli propagandayı yapıyor. Sürekli Diyanet’i hedef alan, din adamlarına saldıran, İmam Hatip ve Kur’an Kursu düşmanlığı yapan seküler yobazlar ve solak medya çocuklara din eğitiminin verilmesini ve eşcinsel sapkınlığa karşı korunmasını kötü bir şeymiş gibi lanse ediyor. Çok küçük yaşta çocukların bale ve spor kurslarına gitmesinde hiçbir sakınca görmeyen malum zihniyet, İslam’ın özünün öğretildiği yaz Kur’an kurslarından, umreye gidilmesinden ve sünnetten bile rahatsız oluyor.

Sorun pedagojik değil ideolojik

Azgın azınlığın dindar nesile olan kinini gözler önüne seren örneklerden bazıları:

AK Parti yönetimindeki Sincan Belediyesi’nin Bebek Kütüphanesi ve Yenikent Anne-Çocuk Oyun Evi’nde çocuklara verdiği dini eğitimi hedef alan yandaş gazeteci Can Ataklı, “Bu çocukları beyinsel ölüme doğru itemezsiniz” diyerek, din eğitimine karşı çıkılmasını istedi. Ataklı, çocuklarına dini eğitim verilmesine tepki göstermeyen aileleri de “cahillikle” itham etti.

Sevgi Evlerinde kalan ve Değerler Yarışmasında dereceye giren koruma altındaki kimsesiz çocukların umre ile ödüllendirilmesinden rahatsız olan marjinal sol örgütlerin paçavrası Birgün, “Umre dayatması” başlığıyla Diyanet’i hedef aldı. Birgün ayrıca, Şile kadınlar plajına tur düzenleyen Bağcılar Belediyesinin erkek çocukları kabul etmeyeceğini duyurmasını, “gerici dayatma” diye yaftaladı.

Henüz reşit olmayan 22 çocuğun cinsiyetinin hormon tedavisi ve ameliyat ile değiştirilmesini savunan LGBT’li yazar bozuntusu Yıldız Tar, “Gelenek, görenek, dini inanç adı altında çocuklar deyim yerindeyse sakatlanıyor” sözleriyle “çocukları gerçekten korumak isteyenlerin sünnet yaptırmaması gerektiği” şeklinde skandal ifadeler kullandı.

Kur’an kurslarına “Ortaçağ zihniyeti” diyerek karşı çıkan malum zihniyet, Diyanet ile MEB arasında imzalanan ÇEDES protokolünü ve değerler eğitimini hedef alarak, “Gericilik memleketin dört bir yanını sardı”, “İmamlar, vaizler okula doldu” sözleriyle karşı çıktı.

Dertleri din düşmanlığı

Laikçi baskıyı ve eşcinsel dayatmayı gazetemize değerlendiren Din-Bir-Sen Genel Sekreteri Menderes Ateş, şunları dile getirdi: “Laiklik demek dine karşı olmak değildir. Gerçekten demokrasinin olduğu ülkelerde herkes çocuğunu istediği gibi yetiştirebiliyor. Ama ülkemize dönüp baktığımız zaman bizim laikçiler, laik kafalar dinsiz bir toplum yetiştirme zihniyetindeler. Bunların amacı aslında dinsizlik de değil, sadece İslam’a karşı, Müslümanlara karşı bir nefretleri var. Laikliğin arkasına sığınarak Müslümanlara, topluma, çocuklarına kendi dinlerine göre, yetişmelerine, yetiştirilmelerine karşı çıkıyorlar. Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer inançtaki herkes kendi dininin gereklerine göre çocuklarına eğitim verebiliyor. Fakat Müslümanlar eğer çocuklara İslam adına bir eğitim vermek, bir gelenek, görenek öğretmek isterse, bunlar anında buna karşı çıkıyor. Açıkça ‘Hristiyan’ız, İslam dinine karşıyız’ diyemedikleri için bunu eleştiri adı altında dayatıyorlar. Bunlar İslam’a karşılar ama kimliklerini resmen açıklayamıyorlar.”

Kervan yürür...

Tüm-Din-Der Başkanı Metin Kaçar da şu ifadeleri kullandı: “Bu azgın azınlığın, Müslüman toplumuna sataşmalarında temel bir sebepleri var. Ne konuya pedagojik açıdan bakıyorlar ne eğitim teknikleri olarak bakıyorlar. Bunların tek bir derdi vardır bu ülkede; İslam düşmanlığı, Kur’an düşmanlığı ve Müslüman düşmanlığıdır. Aleni olarak bunu söyleyemedikleri için ‘pedagoji’ diyorlar, efendim ‘işte çocuklara şöyle yapıyorsunuz’ diyorlar, Umreyi bahane ediyorlar. Bütün bunların temelinde İslam’a olan düşmanlıkları var. Bunu söylemeleri de bana göre normaldir. Çünkü herkes tıynetinin gereğini yapacak. Biz bunları aldırış etmeden umreye gidecek çocuğumuzu umreye götüreceğiz. Namaza başlaması gereken yavrumuzu namaza başlatacağız. Kur’an öğrenmek isteyen çocuklarımıza öğreteceğiz. Sadece bir şey söylemek isterim. İt ürür kervan yürür. Biz yolumuza devam edeceğiz. Evlatlarımızın en güzel yetişmesi için peygamberimizin önerdiği sisteme uygun olarak kaç yaşında neyi öğreteceğimizi bilerek onların vatanını, milletini, devletini, bayrağını, sancağını bilen, tanıyan ümmet bilinciyle yetişmeleri için elimizden geleni yapacağız.”

Yorumlara Git

CHP'de lağım patladı! Belediye başkanlarını kaçıran "abuk subuk" talepler deşifre oldu!

Diyanet'ten 2027 hac ön kayıt duyurusu

İnfiale neden olan yıkıma CHP'den komik savunma

New York'un kalbinde Türk bayrağı dalgalandı! Dev yürüyüş öncesi büyük coşku yaşandı!

"Milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı" iddiası! Başsavcılıktan flaş açıklama