Gündem
Küfürbaz Kemal’den seçim ayarlı manevra! Millete hakaret Meral'e nezaket
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 14-28 Mayıs seçimlerinde yaşanan hezimetin faturasını, “Önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık” ifadeleriyle kendisine kesen İP Genel Başkanı Meral Akşener’e cevap veremedi. Başta AK Parti’liler olmak üzere, öğretmen, doktor, çiftçi ve işçilere hakaret eden, üst düzey bürokrat ve işadamlarını tehdit edip, kurumların kapısına dayanan Kılıçdaroğlu, Akşener’in suçlamalarını sineye çekti.
Süt dökmüş kedi
Akşener’in sözleri karşısında süt dökmüş kediye dönen ve partililere “konuşmayın” talimatı veren Kılıçdaroğlu’nun, sıra millete gelince nasıl öfke saçtığını gözler önüne seren örneklerden bazıları şöyle:
Kılıçdaroğlu, milletin yüzde 52 oyuyla seçilen Erdoğan’a, “Sözde Cumhurbaşkanı” diyecek kadar pervasızlaştı.
Birçok ahlaksızlığı, alkol ve uyuşturucu yu meşrulaştırmak için “müzik festivali” adı altında düzenlenen rezilliklerin iptal edilmesine, “Konser yasaklamaya devam ederseniz, milyonları karşınızda bulacaksınız” diyerek valileri tehdit etti.
“Hâlâ iktidarın peşinde giden öğretmen varsa kimse kusura bakmasın, ben ona öğretmen demem. Öğretmen, iradesini pazarlayan kişi değildir” diyerek, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, öğretmenlere yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandı.
“İktidar değiştiğinde, soruşturmalar başlayacak. 18 Ekim Pazartesi itibarıyla bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır. ‘Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız” diyerek devletin bürokratlarına parmak salladı.
İstanbul Sözleşmesi kararı üzerine, “Danıştay’daki hâkimlere de sesleniyorum. Eğer aklınızı kiraya vermediyseniz, o sözleşmeyi yeniden ihya etmek zorundasınız. Yapmadığınız takdirde siz de Saray’ın kalemşörleri olarak anılacaksınız” dedi.
Hâkimler Savcılar Kurulu için “alçak kurul” hakaretinde bulundu. “Üyeler Saray’dan talimat alıyorlar” iftirasını attı.
“AK Parti’ye oy vermiş kardeşlerime sesleniyorum: İsraf haramsa, israf günahsa, sen hâlâ gidip ona oy veriyorsan sen de günah işliyorsun” fetvasını verdi.
“İşadamlarının şirketlerine el koyacağız; muhalefet etmeyen medya kuruluşlarının kapısına kilit vuracağız” dedi.
“Bütün çiftçilere sesleniyorum: İlk seçimde siz hâlâ gidip AK Parti’ye oy verirseniz benim iki elim yakanızda olacak” sözleriyle, çiftçileri hedef aldı.
MEB, TÜİK ve Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’ne baskın düzenleyen Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün saldırdığı askeri danışmanlık şirketi SADAT’ın genel merkezine de zorla girmeye çalıştı.
Kazanamayacağını biliyor
Kılıçdaroğlu’nun sessizliğini Akit’e değerlendiren Araştırmacı Yazar İsmail Nacar, şunları söyledi: “Seçim sonuçlarından umduklarını bulamayan Batılı lobiler, İyi Parti’ye ‘yeniden bir merkez sağ’ kılıfını giydirerek devreye sürmek istiyorlar. Yerel seçimlerde CHP ile İyi Parti, birbirlerini itham etmeden eşit bir statüde diyalog içerisinde hareket edecekler. Örneğin, büyükşehir adayları ayrı ayrı değerlendirilirken mevcut başkanlar korunarak Ankara İyi Partiye, İstanbul da CHP’ye verilecek. Çünkü Akşener olmadan AK Parti’den aldığı büyükşehirleri elinde tutamayacağını biliyor. O yüzden sessiz kalmayı tercih ediyor.”
Bunlar seçim ayarlı hileler
AK Parti 27. Dönem Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ise, şunları ifade etti: “Meral Akşener masadan kalktığı zaman CHP’liler her türlü hakaret etmişti. Şimdi niye nezakete büründüler, ona bakmak lazım. Bu seçim ayarlı bir hiledir. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, seçmen bunların zihninden geçen her şeyi biliyor, görüyor. Şimdi de yerel seçimlerde bu ucuzcu yaklaşıma karşı seçmen gerekeni yapacaktır. Kılıçdaroğlu da biliyor ki tek başına yerel seçimlerde hiçbir şey yapmaları mümkün değil. Dün de Kağıthane’de uyuşturucu satıcılarının bir polisimizi şehit ettiği saldırıya ilişkin yaptığı paylaşımda saldırganların PKK ile bağlantılı olduğunu bildiği halde terör örgütüne tek laf edemedi. HDP’nin oylarına muhtaç oldukları için PKK’yı gizlemeye devam ediyorlar. Millet menfaati dayalı siyasetçileri çok iyi tanıyor.”