AKİT MENÜ

Tarih

Âlim/Kadı Muslihiddin Mustafa Efendi'nin vefatı

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Âlim/Kadı Muslihiddin Mustafa Efendi'yi hayırla yâd ediyoruz.

Bursa’da doğan Hocazade Muslihiddin Efendi’nin ne zaman doğduğu ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. 1488’de Bursa’da vefat etmiş, Emir Sultan yakınlarında bir yerde toprağa verilmiştir. Babası Yusuf adında zengin bir tüccardır. Fatih Sultan Mehmet’in hocalığını da yaptığı için, Hocazade lakabıyla ünlenmiştir.
Hocazade Muslihiddin Efendi, babasının isteğine aykırı olarak ilmiye eğitimi aldı ve bu mesleği seçti. Hızır Bey’den diploma aldı ve onun müzakerecisi oldu. Sonraki yıllarda yine Bursa’da Esediye Medresesi’ne müderris olarak atandı.

İstanbul’un fetih edilmesi üzerine Hızır Bey tarafından Fatih Sultan Mehmet’e salık verilince İstanbul’a çağrıldı. Resmi ilmiye sınıfına girerek, Edirne ve İstanbul kadılıkları görevlerinde bulundu. Fatih Sultan tarafında çok sevilip saygı gören Hocazade Muslihiddin Efendi, kazaskerliğe kadar yükseldi. Ancak kendisini çekemeyen Karamanı Mehmet Paşa’nın etkisi ile İznik’e kadı ve müderris olarak gönderildi. II. Beyazıd’ın tahta çıkması üzerine de Bursa Sultaniye medresesi müderrisliği ve Bursa kadılığı görevlerine getirildi. Bursa müftüsü olarak görev yaptığı sırada da yaşama veda etti.



Hocazade Muslihiddin Efendi, İslami bilimler alanında XV. Yüzyıl bilginleri arasında en iyilerinden biri olduğu dile getirilmektedir. Kelamda Gazali’yi izlemiş, fizikte ise Aristo’yu benimsemiştir.

İmam Gazali, Tehafütü’l Felasife adlı yapıtında İbn-i Sina’nın temel ölçü almasına karşı çıkmıştır. Daha sonra İbn-i Rüşd, Gazali’nin düşüncelerinin yanlışlığını göstermek, aklın üstünlüğünü kanıtlamak için Tehafütü’t Tehafüt’ü yazmıştır. Fatih Sultan Mehmet, bu konuda gerçeği öğrenmek istemiş, Hocazade ile Alaüddin Tusi’ye aydınlatıcı bir kitap yazmalarını buyurmuştur. Her iki bilgin de kitaplarında Gazali’yi tutmuşlardır. Hocazade Muslihiddin Efendi’ni yapıtı daha çok beğenilmiş ve yirmi bin akçe ile ödüllendirilmişti. Kitap, sadece Osmanlı bilginleri arasında ünlenmek ile kalmamış, ünü İran’a kadar girmiştir. Mısır’da Gazali ve İbn-i Rüşd’ün aynı addaki kitapları ile birlikte 1885’te basılmıştır.

Yorumlara Git

ABD ve İsrail’in sözünden çıkmıyor Dünyaya sıfır etkiye 3,5 milyar dolar

Trump ve Avrupa arasında İran kavgası

Avrupa ülkesinden savaş için reçete: Yaparsa Türkiye yapar

Alın size CHP siyaseti! Kürsüde "Gençlerimizi Koruyalım", WhatsApp’ta uyuşturucu muhabbeti

AK Partili Betül Sayan Kaya CHP’nin çürümüşlüğünü yüzlerine vurdu! “Saklamaya çalışsanız da gerçek yüzünüz bu: Çürümüşlük!”