Gündem
Çocuk gelin iftirasıyla ilgili mağdur ailenin avukatı Engin Kartal Akit’e konuştu! Doktor bulunmadan kumpas çözülmez
Çapa Tıp Fakültesi’nden KHK ile ihraç edildikten sonra açtığı özel muayenehanesine gelen çocuklara uyuşturucu ilaçlar vererek onları ailelerine ‘tecavüz’ iftirası atmaya zorlayan FETÖ’cü Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu skandalı gündemdeki yerini korurken, benzer özellikler barındıran H.K.G. davasındaki kumpasın aydınlatılabilmesi için doktorun ve kullanılan ilaçların tespit edilmesi isteniyor.
Hangi ilâçlar verildi?
Her iki vaka arasındaki benzerliğe dikkat çeken Avukat Engin Kartal, şunları dile getirdi: “FETÖ’cü Zoroğlu’nun uyguladığı yöntem, bu yöntem sonucu mağdurların davranışlarındaki değişiklik ve verilen tepkiler bizim dosyamızla önemli ölçüde benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla H.K.G.’nın görüşmüş olduğu psikologlardan bu minvalde ilaçlar alma ihtimali oldukça yüksek. Biz bunun araştırılmasını istedik. FETÖ’cü profesörün olayı da ortaya çıkınca, bizim açımızdan tabiri caizse taşlar yerine oturmuş oldu. Çünkü hemen her iki olay da yüzde 99 oranında benzerlik olduğu açıkça görülüyor. Yani mağduriyetler ve tepkiler birbirinin aynısı. H.K.G. olayı ikinci bir Zoroğlu vakası gibi duruyor. Başka mantıklı bir izahı yok. H.K.G, 5 aylık hamileyken düşük yapıyor. Sonra psikolojik rahatsızlıkları başlıyor. Ailesine küçük bir çocuk gördüğünü söylüyor. Onlara ‘Siz görmüyor musunuz çocuğu, niye tepki vermiyorsunuz’ diyerek kızıyor. Hatta ellerini ovuşturuyor, kollarını sıkıyor, morartıyor. Aslında ortada çocuk-mocuk yok. Sonra zaten doktora gitmeye başlıyor. Fakat internet aracılığıyla bulduğu kişilerden tedavi alıyor. Ve bazı ilaçlar kullanıyor. Bunların ne olduğunu bilmiyoruz. Çünkü kimseye söylemiyor. Kardeşleri kullanırken görüyorlar. ‘Sakın anneme babama ya da eşime söylemeyin. Yoksa bozuşuruz’ diyor. Biz bunları duruşmada söyledik. Kız kardeşleri de söyledi. Mahkemeden gayet hukuki ve masum bir talepte bulunduk. ‘Bu kız hangi ilaçları kullanmış? Hangi psikologla görüşmüş. Sağlık Bakanlığına müzekkere yazılsın, gerçek ortaya çıksın’ dedik. Fakat mahkeme bu talebimizi dikkate almadı. Talebimizi reddetti.”
İki olayda 5 benzerlik
Dosyalar incelendiğinde her iki olayda da en az beş benzerlik bulunduğunu söyleyen Kartal, şöyle devam etti: “Zoroğlu vakasında mesela ‘bir oyuncağın içerisine kamera koy. Ailenin görüntülerini al’ diyor. Bizimkinde ise ‘ses kaydı al’ diyor. Orada bilgi dışı ketamin maddesi verilerek terapi yapıldı. H.K.G. da bilmediğimiz ilaçlar kullandı. Orada çocuklara çok küçük yaşlarda aile içerisinden bir ferdin istismarına maruz kaldığı telkin edildi. H.K.G. da fiilen böyle bir şeyin olması için uygun bir ortam ve koşul bulunmamasına karşın küçük yaşlardan itibaren tecavüz ve istismara uğradığını beyan etmiştir. Her iki olayda da çocukların aile ile bağları hedef alınmıştır. Ortada bir telkin ve yönlendirme olduğu muhakkak. Böyle Müslüman bir aileye bundan daha büyük iftira atılamaz. Sadece aileye değil, İslami camianın tamamına iftira atılmış oldu.”