AKİT MENÜ

Gündem

İşgal edilmiş bir ülkenin direnmekten başka çaresi var mı? Zafere kadar

Çocukları ve bebekleri öldürüp, Gazze’yi açık hava hapishanesine çeviren haydut devlet İsrail’in diplomasiden değil güçten anladığını belirten uzmanlar, “İşgal edilmiş bir ülkenin direnmekten başka yolu var mı?” sorusunu yöneltti. Ümmetin aslanlarının Siyonist işgalcilere karşı başlattığı meşru mücadelesini Akit’e değerlendiren uzmanlar, Filistin direnişinin sembol ismi Yasir Arafat’ın tarihi sözlerine atıfla, “Direniş, zafere kadar devam edecek” görüşünde birleşti.

Buğra Kardan  İstanbul

Eli kanlı İsrail, Gazze’ye bomba ve mermi yağdırmaya devam ediyor. Bölgede katliamlar yapan, ibadethaneler ile evleri yakıp yıkan terör devletine Batı’nın desteği ise sürüyor. Gazze halkına hayat hakkı tanımayan, çocukları ve bebekleri öldüren İsrail’e karşı amansız mücadele veren mücahit Hamas’ın eylemlerine malum ülkelerden kınama yağıyor. Kutsal toprakları işgalden kurtarmayı amaçlayan mücahitlerin haklı mücadelesi, İsrail’e başkaldıran, sivil ölümlerini görmezden gelen ABD ve Batılı ülkelere rest çeken Filistin’in efsanevi lideri Yasser Arafat’ın “Direniş zafere kadar devam edecek” açıklamalarını hatırlara getiriyor.

İsrail başka seçenek bırakmadı

Operasyonu Akit’e değerlendiren Filistinli Gazeteci Yazar Moin Naim, şunları söyledi: “Bölgede barışı hakim kılmak için bir öneri ya da talep geldi mi Batı ülkelerinden? Filistin’e karşı yapılan katliamları kimler destekledi? İsrail’e kimler silah gönderdi? İsrail’in insanlık suçu işlediğine dair BM kararlarının uygulanmasını kimler engelledi? Burada diplomasi için yol kalmamıştır. Diplomasiye inanmış Yasir Arafat vardı. Arafat, 30 sene önce İsraillilerle barış için görüşmeler yaptı. Ne oldu? Talepler karşılanmadı, Arafat zehirlenerek öldürüldü. Maalesef dünyada normlar altüst olmuş durumda. İşgal edilmiş bir ülkenin direnmekten başka yolu var mı? Batı ülkeleri ikiyüzlüler. Rusya Ukrayna’ya saldırdığında Ukraynalıları özgürlük savaşçıları olarak, kahraman olarak lanse ettiler. Filistinliler ile Ukraynalıların yaptıkları farklı mı? Değil. Tabii Batı ülkeleri, Ukraynalılara haddi hesabı olmayan para, silah yardımı yaptılar. Rusya’ya söylenmedik laf bırakmadılar. Putin’i katil ilan ettiler. Rusya’nın spor müsabakalarına katılımını dahi engellediler. Ama söz konusu İsrail olunca savunmaya geçtiler. Oysaki İsrailliler Batı’dan bizim topraklarımıza kaçtılar. Batılılar, İsrail’i çok seviyorlarsa geniş alanları var. Bu alanlara İsraillileri yerleştirsinler. Filistinli esirler insanlık dışı muamele görürken, Mescid-i Aksa’yı Yahudileştirme planları son aşamaya gelmişken ne bekliyorlardı? Filistinlilerden ne umuyorlardı? Diploması yolu önerenler baskılar ve katliamlar esnasında neredeydiler? Son olaylara tepki vermeye çalışan Batılılar, Filistin işgali dün başlamış gibi konuşuyorlar. Oysaki 75 yıllık bir işgalden söz ediyoruz. Hava saldırılarına kayıtsız kalındığı ortada. Çocuk ölümlerinin, şehitlerinin görmezden gelindiği aşikâr. Şu anda utanmadan ‘Filistin direnişinde niye bu yolu seçtiniz’ diye sorup duruyorlar. Filistin direnişi devam edecek. Bu eylemler de rastgele, kızgınlık anında yapılmış değil. İsrail, her gün yüzlerce aileyi öldürüyor. Dünyanın gözü kapanmış durumda. O İsrail ve Batı medyası yalanlarla Filistin direnişini kötülemeye devam ediyor. Amerika Başkanı Biden, çoluk çocuk kafasının kesildiğini iddia ediyor. İsrail ordusu dahi o iddiayı yalanladı. Kadınlara tecavüz edildiği palavralarına şahit oluyoruz. Bununla ilgili bir tane kanıt yok. Hatta Filistinlilerin ellerinde bulunan İsrailli kadın ve çocukları talepte bulunmaksızın bıraktığını müşahede ettik.”

Çok ikiyüzlüler

Dış Politika Uzmanı Ahmet Varol da şunları dile getirdi: “Batı’nın ikiyüzlülüğünü Ukrayna ile Filistin’de takındığı tavrı karşılaştırdığınızda anlarsınız. Batı, çıkarının olduğu yerde Rusya’nın yaptığı operasyonu işgal olarak niteliyor ama Filistin’de 75 yıldır devam eden kuşatmaya destek veriyor. Bugün de Filistin halkı hakkı için mücadele ediyor. Kimseden bir şeyi zorla almak için mücadele etmiyor. Diğer husus da Filistin direnişiyle 17 yıldır abluka altında olan Gazze savunuluyor. Filistinlilerin evlerine dönmeleri için mücadele ediliyor. Bu gerçekleri göz ardı eden Batı, Filistin’in eylemlerinden ötürü ayağa kalktı. Filistin halkını ve direnişini mahkûm etmeye koyuldu. Siyonist işgalcinin sivillerin üzerlerine dakikada hatta saniyede bir roket attığını görmedi. Siyonist işgalcinin operasyonun başladığı günden bu yana Gazze’de yüzlerce ev yıkıldı. Bu, meşru hak gibi lanse ediliyor. Esasında öyle mi? Burada hedef alınanlar, savaşın arka planında kalan sivillerdir. Öldürülenlerin yarıdan çoğu kadın ve çocuktur. Siyonist savaşmıyor, katlediyor. Teknik imkânlarını kullanarak savunmasız insanların üzerlerine bomba yağdırıyor. Bu tam anlamıyla alçaklıktır. Batı, burada yanlış tavır takınıyor. Siyonist işgalcinin eylemlerini meşru bulurken Filistinlilerin mücadelelerini terör olarak niteliyor. Bu, Batı’nın ikiyüzlülüğünü net olarak ortaya koyuyor.

Mücadele Müslümanlar adına

“Siyonist işgalci, Filistin halkını savaş olsun ya da olmasın katlediyor. Gazze’de abluka ve esaret devam ediyor. Bakın, bölgede her 3 Filistinliden biri İsrail hapishanesine girmiştir. Esaret ve ölümle karşı karşıya olan bir topluluğun mücadeleden, direnmekten başka imkânı yoktur. Siyonist işgalciye karşı sapanla, taşla yapılan mücadelede ilerleme kat edilmesi önemlidir. Siyonist işgalciye roket fırlatılması mühimdir. Demek ki Filistin halkı mücadelesinde büyük aşama almıştır. Filistin direnişi olmasa İsrail, büyük İsrail hayalinden vazgeçmezdi. Bu direniş tüm Müslümanlar adına verilmektedir. Bu direniş devam edecektir ve ileride daha iyi konuma gelecektir.”

Yorumlara Git

İmamoğlu için yolun sonu! Gözler "Mutlak Butlan" kararında

800 İHA ve füzelerle korkunç saldırı!

İran'dan Hürmüz Boğazı hamlesi: Operasyonel menzil 500 kilometreye çıkarıldı

Xi Trump’ı görkemli törenle karşıladı! 9 yıl sonra ilk ziyaret

Ankara'da iki çocuğu parçalayan köpek de sahibi de serbestçe geziyor!