AKİT MENÜ

Siyaset

Ümit Dikbayır skandalı ifşa etti: Beni zorlamasınlar! İsim verirsem Akşener çok mahçup olur!

İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, hakkındaki iddialarla ilgili tv100'de çok sert açıklamalarda bulundu.

2023-11-24 01:59:29

Hakkında taciz suçlaması bulunan Ümit Dikbayır, TV 100 canlı yayınında Meral Akşener ile partisini topa tuttu.

İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır'ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

Meral Akşener ile ilk tartışmaları!

Şimdi bu süreç, 31 Mart 2023’te İstanbul İl Başkanlığımıza bir saldırı olmuştu. Bu saldırı olduğu gün, Genel Başkan ile bir gerginlik yaşadık. Ben son zamanlarda kendi koruma ekibinin, kendi genel başkanlık katının işine karışmıyordum. Orası başka bir alan, kendi özel kalemi karışıyordu. Oraya hatırlarsanız korumaları gelemedi. Nedeni onların oteli uzaktaydı. Uzakta olmasının sebebi ben değildim. Ama orada bir gerginlik yaşadık. Ben neticede 55 yaşında bir aile babasıyım ve kırıldım, Sakarya’ya geri döndüm. Korumalarının gelememesinden beni sorumlu tuttu. Akşener’e yakın olan oteli korumaları beğenmemişti. Ben de karşı çıkmıştım ama çok da müdahale edemiyorsunuz. Sakarya’ya geri dönerken beni aradı ‘geri dön’ dedi. Ben de o halde geri dönmedim.

'Oğlunu bana gönderdi'

Oğlu Fatih Akşener, evime geldi. Ben aslında bu dönem aday olmayacaktım. Gördüğüm başka şeyler de vardı ama bu son damla olmuştu. Ben siyaset defterini o gün kapatmıştım. Ama oğlu Fatih Akşener 2-3 saatten fazla oturdu. “Ben bir şey istemiyorum, siyaset sahnesini kapatacağım” dedim. Akşener’in oğlu “bunu biz anlatamayız” dedi. Ben de “anlatırım, bir hastalık bahane ederim, işimi gücümü bahane ederim, sessiz sedasız bırakmak istiyorum” dedim. Genel başkanın yalnız kalacağını söyleyince aday oldum. Seçim sürecinde genel başkanla birlikte çalıştım. Genel başkanın yanında olmam gerekiyordu ama Sakarya’da olmam gerekiyordu. Sonra Sakarya’da olamayınca eşim bir adaymış gibi 3. sıra milletvekilimizin yanında aday gibi çalıştı, benim yokluğum konuşulmasın diye. Orada da kırıcı şeyler, hak etmediğimiz şeyler söylendi.

200'er bin lira para dağıtıldı iddiası!

Seçim bitti Fatih Akşener bana ‘Kampanya ekibine para vermem lazım’ dedi ben de ben Genel Başkan’dan onay alırım bütün çalışanlara birer maaş verelim zaten dedim. Onlar biraz daha fazla çalıştılar onlara iki maaş veririz ama elden bir para vermenin doğru olmayacağını bunun partinin içinde diğer çalışanlarla dedikodu olacağını rahatsızlık yaratacağını söyledim ve ben bu yöntemi yapmadım. Sonra duydum ki elinde 7-8 tane İYİ Parti poşetiyle her birinin içinde 200’er bin TL var, kendi ekibine para dağıtmış.

'Parayla vekillik satıldı' iddiası!

Seçimle kongre arasında GİK toplantısı oldu. Seçimden sonra kongreden önce. Şimdi bu para mevzuları konuşulmaya başlandı. Partinin içinde bazıları “para ile milletvekilliği satıldığını” iddia etti. Ben bu toplantıda “bakın boş konuşmaya gerek yok, söylediğiniz şahıslardan bir tanesi bile Dikbayır’a veya İYİ Parti’ye bağışta bulundum” desin “milletvekilliğinden istifa edeceğim” dedim. Bu konu orada bitti. Bu bir rahatsızlıktı. Bizim tüzüğümüzde genel başkanın yüzde 5 hakkı var, istediği 30 vekili istediği yerden aday koyabilirdi. Bu kongre süreci geldi.

Ben 28 yıl MHP’de, 7 yıl da İYİ Parti’de siyaset yaptım. 28 yılda tek bir yere aday olmamışımdır. Ben siyaseti devlete, millete yaptım. İstesem aday olabilirdim ama olmadım. Bazen genel başkana bu kadar yakın olduğunuzda bazı şeyleri sizin yapmanız gerekir. Bazı şeylere arada tampon olmanız gerekir. Yaptığınız kötü şeyleri kendinize iyi şeyleri genel başkana mal edersiniz. Ben hep böyle yaptım. Evet, partinin içinde sevilen olursunuz, bazen sevilmeyen olursunuz. Şimdi bu kongre sürecinde ben bir şey fark ettim. Bu durumlara gelince bazen kaseti geri sarıyorsunuz.

'Bunu en iyi Akşener bilir'

Ben son kongreden önceki kongrede ikinci çıkmıştım, 1 oy farkla. Peki niye bu kongrede bu kadar az oy aldım? Orada bir çalışma gördüm. Kongreden sonra bizim bir kadın kotasında hata yapıldığını gördük. Bizde yüzde 25 kadın kotası var. Akşener beni aradı “hata yapıldı, birinin istifasının yapılması lazım” dedi. “Ben istifa ederim” dedim. İlk kongrede de bir hata olmuştu, ben istifa etmiştim parti rahatlasın diye. Son kongrede bu yapılan yanlıştan dolayı GİK’ten istifa ettim. Daha sonra bayramdan sonra Akşener’in evine gittim “genel merkezden uzaklaşmak istiyorum” dedim. O da ısrar etmeden “tamam” dedi. Anladım ki benimle çalışmak zor olmaya başlamış. Bunlar problem değil, bunu en iyi Akşener bilir.

İşin başlama yeri burası: Milletvekillerinden para istendi!

Bundan sonra meclis tatil oldu. Biz meclise girdik, Ekim 15-20 gibi falandı, milletvekillerinden para istendi. Kiminden 1 milyon TL kiminden 500 bin TL , isim isim para istendi. İşin başlama yeri burası. Ben buna önce cevap vermedim. Bizden ayrılan Nebi Hatipoğlu bana soran ilk odur. ‘Partinin parası mı yok neden bizden para istiyorlar?’ dedi. Bunu bana sormanıza gerek yok ben bundan 3 ay önce kongrede yaklaşık 130 milyon TL parayla partiyi devrettim dedim. Seçim kazanılsın kazanılmasın bir parayı bütçenize ayırmak zorundasınız. Ocağın sonuna kadar yetecek parayı ben ayırdım. Biz 2022’yi 65 milyon TL ile bitirdik. Ben 6 ay için yaklaşık 130 milyon ayırdım. Orada parti eksi 16 milyonda denildi. “Olamaz” dedim, siyasi partinin parası ya vardır ya da yoktur. Geçenlerde parti bütçesini açıkladılar, 27 milyon TL paramız var dediler. Ben haklı çıktım gene. Bunu genel başkana “Ümit Dikbayır partinin parasına ne oldu? diye hesap soruyor." diye götürdüler. Bizim şirketimizde bu kadar para konuşulmuyor.

'Aramıza fitne sokmak istediler'

Genel başkan ile benim arama fitne sokmak, duvar sokmak için bunlar söylendi. Ben yıllarca iftiralarla uğraşmış genel başkanın iftiralar üzerinden nasıl gittiğini hala anlamış değilim.

Genel başkan diyor ki “bir milletvekili tarafından benim hesaplarım araştırılmış.” Uğur Poyraz “bu içeriden mi dışarıdan mı” deyince genel başkan “hayır içeriden” diyor. Baktık, kendimizden asla şüphelenmeyiz ama arkadaşlarımıza da konduramadık. Bizim vekillerimizden kimseye konduramadık. Kim genel başkanın ailesinin hesaplarını merak etsin? Bu bir suçtur. Bu dedikodular büyüdü. Ben bu süreçte Özel Kalem Müdürü Esma Beker’in Ankara, İstanbul belediyelerini arayıp “Ümit Dikbayır’ın sizinle akçeli işleri var mı?” diye araştırdığını duydum. Hiç ses etmedim, çünkü ben kendimi biliyorum. Aradığı kişileri söyledi bana. Ben bir kere bile kimseyi arayıp böyle yapıyor demedim. Belediyelerle iş yapıyor dedikodusu çıktı. Genel başkanın bunlara itibar etmeyeceğini düşünüyorum.

'Çocuklarımın üzerine yemin ettim'

Akşener sonra grup toplantısında yüzümüze baka baka bize bir şeyler ima etti. Arkadaşlar sana söylüyor dedi. Akşener “Belediyelerle iş yapanın elini kıracağım” filan dedi. Ben yine inanmadım, Sakarya’dan birilerine söylemiş. Grup toplantısı çıkışında hem avukatı hem de genel başkan yardımcısı Sedat Aksakallı’ya “görüşebilir miyiz” dedim. Bundan önce Akşener’e attığım Whatsapp mesajında “Ben bunları yapmadım, çocuklarımın üzerine yemin ederim” dedim. Mesajıma dönüş yapmadı, çağrılmadım. Aksakallı ile görüşmek zorunda kaldım. “Sizden tek bir şey istiyorum, benim genel başkanım hesaplarını incelettiğimi söylüyorsunuz, ben böyle bir şey yapmadım. Savcılığa suç duyurusunda bulunun, bankaya dilekçe yazın” dedim. Sürekli olarak buradan sektirmeye çalıştı, “işte şeyler seni gösteriyor, devletten bilgi geldi” dedi. Genel başkanın bundan emin olduğunu söyledi. Benim ismimi geçirin, bundan hak doğsun bu işlemi ben yapayım dedim, olmaz dedi. Belediyelerle iş yaptığımı söyledi. Belediyelerle benim ne işim var? Benim normal hayattaki işimde de belediyelerle işim yok. Kendi ilimdeki belediye ile işim yok.

Benim, ailemin, sülalemin belediyelerle ticari ilişkisini ortaya çıkarsından bugün milletvekilliğinden istifa edeceğim.

'Yürekleri yetiyorsa taciz maddesiyle ihraç etsinler'

Beni sadece bundan disiplin kurulundan atamıyorlar, bu yüzden yanına birkaç şey daha ekliyorlar. Yürekleri yetiyorsa 5 dakika delikanlı olup tek maddeyle beni ihraç etsinler. Taciz davasının tek maddesiyle beni ihraç etsinler. Bu işe kim alet oluyorsa kim yalancı şahitlik yapıyorsa hepsiyle tek tek hukukun önünde hesaplaşacağım.

Genel başkanın yanında bir koruma arkadaşımız vardı, Esma Hanım ile anlaşamadı. Bir yıl önce gönderdiler koruma arkadaşımızı. Bu arkadaşımızın Antalya’daki kız kardeşi asgari ücretle belediyede büfede çalışıyor. Esma Hanım o kurumun genel müdürünü arayarak bu kızı işten çıkarttı. O kızın ne günahı var?

'Benle mezara gidecek sırlar var'

Akşener bu partiyi kongreye götürüp rahatlatsın. Bence kongreye götürmeli, bu kadar çalkantılı durumda. Ben istiyorum ki bu parti Türkiye’nin gündeminden düşsün. Benle mezara gidecek sırlar var. Genel başkan gereğini yapsın. Böyle kepazelik görmedim.

Akşener’in masadan kalkma sürecinde yanında değildim. Bunlar sırdır, mezara gidecek şeylerdir.

Söylediklerim yalansa Akşener mahkemeye versin. Bu süreçte Akşener’in eşiyle muhatap olmadım. Akşener’e çok kırgınım, asla hakkımı helal etmiyorum. Benim çoluğumu çocuğumu medyanın önüne attı. Beni istemiyorsa çağırıp söyleyebilirdi. Bu kadar alavereye gerek yoktu. Benim eşim her gün ağlıyor. Gücümün yettiği yere kadar mücadele edeceğim.

'İsim verirsem Akşener çok mahçup olur'

5 sene önce partiden atılmış bir kız, neden atıldığını biliyorum. Bu kızın genel başkanlık katında birisiyle ilişkisi vardı. Yakalanıyorlar. Bu çocuk, özel kalem Esma Beker bu işi kapatıyor. Kızı işten çıkartıyorlar ama bu kız benden dolayı çıktığını zannediyor. Şimdi bu kızdaki nefreti bildikleri için 5 sene sonra “biz sana yeniden iş vereceğiz” diyorlar. İsim verirsem Akşener çok mahçup olur.

Kaynak: TV100

Yorumlara Git

Robot Sophia CHP’ye pahalıya patladı

20 Eylül 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Bu köpeklere hala dur diyen yok! Saldırı anı kamerada

20 Eylül 1238: Mahmûd B. Ahmed Nâsîrî'nin vefatı (Alim)

İsrail’den skandal talimat! Savaş kuzeyde resmen başladı