İSLAM
Salavat günü ne demek biliyor muyuz?
Osmanlı döneminde Anadolu'da yaşayan esnafların düzenlediği salavat günleri, Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç'ın bir televizyon programında anlattıkları ile yeniden gündeme geldi.
Anadolu'da ticaret yapan esnaflar, zaman zaman "salâvat günü" düzenliyorlardı.
Örenğin bir manav, bir günü "salâvat günü" yapıp birkaç kalem mal belirliyor, "Bugün dükkânımda şu mallar bedava, alışveriş için gelen kimselerden tek bir şey istemeyeceğim, sadece dükkânımda bir salâvat getirsin, Peygamber Aleyhisselam (sav) dükkânımda anılsın, İnşallah dükkânıma bereket gelir, aileme feyz getirir." diyordu.
Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç da bir TV programında başından geçen bir olayı şöyle nakletti:
“Yaklaşık 10 yıl evvel ailemle bir seyahatte iken çocuğumuz ufak bir rahatsızlık geçirdi. Apar topar hastaneye koştuk, ne olduğunu çözemediler. Biri dedi ki; 'Bir doktor var. Yurt dışında yaşıyordu geri döndü. Bilirse o bilir, işin uzmanıdır ama biraz pahalıdır.' Gittik doktora, muayene etti; ilaçları yazdı. Borcumuzu sordum.
Dedi ki; 'Bugün benim salâvat günüm.'
Önce anlayamadım.
'Tenzilat mı yapacaksınız?' dedim.
'Hayır, tek bir şey istiyorum, bu mekânda salâvat getirir misiniz?
Bunun sebebi ise, onun muayenehanesine feyz gelecek. Üzerindeki nazar, bela hastalık, sıkıntı salâvatla yayılan pozitif enerji sayesinde kalkacak anlayışı idi."
Hiçbir dünyevi parametrenin açıklayamayacağı bu manevi tutum, bizleri profesyonel insana dönüştüren kirli sistemin kökünü kurutacak yegâne yoldur. Kurtuluşu, gayri safi milli hasılada değil, ondan milyon kat daha etkili ahlak ve maneviyatta bulanlar kazanacaktır.
Kaynak: Hayra doğru