AKİT MENÜ

Gündem

Senaryo da figüranlar da bilindik! Türkiye'ye kumpas kuruyorlar

Sandıktan ümidini kesen azgın azınlığın temsilcisi olan zillet bileşenleri, yerel seçimler öncesi dini değerleri hedef alarak toplumun sinir uçlarını kaşırken, fonlu medyası ve arka bahçesi konumundaki STK’lar da huzur iklimini baltalamaya ve siyaseti dizayn etmeye yönelik kirli kumpasları devreye sokuyor.

Azgın azınlığın temsilcisi konumunda olan ve sandıktan ümidini kesen zillet bileşenleri yerel seçimler öncesi karanlık senaryoları devreye sokuyor. Her türlü karanlık oluşumlarla iş tutan ve dini değerleri hedef alarak toplumun sinir uçlarını kaşıyan zillet paydaşları, fonlu medyası ve arka bahçesi konumundaki STK’lar, seçim öncesi huzur iklimini baltalamaya ve siyaseti dizayn etmeye yönelik kirli kumpasları devreye sokuyor.

Eli kanlı örgütlerle iş tutan, terör sevicilerinin elini öpen, vesayet odaklarına bel bağlayan, laikçi tabanı kışkırtmak için her yolu deneyen, tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi mütedeyyin kesimi hedef alan ve kirli pazarlıklarla siyaseti dizayn etmeye çalışan zillet paydaşları seçimle alamayacakları iktidarı ayak oyunlarıyla ele geçirmeye çalışıyorlar. Koltuğunu korumak için İBB’nin imkânlarını seferber eden Ekrem İmamoğlu ittifaka yanaşmayan ablası Meral Akşener’in partisini bölmeye çalışırken, CHP emanetçi Genel Başkanı Özgür Özel ise sözde “Atatürkçülük” bahanesiyle toplumun sinir uçlarını kaşımaya, halkı kutuplaştırmaya çalışıyor. Yaklaşan seçimler öncesi İslami STK’lardan milletin gözbebeği TSK’ya yönelik kirli saldırıları, para baronlarının iktidara yönelik ayar verme girişimlerini, zillet paydaşlarının ve fonlu medyasının seçim ayarlı provokasyonlarını gazetemize değerlendiren uzmanlar, üst aklın yönlendirmesiyle siyaset mühendisliği yapıldığını ve Türkiye’ye kumpas kurulduğunu söyledi.

Seçim ayarlı kirli kumpas

Akit’e konuşan Batı Asya Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, “İrili ufaklı muhalefet partilerini 6’lı masa etrafında toplayan ve iktidarı devirmeye girişimi seçmen iradesine takılan üst akıl, 14-28 Mayıs seçimlerinde yarım kalan hesabı daha vahşi bir yöntemle kapatmaya çalışıyor. Önce Kılıçdaroğlu’nu “oğlum” dediği Ekrem İmamoğlu eliyle deviren irade, şimdi de yenilgide payı olan ve yeni bir ittifaka yanaşmayan Meral Akşener’i partisiyle birlikte tasfiye etmeye uğraşıyor. İslami değerlere “ortaçağ” iftirası atan Özgür Özel ise bir yandan terör sempatizanlarının elini öpüp önlerinde eğilirken diğer yandan Laikçi-Kemalist tabanı konsolide etmeye ve toplumun sinir uçlarını kaşıyarak yeni bir kaos ortamı oluşturmaya gayret ediyor. Bulanık suda balık avlamaya çalışan 28 Şubat’ın para baronları, ihanet medyası, sosyal medya trolleri ve CHP’nin arka bahçesi konumundaki STK görünümlü karanlık odalar da bu kirli senaryona kendilerine biçilen rolü oynuyor. Eğer yerel seçimlerde muhtemel bir başarı elde edebilirseler, seçimden sonra da bu defa işi ‘meşruiyetini kaybettiği’ gerekçesiyle seçilmiş iktidarı devirmeye kadar götürmek isteyeceklerdir. Dolayısıyla seçim ayarlı çok sinsi bir operasyonla karşı karşıyayız. Resmen Türkiye’nin huzur iklimini baltalamaya yönelik kirli bir kumpas sahneleniyor” dedi.

Geçmişten ders almıyorlar

Araştırmacı Yazar Mustafa Albayrak ise şunları söyledi: “İmamoğlu ve Özgür Özel, CHP’nin iki eş başkanı seçim öncesi sandık ayarlı bir operasyon peşindeler. Şayet Sayın Meral Akşener gerçekten rol yapmıyorsa ve son günlerde söylediklerinde samimi ise ‘Millet İttifakı’ adı altında kurulan bu okyanus ötesi ittifakın nasıl bir paydaşı ve aparatı olduğunu fark etmiş görünüyor. Bu yüzden de daha önce kendisine ablalık yaptığı Sayın İmamoğlu tarafından partisi bölünmeye hatta parçalara ayrılmaya çalışılıyor. Kendi ablasının yüzünde ‘Rabbi yesir’ görüyorum dediği Ekrem İmamoğlu’nun, Sayın Akşener ve partisi için adeta bir fitne üretim merkezi haline geldiği iddia ediliyor. Eş başkan Ekrem İmamoğlu kendileri ile ittifaka razı olmayan, ‘hür ve müstakil ‘ şekilde seçime gireceğini söyleyen İyi Parti’yi operasyonla bitirmeye çalışıyor. Sayın Özgür Özel ise Atatürk istismarı yaparak ordu içerisinde Atatürkçülük karşıtı teğmenler varmış gibi anti Kemalist bir kavgayı körüklemeye çalışıyor. Hiç sıkılmadan ‘FETÖ’den ders almadınız mı?’ şeklinde garip sorular soruyor. Milli ve manevi hassasiyetleri olan STK’lara sahip çıkan MEB Bakanı Yusuf Tekin Bey’i hedefe koyuyor. Resmen toplumu kutuplaştırmaya ve laiklik üzerinden kendi tabanını konsolide etmeye çalışıyor. Oysa ders alması gereken başında kendisinin olduğu CHP’dir. Çünkü milletimiz bu tezgahları daha önce defalarca boşa çıkarmıştır. Dolayısıyla CHP önce Atatürkçülüğün gereğini yapsın ve FETÖ ile PKK arasına mesafe koysun. Her iki örgütü isim vererek kınasın. Ayrıca bunların helalleşme nutukları da yalanmış. Seçime dönük bir yatırımmış. Bunlar samimi değilmiş. Dini STK’lardan görüş alınmasına karşı çıkmaları bunların aslında İslamiyet’e halen rezerv koyduklarını ve dindarlara ne kadar uzak olduklarının bir göstergesidir.”

Yorumlara Git

İstanbul merkezli 35 ilde operasyon yapıldı! Bakan Gürlek’ten flaş açıklama

Baba-oğul ‘Böcek’ler Özgür özel’i işaret etti!

FETÖ’nün Askeri Liselere Giriş Sınavı’na ilişkin usulsüzlüklerine 7 gözaltı kararı

İhanet nerede Alman vakfı orada

Evde beslenen hayvanların azımsanmayacak bir kısmı cinsel istismara uğruyor!