Tarih
22 Şubat 1953: Kilisli Rifat Bilge'nin vefatı (Muallim)
Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Kilisli Rifat Bilge'yi hayırla yâd ediyoruz.
Türkoloji dünyasının tanınmış simalarından biri olan Kilis’in yetiştirdiği büyük Türk dil bilgini Muallim Ahmet Rif’at Bilge, Türk diline hizmet etmiş ilim adamlarımızdandır. 1874 yılında Kilis’in Cedit Mahallesinde doğmuştur. Zabtiyye Çavuşlarından Abdülkerim Bey’in oğludur. Kilisliler babasına “Kerim Çavuş” derlerdi. Ahmet Rif’at doğmadan babası vefat etmişti.
Kerim Çavuş oğlu Ahmet Rif’at, dayılarının yardımıyla ilk ve Rüştiyye öğrenimini Kilis’te yapmış ve 1892 yılında Kilis müftüsü Abdurrahman Efendi’den İcâzetname almıştır. Daha sonra, 18 yaşında İstanbul’a gelmiş ve 1898 yılında İstanbul Dârü’l Muallimin’in yüksek kısmından birincilikle Şahadetname alarak öğretmenlik mesleğine atılmıştır.
Kilis’te bulunan ve bahçedeki su küpünden bir tas su içmek suretiyle zehirlenerek vefat eden annesi Emine Hanımın ölüm haberi, Muallim Rif’at’ı son derece üzmüştür. Muallim Rif’at Bey, önceleri Rüşdiyye ve İ’dâdiler’de, sonraları liselerde Türkçe, Arapça, Farsça, Tarih ve Edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Medresetü’l Kuzât’da ceza kanunu, İmam Hatip Mektebinde ise Felsefe dersleri vermiştir.
Ayrıca, İstanbul Üniversitesi İlahiyat ve Edebiyat Fakültelerinde Arap Dil ve Edebiyatı derslerini okutmuştur. Bu arada İstanbul Hukuk Fakültesinden de pekiyi derece ile mezun olmuştur.
Adının başına hep “Kilisli” sözcüğünü kullanan Türkoloji dünyasının bu ünlü bilgini “Muallim” lakabıyla da ün yapmıştır. Bu nedenle Ahmet Rif’at Bilge’ye kısaca “Kilisli Muallim Rif’at” derlerdi. Türk diline unutulmaz hizmetler vermiş ve şöhreti yurt sınırlarını da aşmış olan, Kilisli Muallim Rif’at’ı Avrupa’da tanıyordu.
Türkiye’ye gelen müsteşrikler onu arayıp buluyorlardı. Fuat Köprülü’nün onun eserlerine ön söz yazması, H. Ritter gibi bir müsteşrikin onunla işbirliği yapması, bu bilim adamının kadrini yükselten büyük bir belgedir.
Muallim Rif’at kendi tamamen ilme vermişti. Hayatta onun her şeyi kitaplardı. Bu nedenle 38 yaşında nişanlanmış ve 40 yaşında İstanbul eşrafından Fatma Saibe Hanımefendi ile evlenmişti. Bu evlilikten üç kızları oldu. Mutlu idiler. İyi bir ev hanımı olan, güzel ud ve keman çalmasını bilen Fatma Saibe Hanım, kısa zamanda Kilis yemeklerini pişirmesini de öğrenmişti.
Kilis
Türk dilinin birinci derecede önemli eski anıtlarından birçoğunun ilk yayınlarını yapmak, resmi ve özel kütüphaneleri araştırarak bazı anıtları ortaya çıkarmak, Kilisli Muallim Rif’at’ın Türk Filolojisine yapmış olduğu en büyük hizmetlerdir. XI. Yüzyıl Hâkaniye Türkçe’sinin şaheserlerini, en eski Oğuzca metinleri, XIV.-XV. Yüzyıl Kıpçak Türkçesi yadigarlarını ve Divân-ü Lûgat-it-Türk’ü bilim dünyasına tanıtan odur.