AKİT MENÜ

Tarih

21 Mart 1859: Ahmed Ârif Hikmet Bey'in vefatı

Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Şeyhülislam Ârif Hikmet Bey'i hayırla yâd ediyoruz.

Ahmed Ârif Hikmet Beyefendi, Sultan III. Selim devri ricalinden Rumeli Kadıaskeri İbrahim İsmet Bey’in oğludur. Belgrad Muhafızı olan dedesi Râif İsmail Paşa’dan dolayı ‘bey’ ve İlmiyye’ye mensup olması sebebiyle de ‘efendi’ ile birlikte ‘beyefendi’ olarak anılan birkaç şeyhülislâmdan biridir. Aslında merhûm, bilinmeyen bir şahsiyet değildir. Buna rağmen onu bahis mevzuu edişimiz, mevcûd literatürde kendisi hakkında yer alan perakende mâlûmâtın ihtilâflı yönlerini telife çalışmak, mezâr kitabesi ve eserleri ile ilgili olarak bilgi vermek ve aile mezârlığında bulunan ecdâd ve ahfadına âit mezarları zabtetmek, düşüncesinden ileri gelmektedir.

17 Kasım 1786 târihinde İstanbul’da doğan Ârif Hikmet Bey, 11 Safer 1211/16 Ağustos 1796 târihinde tahsile başlamış ve gençliğini, ilimle meşgul olarak geçirmiştir. 1230/1814 senesinde hac farizasını edâ ettikten sonra, gurre-i Ramazan 1231/26 Temmuz 1816 târihinde Kudüs, gurre-i Rebiülevvel 1236/7 Aralık 1820 târihinde Mısır ve gurre-i Ramazan 1239/30 Nîsan 1824 târihinde de Medine kadılıklarına tâyin olunmuştur.



4 Eylül 1826 târihinde İstanbul payesini alan Ârif Hikmet Bey, iki sene sonra İstanbul Kadılığı’na tâyin olunmuşsa da mâzeret beyân ederek bu vazifeyi kabûl etmemiştir. 1246/ 1830 senesinde Nüfûs Tahrîri’ne memûr olarak Filibe’ye gitmiş ve dönüşünde, önce Nakibüleşrâf tâyin edilmiş (11 Zilhicce 1246/23 Mayıs 1831) ve daha sonra da, Anadolu Kadiaskerliği payesini almıştır.

2 Aralık 1838 tarihinde Rumeli Kadiaskerliği tevcih olunan Ârif Hikmet Bey, ertesi sene de, Meclis-i vâlâ-yı ahkâm-ı adliyye âzâlığına tâyin edilmiştir. Tanzîmât Fermânı’nın lâyıkıyle tatbik olunup olunmadığını teftiş için 1256/1840 senesinde tekrâr Rumeli’ye gönderilmiş ve dönüşünde, Dâr-ı şûrâ-yı askerî âzâlığına getirilmiştir.
Bu memuriyette bulunduğu esnâda, Şeyhülislâm Mekkîzâde Mustafa Âsim Efendi’nin vefatı üzerine, 2 Zilhicce 1262/21 Kasım 1846 târihinde Meşîhat makamına tâyin olunmuştur. Yedi sene dört ay üç gün bu makamda vazife gören Ârif Hikmet Beyefendi, 24 Mart 1854 târihinde, Şeyhülislâmlıktan azl edilmiştir.

Meşîhat makamından ayrılan Ârif Hikmet Beyefendi, zamânını, Sultan Abdülmecid tarafından ihsân buyurulan Rumelihisân’ndaki sâhilhânesinde ibâdât ve taât ile geçirirken, 5.000 cildden ziyâde kitâbını, yapımı 1272/1855 senesinde tamamlanan ve hâlen kendi ismiyle anılan Medine’deki kütüphanesine vakfeylemiştir. Kendisi de, ömrünün kalan kısmını geçirmek üzere Medine’ye hicret arzusunda iken, 1859 târihinde kalp sektesinden vefat etmiştir. Cenâzesi, Üsküdar’da Nuhkuyusu Caddesi üzerindeki aile mezârlığına defnedilmiştir.


Şeyhülislam Ârif Hikmet Çeşmesi ve Haziresi,  Valide-i Atik Mahallesi, Nuh Kuyusu Caddesi 

Arif Hikmet Beyefendi, babasından mîrâs kalanlarla birlikte çok zengin bir kütüphaneye sahip idi. Vakanüvis Cevdet Paşa, Târih’ini kaleme alırken, geniş ölçüde onun kütüphanesinden istifâde etmiştir. Fakat bu kitaplar, vefatından sonra, gazetelere ilân verilmek sûretiyle satılmıştır. Medine’deki kütüphanesinde bulunan kitapları ise, şimdiye kadar beş defa kataloglanmış ve her defasında adedleri kısmen değişmekle birlikte, dördüncü katalogun hazırlandığı 1950 senesinde, 7.662 cildlik 5.404 eser tespit edilmiştir.

Yorumlara Git

Ukrayna duyurdu: Rus gölge filosuna ait 14 gemiyi vurduk

Türkiye'den ülkesine dönen Suriyeli genç kızdan paylaşım! Burası Türkiye değil Suriye

İsrailli Başhaham Yosef: Netanyahu yalancı ve hilekar!

Siyonist’in dostu olmaz! Anlayacaksınız… ABD'nin silahıyla ABD'li vekili alıkoydular!

Dün tamamen kapatıldığı açıklanmıştı İran’dan yeni Hürmüz duyurusu