AKİT MENÜ

Medya

Abdulkadir Selvi ne yapmaya çalışıyor? O isim, “Sanırım en iyi Erdoğan görüyordur” diyerek duyurdu

Yusuf Alabarda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki görüşmenin hemen öncesinde, AK Parti içinde reformist bir hareketin yeniden güç kazanma ihtimalinden ve bu çerçevede tutuklu bazı önemli isimlerin durumlarına dair spekülasyonlardan bahsedilmeye başlanmasının manidar olduğunu belirtti. Özellikle Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi gibi yazarların bu süreçte ön plana çıktığına işaret eden Alabarda, “Bir elini sallasa tüm Anadolu'yu ayağa kaldıracak zat en son yerel seçimlerde tüm Türkiye'den 35 bin oy alabildi. O yüzden farklı görüşlerin söylenmesi, istişare ve müzakere edilmesi elbette kıymetlidir lakin her bağışıklık sistemi zayıfladığında zuhur eden hastalıklar gibi, partinin her ayağı sürçtüğünde birilerini kendi ikballeri için demonize etme telaşında olanları sanırım en iyi Erdoğan görüyordur” dedi. Alabarda, Akşam gazetesindeki yazısında şunları kaydetti:

Yusuf Alabarda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki görüşmenin hemen öncesinde, AK Parti içinde reformist bir hareketin yeniden güç kazanma ihtimalinden ve bu çerçevede tutuklu bazı önemli isimlerin durumlarına dair spekülasyonlardan bahsedilmeye başlanmasının manidar olduğunu belirtti. Özellikle Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi gibi yazarların bu süreçte ön plana çıktığına işaret eden Alabarda, “Bir elini sallasa tüm Anadolu'yu ayağa kaldıracak zat en son yerel seçimlerde tüm Türkiye'den 35 bin oy alabildi. O yüzden farklı görüşlerin söylenmesi, istişare ve müzakere edilmesi elbette kıymetlidir lakin her bağışıklık sistemi zayıfladığında zuhur eden hastalıklar gibi, partinin her ayağı sürçtüğünde birilerini kendi ikballeri için demonize etme telaşında olanları sanırım en iyi Erdoğan görüyordur” dedi. Alabarda, Akşam gazetesindeki yazısında şunları kaydetti:

“Ve 8 sene aradan sonra bir CHP Genel Başkanı ile AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan baş başa 1,5 saat görüştüler.

En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim, iki siyasi partinin lideri içeride kavga dahi etseler bu türden görüşmeler toplumu her zaman rahatlatır. Erdoğan, dün cuma namazı çıkışında bu noktayı vurgulayarak 'Türkiye'de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum' cümlelerini kullandı.

Bu görüşmelerden somut sonuçların çıkıp çıkmaması önemli değildir, önemli olan ülkeyi yöneten ve yönetmeye talip olan iki liderin oturup baş başa bir şeyler konuşabilmeleridir.

Israrla zehirlenmek istenilen ana husus da bu diyalog ortamıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu yıllarca Türk siyasetini bu diyalogdan mahrum bırakacak bir söylem ve eylem içinde CHP'yi yönetti. Sadece girdiği her seçimi kaybetmedi aynı zamanda CHP Genel Başkanı olarak sayısız yalan ve iftiraya da imza atarak hem tazminat ödedi hem de siyasetin itibarını ayaklar altına aldı.

Bu türden görüşmeler partilerin içerisindeki fikir ayrılıklarını ve bu ayrılıklar üzerinden siyaset ve pozisyon devşirenleri de ön plana çıkartırlar. Bu görüşmenin hemen sonrasında bunu CHP ve AK Parti içerisinde de gözlemlemek mümkündür.

CHP içerisinde Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu'na yakın isimlerin farklı saikler ile de olsa görüşmenin yapılmamasını istemeleri bu yüzdendir. Gökhan Günaydın gibi İmamoğlu'na yakın isimlerin ısrarla görüşmede bir eski büyükelçinin olmasını talep etmesi ve burada yapılan konuşmaların tutanağa alınarak tarihe kayıt düşülmesini istemelerinin başkaca ne sebebi olabilir?

O zaman Gökhan Günaydın'a sormak lazım İstanbul yoğun kar yağışı altında inim inim inlerken İmamoğlu'nun İngiliz elçi ile ne görüştüğünü bu ülkede kendisinden başka bileni var mı?

Bırakın görüşmenin içeriğini görüşmenin kendisi bile gizli tutuldu.

O görüşmenin yapılmadığını ispat etmek isterken hançeresini yırtan nice gazeteci itibarını İSKİ dehlizlerine bıraktı.

AK Parti içerisinde de önemli bir merkezin ısrarla AK Parti'nin iktidara gelir gelmez ortaya koyduğu reformist yönünün tekrar öne çıkarılması gerektiğini dile getirdiğini duyuyoruz ve okuyoruz. Özellikle Hürriyet Gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi'nin yazılarında bu grubun görüşleri sıkça dile getiriliyor.

Selvi, kaleme aldığı yazılarda onlarca zorlama argüman ile Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi isimlerin nasıl cezaevinden salınabileceğine dair değerlendirmeler kaleme alıyor. Bu değerlendirmeleri kuşkusuz Selvi'nin AK Parti koridorlarından aldığı haber ve duyumlara dayanıyordur yoksa durup dururken Sayın Selvi bunları kaleme almıyordur.

Burada her şey tamam ama 2000'lerden bu yana köprünün altından nice sular akmadı mı?

Bu ülkede darbeye tevessül edenler Batı'nın tasmalı çomarı gibi efendilerinin eşiklerinde zincirle bağlı bir halde fırsat beklemiyorlar mı?

Batı ile ilişkilerin devam ettirilmesi elbette son derece kıymetli ve öyle de devam ediyor zaten lakin Batılı liberal değerler hem Gazze'de hem Batı'nın bizzat kendi içinde ayaklar altına alınmışken, Batı ile balayı hayali kurmanın son derece anakronik olduğunu göremiyorlar mı?

Bu halkanın içerisindekiler her kimse hatırlatmak isterim ki birileri Erdoğan'ın paltosundan siyaset yaparken Erdoğan Batı'dan planlı tuzaklara canı pahasına da olsa direnç ortaya koymaktaydı hâlâ da koymaya devam ediyor. En ufak bir sorunda ortaya çıkıp insanlara 'bozuntu' diyerek ayar verenlerin Anadolu coğrafyasında zerre karşılığının olmadığını altılı masa siyasetinde çok açık gördük.

Zaten bir karşılığı olsaydı şimdiye çoktan onlara yanaşmışlardı.

Bir elini sallasa tüm Anadolu'yu ayağa kaldıracak zat en son yerel seçimlerde tüm Türkiye'den 35 bin oy alabildi. O yüzden farklı görüşlerin söylenmesi, istişare ve müzakere edilmesi elbette kıymetlidir lakin her bağışıklık sistemi zayıfladığında zuhur eden hastalıklar gibi, partinin her ayağı sürçtüğünde birilerini kendi ikballeri için demonize etme telaşında olanları sanırım en iyi Erdoğan görüyordur.”

 

 

Yorumlara Git

Gerilim tırmanıyor! İran'dan Azerbaycan'a tehdit

İsrail'e uyku haram! Yeni saldırı resmen başladı

ABD Büyükelçiliğinde hareketli saatler! Hava savunma sistemi çalıştırıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barzani ile görüştü

Bakan Fidan İsrail'in kalleş planını açıkladı