Medya
O köşe yazarları ne yapmaya çalışıyor? Hükümet kurup hükümet yıktığınız günler mazide kaldı beyler-bayanlar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ana muhalefet lideri Özgür Özel’in son dönemde gösterdiği diyalog kurma çabaları, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Siyasi uzlaşma ve işbirliği arayışının, toplumsal ve siyasi tansiyonları düşürmeye yönelik olumlu bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, ancak, medya ve bazı köşe yazarlarının bu sürece yaklaşımının, eski alışkanlıkların sürdüğünü gösterdiğini belirtti. “Kendinizi çok önemsiyorsunuz beyler, bayanlar... Üzgünüm ama yok öyle bir gücünüz, kabiliyetiniz. Medyanın, köşe yazarlarının seçim kazandırıp kaybettirdiği, eski medya patronlarından Aydın Doğan'ın ifadesiyle hükümet kurup hükümet yıktığı günler mazide kaldı” diyen Altınok, yazısında şunları kaydetti:
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ana muhalefet lideri Özgür Özel’in son dönemde gösterdiği diyalog kurma çabaları, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Siyasi uzlaşma ve işbirliği arayışının, toplumsal ve siyasi tansiyonları düşürmeye yönelik olumlu bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, ancak, medya ve bazı köşe yazarlarının bu sürece yaklaşımının, eski alışkanlıkların sürdüğünü gösterdiğini belirtti. “Kendinizi çok önemsiyorsunuz beyler, bayanlar... Üzgünüm ama yok öyle bir gücünüz, kabiliyetiniz. Medyanın, köşe yazarlarının seçim kazandırıp kaybettirdiği, eski medya patronlarından Aydın Doğan'ın ifadesiyle hükümet kurup hükümet yıktığı günler mazide kaldı” diyen Altınok, yazısında şunları kaydetti:
“Diyalog kurma çabası her halükârda iyidir.
Cumhurbaşkanı ile ana muhalefet liderinin sergiledikleri pratik de son derece değerli.
Çünkü olması gereken, asgari zemin bu. Düşman değiller ya?
Neticede görevlerini yerine getirmek için işbirliği yapmak, görüşmek, diyalog kurmak zorunda olan yöneticilerden söz ediyoruz.
Bahaneleri, siyasi husumetin arkasına gizlenmiş liyakatsizliğin maskesini ortadan kaldıracak bu sürecin her partiden seçmenin çıkarına olduğu da ortada.
Doğrudur... İmamoğlu'nun medyadaki kalemleri, Özel'in seçim sonrası izlediği aklıselim stratejiyi bir öne çıkma hamlesi olarak yorumluyorlar. Ona göre pozisyon alıyorlar, Özel'in itibarına kılçık atıyorlar...
Ancak söylemezsek haksızlık olur, iktidar çevrelerinden kalemlerin aşırı hassasiyeti de bir o kadar işgüzarca.
Uzlaşmazlıktan beslenenler varmış, bundan gayrı artık herkes oluşan atmosfere uygun davranmalıymış; eleştirisine, lafına sözüne dikkat etmeliymiş; ona göreymiş falan...
Hayırdır, bakıyorum CHP-AK Parti koalisyonunu kurmuşsunuz bile.
Hiçbir partinin tek başına Meclis'te çoğunluğu sağlayamadığı 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası da aynı işgüzarca telaşla demiri soğutuyordunuz. Şimdi ne yapmamızı arzu edersiniz? Neleri rafa kaldıralım, hangi meselelerin üzerine sünger çekelim?
Kendinizi çok önemsiyorsunuz beyler, bayanlar...
Üzgünüm ama yok öyle bir gücünüz, kabiliyetiniz.
Medyanın, köşe yazarlarının seçim kazandırıp kaybettirdiği, eski medya patronlarından Aydın Doğan'ın ifadesiyle hükümet kurup hükümet yıktığı günler mazide kaldı.
Kamuoyu algısı yaratmak siyasetçilerin işi, bizlere düşen kendi perspektifimizden olan bitenin resmini çekmek.”