Medya
Nedim Şener, müjdeyi herkesten önce verdi! Bu karar, onları resmen çıldırtacak
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın son dönemde MOSSAD adına ajanlık yapanlara yönelik operasyonları Türkiye’de casusluk faaliyetlerinin içeriğinin değiştiğini gösterirken, bu güncel ihtiyaçtan yola çıkılarak, TBMM gündeminde olan 9. Yargı Paketi’nde yeni bir casusluk suçu tanımı getiriliyor. Söz konusu hazırlığın detaylarını paylaşan Hürriyet gazetesi yazarı Nedim Şener “Bu yasa en çok yurtdışında firari olan ve yabancı devlet ve organizasyonlar adına faaliyette bulunan Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarını çıldırtıyor” dedi. İşte Şener’in yazısının ilgili bölümü:
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın son dönemde MOSSAD adına ajanlık yapanlara yönelik operasyonları Türkiye’de casusluk faaliyetlerinin içeriğinin değiştiğini gösterirken, bu güncel ihtiyaçtan yola çıkılarak, TBMM gündeminde olan 9. Yargı Paketi’nde yeni bir casusluk suçu tanımı getiriliyor. Söz konusu hazırlığın detaylarını paylaşan Hürriyet gazetesi yazarı Nedim Şener “Bu yasa en çok yurtdışında firari olan ve yabancı devlet ve organizasyonlar adına faaliyette bulunan Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarını çıldırtıyor” dedi. İşte Şener’in yazısının ilgili bölümü:
“Milli İstihbarat Teşkilatı’nın son dönemde MOSSAD adına ajanlık yapanlara yönelik operasyonları Türkiye’de casusluk faaliyetlerinin içeriğinin değiştiğini gösteriyor.
İsrail gizli servisi MOSSAD adına Türkiye’de kişiler ve kurumlar hakkında menfaat karşılığı bilgi toplayan bir kısmı dedektiflik şirketi adı altında faaliyet gösteren şebekelere yönelik operasyonlar bu konuda yasal değişikliği gündeme getirdi.
(…) Türk Ceza Kanunu’nun 328’inci maddesi Casusluk suçunu, devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge ya da vesika içeriklerindeki bilgilerin yabancı bir devlet adına “siyasal veya askerî casusluk” maksadıyla temin edilmesini cezalandırıyor. Yani mevcut yasa, casusluk suçunu “bilgi ve belge” üzerinden işlenebilen bir suç olarak tanımlıyor.
Ancak son MOSSAD operasyonları; devletin güvenliğine dair herhangi bir belge ve bilgi temin etmeden, Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yaparak da casusluk gerçekleştirilebildiğini gösterdi. Yabancı servislerin bilgi toplamadaki yöntem değişikliği mevcut casusluk tanımını yetersiz bıraktı. İstihbarat servisleri artık çok daha farklı tekniklerle casusluk kavramı içinde kalabilecek çalışmalar yaparken, bazı ülkeler ve organizasyonlar da yeni bazı tekniklerle başka ülkelere operasyon yapıyor.
AVRUPA DA DEĞİŞTİRDİ
Bu durum dünyanın birçok ülkesinde casusluk suçu için yeni düzenlemeleri gündeme getirdi. Örneğin, İngiltere 2023 yılında Ulusal Güvenlik Yasası ile “düşman” kavramı yerine “Yabancı güç” tanımını getirdi. Böylece yabancı bir devlet ve organizasyon adına veya çıkarına yapılan faaliyetler suç kabul edildi.
Öte yandan Fransa, Belçika, Hollanda, Danimarka, Avusturya ve İsviçre’de benzer yasal düzenlemeler hayata geçirildi ve çalışmalar başlatıldı.
Türkiye’de de bu güncel ihtiyaçtan yola çıkarak TBMM gündeminde olan 9.Yargı Paketi’nde yeni bir casusluk suçu tanımı getiriliyor. (…)
Bir başka önemli konu ise casusluk faaliyetinin yabancı bir organizasyon adına yapılması. İşte bu noktada “Yabancı organizasyon” tanımı önemli. Yabancı organizasyon, Türk hukukuna göre kurulmamış veya oluşturulmamış organizasyon olarak değerlendiriliyor. Buna göre yabancı organizasyon, yabancı bir devlet tâbiiyetinde olabileceği gibi hiçbir devletin tâbiiyetinde de bulunmayabilir.
Yasaya göre, hakkında araştırma yapılan veya yaptırılan Türk vatandaşları ile kurum ve kuruluşların Türkiye’de bulunması zorunlu değil. Yabancı bir devlette bulunan Türk vatandaşları ile kurum ve kuruluşlar hakkında gerçekleştirilecek fiiller de bu tür casusluk suçunu oluşturacak.
İşte bu yasa en çok yurtdışında firari olan ve yabancı devlet ve organizasyonlar adına faaliyette bulunan Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarını çıldırtıyor. (…)”