AKİT MENÜ

Medya

Hükümete darbe girişimi mi? O isim, “Ne yazık ki” diyerek önemli detayı duyurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin son dönemdeki vesayet odaklarıyla mücadelesine dikkat çekti. Erdoğan, vesayet yapılarına karşı devletin tüm kurumlarında bürokratik vesayeti yeniden nüksetmesine izin verilmeyeceğini vurgulayarak, devam eden hukuki süreçlerin detaylarına kadar izlendiğini ifade etti. Ayrıca, adalet sistemi ve diğer devlet kurumlarının belli zümrelerin menfaatleri yerine milletin yararını gözeten bir yapıda olması gerektiğini belirtti. Son günlerde yaşanan ve Ankara Emniyeti’nin odağında olduğu tartışmalarla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Habertürk yazarı Nasuhi Güngör de “Burada iki nokta önemli. Birincisi devam eden teftiş ve yargılama süreçlerinin sonuçlarının beklenmesi. İkincisi, tartışmaları yürütürken kirli bilgi akışına dikkat edilip, yeni girdapların içine girilmemesi” uyarısı yaptı. Güngör, dikkat çeken yazısında özetle şunları kaydetti:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin son dönemdeki vesayet odaklarıyla mücadelesine dikkat çekti. Erdoğan, vesayet yapılarına karşı devletin tüm kurumlarında bürokratik vesayeti yeniden nüksetmesine izin verilmeyeceğini vurgulayarak, devam eden hukuki süreçlerin detaylarına kadar izlendiğini ifade etti. Ayrıca, adalet sistemi ve diğer devlet kurumlarının belli zümrelerin menfaatleri yerine milletin yararını gözeten bir yapıda olması gerektiğini belirtti. Son günlerde yaşanan ve Ankara Emniyeti’nin odağında olduğu tartışmalarla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Habertürk yazarı Nasuhi Güngör de “Burada iki nokta önemli. Birincisi devam eden teftiş ve yargılama süreçlerinin sonuçlarının beklenmesi. İkincisi, tartışmaları yürütürken kirli bilgi akışına dikkat edilip, yeni girdapların içine girilmemesi” uyarısı yaptı. Güngör, dikkat çeken yazısında özetle şunları kaydetti: 

“(…) Ayhan Bora Kaplan’ın merkezinde olduğu suç örgütüyle ilgili yargılama sürecinin, aynı davadaki isimlerden birisinin bu kez yurtdışında “gizli tanık” olarak ortaya çıkmasıyla gelinen nokta, Türkiye’de hala bu tür yapıların siyaseti ve istikrarı tehdit potansiyelinin olduğunu gösteriyor. Kullanılan yöntemlere ve gerçekleşen kirli akışlara (en başta dezenformasyon anlamında) yabancı değiliz ne yazık ki.

Türkiye’nin coğrafi konumu, Asya’dan Avrupa’ya uzanan köprü rolü, pek çok önemli avantaj sağlıyor kendisine. Ancak sahip olduğumuz kritik güzergah aynı zamanda pek çok yasadışı faaliyet ya da arayışın geçiş noktası ne yazık ki. Uyuşturucudan insan kaçakçılığına kadar bir dizi yasadışı örgüt ve faaliyet sadece geçiş noktasında değil, bizatihi kendi güvenliğimizi ilgilendiren bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Dolayısıyla burada karşımıza çıkan manzara, bir gizli tanık üzerinden şekillendirilmek istenen algı operasyonları ve kuşkusuz bu gelişmelerin siyaseti hedef alan boyutları gündemin tam ortasında yer alıyor.

ERDOĞAN NASIL TANIMLADI?

Dün Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin grup toplantında yapacağı konuşma gerçekten heyecanla bekleniyordu. Özellikle de az önce bahsettiğim konularda nasıl bir çerçeve ortaya koyacağı merak ediliyordu.

Bu konuşmadan hemen önce Habertürk ekranında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kamuoyundaki tartışmaları ve süreçleri yakın izlediğini, çok sayıda kurum ve isimden bilgi aldığını, tam da bu nedenle gündemdeki isimlendirme ve anlama çabalarından daha farklı bir çerçeve ortaya koyacağını söyledim. Bu çerçevenin “bürokratik vesayet” kavramı üzerinden kurgulanacağını bir kulis olarak aktardım.

Öyle de oldu. Cumhurbaşkanı, gündemin sıcak tartışmasına dair son derece sakin ve kuşatıcı bir çerçeve ortaya koyarken, bu tür yapılarla mücadele konusunda geçmişten bugüne uzanan kararlılığını tekrar vurguladı.

Grup toplantısındaki şu sözlerini aktaralım: “Son 21 yılda çetin mücadeleler sonucu gerilettiğimiz bürokratik vesayetin tekrar nüksetmesine fırsat vermeyiz, vermeyeceğiz. Son dönemde gündeme gelen her hadiseyi tüm boyutlarıyla en ince detayına kadar takip ediyoruz. Kanunun dışına çıkan, hatası, kastı veya marazı olan kim varsa hukuk zemininde hesabını mutlaka soruyoruz. Ülkeye ve millete karşı vazifesini yapmamanın hiçbir bahanesi olmaz.”

BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT

Kuşkusuz kamuoyunda bahsettiğim dava süreci ve sonrasında ortaya çıkan “gizli tanık” meselesinin ayrıntıları sonuna kadar tartışılmalı. Çünkü bu tartışmaların varlığı, böylesi karanlık yapıların deşifresi için gerekli. Ancak burada iki nokta önemli. Birincisi devam eden teftiş ve yargılama süreçlerinin sonuçlarının beklenmesi. İkincisi, tartışmaları yürütürken kirli bilgi akışına dikkat edilip, yeni girdapların içine girilmemesi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meseleyi “bürokratik vesayet” başlığı altında ele alması ve bu tür güçlerin tekrar ortaya çıkmasına izin vermeyeceklerini belirtmesi, bu anlamda devletin ve hükümetin ana stratejisini ifade eden yerinde ve sakin bir adlandırma. Ama devamında söylediği "hadiselerin en ince detayına kadar yakından takip edildiği" vurgusu ise ortaya çıkan rahatsız edici gelişmelerin üzerine gidileceğinin işareti.

Cumhurbaşkanının bu mesajlarının daha geçtiğimiz hafta, 10 Mayıs’ta Danıştay'ın 156. Kurulu Yıl Dönümü Töreni’ndeki sözleriyle birlikte anlamak daha doğru olabilir.

“İktidarı ve muhalefetiyle, basını ve sivil toplumuyla hep birlikte yargımızın her türlü taassuptan, menfaat eksenli gruplaşmadan ve ideolojik kamplaşmadan uzak durmasını temin etmemiz gerekiyor. Milletin maslahatı ve ülkenin selameti yerine belli bir zümrenin menfaatini gözeten dar kadrocu anlayışların adalet teşkilatımız dahil, devletimizin kurumları içinde tekrar yuvalanmasına izin veremeyiz, vermeyeceğiz.”

Bu önemli vurgunun gündemin hızı ve yoğunluğu arasında yeterince tartışılmadığı çok açık. Birinci cümlede yargı üzerinden verilen mesajın, ikincisinde “devletimizin kurumları” üzerinden genişletilmesi çok önemli. Bir cümleyle açalım. Bunun muhatabı sadece cemaat ya da cemiyetler değil; dar kadrocu anlayışa sahip tüm yapılar ve elbette siyaset.

Bulunduğumuz konumda olup biteni değerlendirme ve toplumla paylaşma konusunda sorumluluk sahibiyiz. Ancak devleti yönetenlerin sorumluluğu bundan çok daha fazlası. O nedenle bakış açılarının ve tanımlamaların, güncelin akışında şekillenmesini beklemek yanlış.

Devlet çarkının vesayet odakları eliyle çevrildiği günler geride kaldı. Bu mücadeledeki en büyük avantajımız bu zaten.”

 

 

 

Yorumlara Git

DEM’li başkanın alkolik oğlu polisten kaçarken işçiyi ezdi

Terör devletleri bomba yağdırdı! Tahran’da Gazze’yi andıran görüntüler

Ölüyorlar dedi öldürenleri söyleyemedi: Papa'dan ne şiş yansın ne kebap!

İbadethaneye alçak saldırı! İsrail camileri bombalıyor!

Kararı duyurdular: UEFA dev maçı iptal etti!