Medya
Taşgetiren'den büyük skandal! Bu neyin "sancı"sı Ahmet Bey?
Kobani davasında HDP'li isimlere verilen cezalar, Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren'i rahatsız etti. Terör örgütünün siyasi ayağının temsilcilerine adeta sahip çıkan Taşgetiren, "Bir şeyler iyi gitmiyor farkında mısınız? Sancılar kemikleşiyor" diyerek yaşadığı "sancı"yı gözler önüne serdi. Taşgetiren, "Yazıklar olsun" dedirten yazısında özetle şunları kaydetti:
Kobani davasında HDP'li isimlere verilen cezalar, Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren'i rahatsız etti. Terör örgütünün siyasi ayağının temsilcilerine adeta sahip çıkan Taşgetiren, "Bir şeyler iyi gitmiyor farkında mısınız? Sancılar kemikleşiyor" diyerek yaşadığı "sancı"yı gözler önüne serdi. Taşgetiren, "Yazıklar olsun" dedirten yazısında özetle şunları kaydetti:
"Kobani davasının Ağır Ceza faslı sonuçlandı. İstinaf ve Yargıtay safhaları var. Bir iddiaya göre 38, başka iddiaya göre 52 kişinin öldüğü olaylarda, bu ölümlerden sorumlu oldukları, meydanlarda, hem de bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, yargıya müdahale etmeme ilkesi göz ardı edilerek ilan edilen Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dahil tüm sanıklar beraat ettiler.
En ağır ceza Selahattin Demirtaş’a verildi. 42 yıl. Ancak bu cezanın da “ölümler”le ilgisi yok. 42 yıllık ceza şöyle oluştu: Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaya yardım suçundan 20 yıl, suç işlemeye tahrik suçundan 4 yıl 6 ay, Newroz konuşmasından 2 yıl 6 ay, halkı kanunlara uymamaya teşvik suçundan 1 yıl altı ay ve başka iddialarla ceza 42 yıla ulaştı.
Benzeri suçlardan o dönemde HDP eşbaşkanı olan Figen Yüksekdağ’a da 30 yıl ceza verildi.
(...)
Sizler ne düşünüyorsunuz bilmem ama, ben, Kürt sorununun çözümünde bir arpa boyu yol alınamadığı gerçeği ile yüzleştiğimiz sonucu çıkarıyorum. (...)
Bilmiyorum, AK Parti’nin mutfağında, “Kürt sorunu”nun nereye doğru gittiğine ilişkin bir çalışma var mı? Nihai planda “Devlet” de Erdoğan’ın etrafında örgüleniyor. Bahçeli rengi ne kadar etkili Devlet aklında?
Belli ki “güvenlik politikaları” tercih edilmiş bulunuyor. Silah etkinliği de var Türkiye’nin…
Ancak “sivil toplum” ne olacak?
“Kürt siyaseti”nin partileri, aktörleri cezalandırılmaya devam mı edilecek?
Seçilenlerin yerine sürekli “mutemet” insanlar mı getirilecek? Halkın güvendiği ile devletin güvendiği hep farklı mı olacak?
(...)
Bir şeyler iyi gitmiyor farkında mısınız? Sancılar kemikleşiyor. Alınan kararlar Ankara’da başka okunuyor,
Diyarbakır’da başka, farkında mısınız? Bunun ne anlama geldiğinin farkında mısınız?
Dünyadan bunun nasıl göründüğünün farkında mısınız? (...)"