AKİT MENÜ

Medya

Bu coğrafyanın insanına, utanmadan Batı adına vaaz veriyorlar! Ağzınızı her açışınızda etrafı pis kokular sarıyor

Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik tehditler, özellikle siyonist İsrail'in Başbakanı Netanyahu'nun hakimleri tehdit ettiği açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Akşam gazetesi yazarı Yusuf Alabarda, uluslararası hukukun zayıflığını ve çifte standartları ele alarak, adaletin nasıl politik çıkarlara kurban gittiğini gözler önüne serdi. İçerideki fikri esarete düşmüş düşkünlerin sessizliğini de eleştiren Alabarda, "Gözümüzün önünde UCM tehdit edilirken bu coğrafyanın insanına Batı adına vaaz edenlerden neden tek kelam duyamıyoruz? Göreviniz sadece içeride beşinci kol faaliyet yapmakla mı mahdut? Bize Batı adına vaaz vermenizin artık zerre kadar meşru dayanağı yok ve ağzınızı Batı adına her açışınızda etrafı pis kokular sarıyor" dedi. İşte Yusuf Alabarda'nın yazısı:

Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik tehditler, özellikle siyonist İsrail'in Başbakanı Netanyahu'nun hakimleri tehdit ettiği açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Akşam gazetesi yazarı Yusuf Alabarda, uluslararası hukukun zayıflığını ve çifte standartları ele alarak, adaletin nasıl politik çıkarlara kurban gittiğini gözler önüne serdi. İçerideki fikri esarete düşmüş düşkünlerin sessizliğini de eleştiren Alabarda, "Gözümüzün önünde UCM tehdit edilirken bu coğrafyanın insanına Batı adına vaaz edenlerden neden tek kelam duyamıyoruz? Göreviniz sadece içeride beşinci kol faaliyet yapmakla mı mahdut? Bize Batı adına vaaz vermenizin artık zerre kadar meşru dayanağı yok ve ağzınızı Batı adına her açışınızda etrafı pis kokular sarıyor" dedi. İşte Yusuf Alabarda'nın yazısı:

"Bilmediğimiz şeyler değil, lakin öyle zamanlardan geçiyoruz ki görmemek için ya kör olmak lazım ya da kullanışlı aparat.

Kör istese de göremez, aparat ise sadece işlevini icra eder.

Bu aparatlardan etrafımızda mebzul miktarda mevcut ve efendileri adına her fırsat bulduklarında klavyelerine atılmış jeton kadar yazıyor ve konuşuyorlar.

Neyse buraya sonra dönerim.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han yaptığı açıklamada açıkça 'Bir devlet başkanı benimle konuştu ve çok iyi biliyorsunuz ki bu mahkeme Afrika ve Putin gibi haydutlar için kurulmuştur' dedi.

Daha öncesi de ABD'li 12 senatör UCM yargıçlarına bir mektup göndererek mahkemeyi açıkça tehdit etmişlerdi.

Dün de Netenyahu'ya katıldığı bir programda 'tutuklanmaktan korkmuyor musunuz?' diye soran muhabire Netanyahu 'ben niye korkacağım, UCM yargıçları korkmalı' dedi.

Düşünün, MOSSAD gibi dünyanın her bir noktasında suikastlar düzenleyebilen, terörize olmuş bir istihbarat teşkilatına sahip ülkenin başbakanı tüm dünyanın gözünün önünde dünya düzeni için oluşturulmuş bir mahkemenin yargıçlarını alenen 'korksunlar' diyerek tehdit ediyor, edebiliyor.

Oysa, bu mahkemeler Nürnberg mahkemeleri bir daha kurulmak zorunda kalınmasın, masum insanlar katledilmesin, hukuk kaba güce ve kaba kuvvete galip gelsin diye kurulmuştu.

Şimdi olan bitenden anlıyoruz ki meğer sadece Putin gibiler ya da Afrika, Ortadoğu ve Güney Amerika gibi ülkelerin liderleri için kurulmuş.

O zaman anti semitizm gibi bir kavramı en ufak bir eleştiride dahi zırha dönüştüren bir devletin başbakanıysanız, 35 bin insanı katledip, üzerine bir de UCM yargıçlarını dahi tehdit edebilirsiniz.

Bakınız, sadece bu satırların yazıldığı saatlerde Netanyahu, Gazze'de Hitler'den daha azgın bir şekilde yirminin üzerinde çocuğu katletti ve bu insanlık düşmanını durduracak mekanizma tehdit ve şantaj ile engellenmeye çalışılıyor.

Bu konuyu belki bize en net şekilde İncili Çavuş izah edebilir.

Günlerden bir gün sadrazam ve İncili Çavuş tebdil-i kıyafet ile çarşı pazarı dolaşıp denetim yaparlar. O sırada balık pazarına gelirler. İncili Çavuş balık tezgâhlarındaki balıkların kuyruğunu koklayınca sadrazam dayanamaz ve sorar: 'Ey İncili, bilmez misin balık baştan kokar, lakin sen sürekli kuyruğu koklamaktasın?' Hazırcevaplığı ile tanınan İncili cevabı yapıştırır: 'Devletlim, baş kokalı çok olmuş da kuyruğa da sirayet etmiş mi ona bakarım!..'

Uzun süredir bu köşede ve ekranda ısrarla tekrar ediyorum, bugün artık kurulu olan düzenin meşruiyeti sona ermiştir ve tuz da kokmuştur.

Evet, ama nasıl bir düzen?

Laf ile daha adil, savaşlardan uzak, insan onurunun korunduğu bir düzen diye klişe satırlar kaleme almak en kolayı.

Gel de bunun sistematiğini ortaya koy ve tüm dünyayı ikna et...

Aklımızda kalsın, bu yeni düzen kanla kurulacak ve fakat yine de adil olmayacak.

Gelelim içeriye, içerideki fikri esarete düşmüş düşkünlerden neden ses seda yok?

Gözümüzün önünde UCM tehdit edilirken bu coğrafyanın insanına Batı adına vaaz edenlerden neden tek kelam duyamıyoruz?

Fonlanan şahıslardan ve fonlanmış haber sitelerinden bu konuda neden esaslı eleştiriler okuyamıyoruz?

Göreviniz sadece içeride beşinci kol faaliyet yapmakla mı mahdut?

Bize Batı adına vaaz vermenizin artık zerre kadar meşru dayanağı yok ve ağzınızı Batı adına her açışınızda etrafı pis kokular sarıyor."

 

 

 

Yorumlara Git

Terör örgütünden ortak askeri güç önerisi! İran PKK’sı: İçerdeyiz, hazırız!

Kızılelma 12'den vurdu! Hedefe tam isabet

Meğer sanıldığı gibi değilmiş! Araçlarda sadece o tip ekranlar yasaklanacak!

ABD emekli adayına bel bağladı: Süreyi 1 yıl uzatma kararı!

Anne, baba ve çocuklara kurşun yağmuru! Siyonistlerden aile katliamı itirafı