Medya
"Allah yardımcımız olsun" diyeceğim de nasıl diyeyim? Gündem çok ama çok tuhaf
Turgay Güler, toplumdaki çelişkilere dikkat çekti. Başı örtülü bir kadına saldırıdan başıboş köpek sorununa, İstanbul'daki kentsel dönüşüm meselesinden "Bana ne Gazze'den, Araplar düşünsüncülere" kadar geniş bir yelpazedeki konulara temas eden Güler, " 'Allah yardımcımız olsun' diyeceğim de nasıl diyeyim? Gündem çok ama çok tuhaf" ifadelerini kullandı. İşte Güler'in Akşam gazetesindeki yazısı:
Turgay Güler, toplumdaki çelişkilere dikkat çekti. Başı örtülü bir kadına saldırıdan başıboş köpek sorununa, İstanbul'daki kentsel dönüşüm meselesinden "Bana ne Gazze'den, Araplar düşünsüncülere" kadar geniş bir yelpazedeki konulara temas eden Güler, " 'Allah yardımcımız olsun' diyeceğim de nasıl diyeyim? Gündem çok ama çok tuhaf" ifadelerini kullandı. İşte Güler'in Akşam gazetesindeki yazısı:
"Başı örtülü diye gündüz gözüyle saldırıya uğruyor. Nerede? Otobüste, yolda, evinin bahçesinde... Hem fiili hem de sözlü!
Bir sunucu öğrencilerin sınav öncesi sabah namazına gitmelerine kafayı takmış.
Bir sanatçı 'köpekleri tarikatlar istemiyor o yüzden kanun çıkarıldı' diyor. Hızını alamayıp İran benzetmeleri falan da yapıyor. Konu tarikatlara ne ara geldi yahu?
Öteki iki ton tavuk etini alıp köpeklere götürüyor. Ne kadar da merhametli!
Beriki de 'bizim için bir hayvanın ölümüyle bir bitkinin ölümü arasında hiçbir fark yoktur' diyor. İnsanın gözleri yaşarıyor!
Bunların hepsi ve daha fazlası da 'bana ne Gazze'den Araplar düşünsün' diyebiliyor.
Kurban Bayramı kapıya dayandı. Şimdi birileri yine çıkıp 'inekler katlediliyor' diye çemkirir! Yahu daha dün aynı insanlar 'inekler havayı kirletiyor, itlaf edilmeli' diyorlardı.
'Başıboş köpekler uyutulmasın' diye yaygara koparanlar o köpeklerin parçaladığı çocuk, kadın ve yaşlılar için hiç üzülmüyorlar.
Bir gazeteci çıkıyor ve 'uyutma olursa bu yaz iç savaş çıkar' diyor.
'Köpek bağlasan durmaz' denilen evler on bin, yirmi bin liraya kiraya verilirken başıboş köpekler artık ameliyathanelerde, otel lobilerinde, restoranlarda, metro ve otobüslerde keyif sürüyor.
Özel mamalar, kıyafetler... Patisinin kremi bile var!
Şehirler artık onların. Yeryüzünde hiçbir canlıya nasip olmamış bir dokunulmazlığa da sahipler. 'Yahu Avrupa'da böyle bir şey göremezsiniz, onlar nasıl mücadele ediyorsa biz de aynısını yapalım' deseniz 'bize kimse Avrupa'da şöyle böyle demesin' diye itiraz ediyorlar. Düne kadar en azılı Batıcıydı bunlar.
Küçükçekmece'de bir ev durduk yere çöküyor bir kişi enkaz altında kalıp hayatını kaybediyor. İstanbul'da daha kaç bina durduk yere çökecek bilmiyoruz. Allah göstermesin ya bir de deprem olursa!
Kimin umurunda!
Kentsel dönüşüme karşı olanların yerel yönetimlerde işbaşına getirildiği bir ülkede yaşıyoruz.
'Allah yardımcımız olsun' diyeceğim de nasıl diyeyim?
Gündem çok ama çok tuhaf.
Kalın sağlıcakla..."