AKİT MENÜ

Aktüel

Çocukların camide oynaması laikçileri gerdi

Millî Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzaladığı ÇEDES projesi kapsamında okullarda yürütülen etkinlikler, İslam’a ve Müslümanlara kin kusmayı, hakaret etmeyi alışkanlık haline getiren seküler yobazları gerdi.

Sebahattin Ayan  İstanbul

İİslam’a ve Müslümanlara kin kusmayı ve hakaret etmeyi alışkanlık haline getiren seküler yobazların hazımsızlıkları sürüyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzaladığı “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi kapsamında okullarda yürütülen etkinlikler giderek yaygınlaşıyor. Her fırsatta milli ve manevi değerlerine sahip çıkan nesli hedef tahtasına oturtan fondaş medya yine eşi benzeri görülmemiş skandallara imza attı.

Her iyi şey batıyor

Geçtiğimiz yıllarda kutsal saydıkları Anıtkabir’e çocuk parkı yapımına tahammül edemeyen seküler yobazların sesi gazeteler, camide eğlenen çocuklardan ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı’ndan rahatsız oldular. Fondaş medyanın amiral gemilerinden Sözcü gazetesinin dünkü nüshasında manşetten verdiği ‘camide palyaçolu kültür şenliği’ başlıklı haberde camide eğlenen çocuklardan duyduğu rahatsızlığı dile getirirken Cumhuriyet gazetesi ise Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı’nı hedef tahtasına oturttu.

İtibarsızlaştırma

Konuyla ilgili gazetemiz konuşan Eğitimci-Yazar Ali Erkan Kavaklı, şunları dile getirdi: “Öncelik olarak ÇEDES ve Aile Bakanlığı’nın yaptıkları doğru. Şimdi ÇEDES programında iki bakanlık var. Hem Millî Eğitim Bakanlığı hem Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı var. Burada çalışan insanlar, o öğretmenler, hocalar, görevliler devlet memuru diploması olan yani bir alanda uzmanlığı olan kişiler. Bunlar çocuklarımızı eğitiyorlar. Dolayısıyla eğitici donanımlı. İki burada denetlenebilir yerler. Cami, okul ve bu tür programlar kamuyu açık, denetlenebilir, ailenin ve toplumun güvendiği yerler. Eğer biz milletimize ait dini, ahlaki, insani değerleri devlet kanallarıyla güvenilir denetlenebilir yerlerde yetkili uzman kişiler tarafından vermezsek denetlenemeyen yerlere gidecekler donanımlı olmayan, uzman olmayan kişilerden öğrenecekler. Bu sefer FETÖ ve Adnan Oktar meselesinde olduğu gibi yabancı örgütlerinin eline geçebilecek örgütlenmeler bu işe el atacaklar ve hem çocuklarımızı kaybedeceğiz. Dolayısıyla bu uygulamalar güzel ve sürdürülmesi devam ettirilmesi gerekli. Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerine gelince yaptıkları işi marjinalleştirmek. Ülkemizde hangi bakanlık bir çalışma yapıyorsa marjinalleştirme itibarsızlaştırarak konu dışına çekmek istiyorlar. Bu çok yanlış bir davranış. Devlete ait kurumlar, devlete denetlenebilir kurumlar, yetkili kişiler tarafından verilen eğitimler zaruridir. Ve bu denetlenerek verimliliğe artırılarak devam ettirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Avrupa'da da var

Avrupa’daki eğitim sistemine de değinen Kavaklı, şöyle devam etti: “Uzun yıllar Almanya’da kaldım. Özellikle kilisenin yanında çocuk yuvası vardır. ‘Kinder Garden’ derler. Kilisenin bahçesi çocuk yuvasının bahçesi aynı zamanda. Oradaki eğitim Hristiyanlık inanç ve değerleri üzerine yapılır. Dolayısıyla bizim de camilerimizde çocukları eğitmemizin, onun bahçesinde veya içinde çocuklarımızın oynamasının hiçbir sakıncası yok. Dinimize ait, aile ve insani değerlerimizi öğretmemizin hiçbir sakıncası yok. Desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.”

Yorumlara Git

İsrail 2 haftalık ateşkese uyacak mı?

ABD Başkanı Donald Trump: Saldırı 2 hafta ertelenebilir

İran'da alüminyum ve petrokimya tesisi saldırıya uğradı

Rusya'dan Hürmüz Boğazı açıklaması! Tek taraflı bulundu

ABD ordusunda bilanço artıyor! İHA'lar düşürüldü