Aktüel
'Helalleşme Hız mı Kazandı ?'
Av. Ömer Faruk Uysal, 'Helalleşme Hız mı Kazandı ?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
"Helalleşme de neydi ya, hatırlayacak gibiyim, bir parti başkanı söylüyordu galiba." Evet, Kemal Kılıçdaroğlu son seçim süreçlerinde böyle laflar ediyor, başörtü serbestisi için kanun çıkaralım bile diyordu. Erdoğan, en iyisi anayasaya bir madde ekleyelim, daha iyi bir güvence olur deyince, o kadar da değil tepkisi hasıl oldu.
Bu söz Erdoğan ve Akpartiyi şeytanlaştıran, SP, YRP, Süleymancılar, marjinal bir nurcu grup, vs, için çok heyecan vericiydi. Öyle ki SP genel merkezine, lider Karamollaoğlu yerine devasa bir Kılıçtaroğlu posteri asıldı. "Mücahit Kılıçdaroğlu" denilip, o'nun iktidarının "ahlakın ve adaletin iktidarı olacağı" ilan edildi! Aslında SP'nin kendini feshedip7 CHP'ye katılması en iyisiydi! Önce altılı, sonra dokuzlu olan masa seçimlerde hüsrana uğradı. Masa fena dağıldı, genel başkanlar birbirlerini ağır laflarla suçlayıp koltuklarını kaybetmeye başladılar. Elhasıl Türkiyeyi, milleti yanıltmayan Allah korudu.
"Helalleşme" sözü zaten Kılıçdaroğlundan başka kimseden duyulmadı. CHP bunu gündemine alıp tartışmadı. Kılıçdaroğlunun yaklaşan seçimler için, dindar ağızlara çaldığı bir parmak baldan başkası değildi. Asla CHP parti politikası da olmadı. Helalleşmenin içi tamamen boştu. Helalleşmenin tüm özelliği sadece şuydu; CHP, işlemiş olduğu büyük günahları itiraf edecek, ki başörtüsü zulmünden başkası itiraf edilmedi.Onu da sadece Kılıçdaroğlu itiraf etti. Esas iş dindar, milliyetçi seçmene düşüyordu. O'da bu büyük lütuf ve ihsan karşısında CHP'yi iktidar yapacaktı! Seçim mağlubiyetinden sonra Kılıçdaroğlu da ağzına almaz oldu. Ve kongrede 12 yıldır oturduğu koltuğu kaybetti. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel veya bir başkası helaleşmeyi ağzına dahi almaz oldular.
Helalleşme lakırdısının en büyük çelişkisi şuydu; bir toplumsal barış projesi ve kutuplaşmayı önleyecek yeni bir politika gibi sunulduğu halde, 22 yıldır kahir ekseriyetle kazanan meşru hükümeti gayrımeşru ve Erdoğan'ı da "diktatör", hatta "diktatör bozuntusu" ilan ederek, DP, AP, ANAP, AKPARTi büyük sosyolojisini de şeytanlaştırıyordu. Milletin en az yarısının dışlandığı bir toplumsal barış projesi olabilir miyd?
Bu süreçte millet ve CHP, şunu iyice anladı. Başörtü yasağı ve benzeri diğer zulümlerin hiçbir ahlaki, hukuki, toplumsal, politik bir zemini yoktur. Çağ dışı , tarih dışı, anokranik, savunanlarını açığa düşüren, rezil rüsva eden bir saçmalıktır. Bu makul sonucu, milletin sebat ve doğru seçimi ve AKPARTi hükümetleri sağladı. CHP'yi tedbir almaya, başka türlü görünmeye zorladı.
Özgür Özel ve CHP helalleşmeyi ağzına almıyor ama, o'da Erdoğan ve Bahçeliyle görüşme talebiyle ve Kılıçtaroğlu CHP'sinin gayrımeşru AKPARTi ve diktatör Erdoğan saçmalığını kabul ve ikrar etmiş oluyor. Eski helalleşmeci Kılıçtaroğlu, "sarayla müzakere değil mücadele edilir." diyerek halefi Özel'i suçluyor. Demekki neymiş; başörtü yasağı gibi yasaklar anokranik saçmalık, Erdoğan diktatör değil, hükümeti de meşru imiş. İyi güzel de CHP'nin bunları anlaması niye yıllarca sürüyor, bu kadar geçikiyor? Başörtü ve benzeri zulümler ülkeyi az mı gerdi? Az mı mağduriyetler, mazlumiyetler üretti? Şimdi hala bazı marjinal dindarlar, CHP artık başörtüsü zulmüne sahip çıkmayacakmış, CHP'yi destekleyelim saflığında veya kötü niyetindeler! CHP eski zulümlerinden gerçekten vaz mı geçmiş? Dindarların, siyasetten, devletten, tek beklentileri bu mudur? Eski zulümleri yapmasın yeter. Bu zulümleri bitirenleri değil de, artık yapmıcaz diyenlere hayranlık! Sanki yıllardır, CHP başörtü zulmünden vazgeçse de artık o'na oy versek beklentisindeler.
Burada marksist profesör Baskın Oran'nın sözü akla geliyor. "CHP değişmez, değişirse CHP olmaz," Son bir haftadır ortaya dökülen Diamont Tema'nın Hz.Peygambere hakaretleri bunu ispat etti. Arnavut bir ate, yani kafir olan Diamont, epeydir yaptığı İslama saldırılarına bir yenisini ekledi. Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen, kainatın efendisi, habibullahı, haşa sübyancılık ve ahlaksızlıkla suçladı.
CHP ırkçılığı Türk olmayanı istemez. Fakat bu Arnavut küfür propagandistini bağırlarına bastılar." Diamont yalnız değildir " kampanyaları başlattılar. Bu fikir özgürlüğü ve Diamontun hakkı imiş. Tüm CHP'li sosyal medya hesapları yıkılıyor!
Denebilir ki, CHP'den kurumsal bir destek olmazsa CHP bundan sorumlu olmaz. Fakat CHP gençlik kollarından beklenen destek gecikmedi. Bu beklenen, doğal durumdur. CHP nin ideolojisi, tarihi pratiği, kurucu liderinin inancının (inançsızlığının) gereğidir.
İşte Av. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı;
Ama biz özgürlikçü bir partiyiz. Peki o zaman 5816 sayılı emsali bulunmayan kanunu kaldıralım, isteyen Atatürkü'de eleştirsin!
İnsan, inançsız, Arnavut, Kemalist, kafir, müşrik,
sosyalist, ataist veya bir başka şey olabilir. Fakat aziz milletin mukaddesatına niye devamlı saldırır? Tahkir ve alay eder? Mesela Batılı ate veya agnostik bir aydın Hristiyan inancına, geleneklerine, skolastik yapısına ilişmez. Aid olduğum milletin, inanmadığım bir dinidir, diye saygıyı esirgemez. Batı'da İncil yakılmaz, yakılacaksa Kur'an yakılır. Halbuki İslam, Tevrat ve İncil'i de muhtevi son ve mükemmel hak dindir!
CHP, Batı özentisi ve Batılı bir ideolojiye sahiptir. Batı'da olanı aynen taklit eder. Batı dediğiniz ise frenktir, gayrımüslim kafirdir. Kemalist Batılı ideoloji için öteki; İslam, Kur'an ve Peygamberdir. Sadece inanç noktası değil, Kemalizm, Avrupalı ile birlikte Devlet-i Ali Selçuk ve Devlet-i Ali Osman gibi iki büyük muvaffak ve muazzam devletimize de düşmandır. O sebeple Türk olmayan, Etiler ve Hititler gibi uyduruk ata ve devletlerle övünür.
Yarın İslam'a bir başka saldırı olsa onu da destekleyecekler, mazlum Filistin yerine zalim İsrail'i destekliyorlar. Elinde Tevhid bayrağı olan garibana saldıran mütecavize parti olarak sahip çıktılar. Esasen Türkiyenin mücadele ettiği her yapının yanında, Türkiyenin de karşısında dururlar. Bu topraklara, kadim değerlerimize, şanlı, görkemli tarihimize aidiyet hissetmezler.
Derken, İlahsız ilahiyatçıların, Şeriatı, yani dinin kendisini reddeden, dinin bütününe çok da önem vermeyin diyen, azaltılmış, seyreltilmiş, yamultulmuş bir din özlemi yansıtan bildirisi! Şeriat İslam değildir diye başlayıp, laik, Atatürkçü ve cumhuriyetçi olun, devlete sahip çıkın diyen ladini ilahiyatçılar bildirisi CHP'lilerin içinin yağını eritti. Helalleşmeye devam!