AKİT MENÜ

Gündem

15 Temmuz’da FETÖ’cü hainlere karşı yazılan destan: Milletin zaferi 8 yaşında! 251 şehid verdik ama vatanın bir çakıl taşını bile vermedik

FETÖ’cü hainlerin darbe girişimiyle Türkiye'nin en uzun ve en karanlık gecelerinden biri olarak başlayan 15 Temmuz 2016 gecesi, sokaklara dökülen halkın darbeye geçit vermemesiyle destansı bir zafere dönüştü. 251 şehidin verildiği kanlı darbe girişiminin 8. yıl dönümünde o gece yaralanan, evlatlarını ve yakınlarını kaybeden ancak darbeye geçit vermeyenler yaşadıklarını anlattı.

Haber Merkezi

15 Temmuz’un simge isimlerinden biri de hain darbe gecesinde Gölbaşı'nda bulunan Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'ti.

Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in babası Yahya Yiğit, üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen hâlâ acılarının taze olduğunu söyledi. Vatanın hainlere teslim edilmediği için şükreden Baba Yahya Yiğit duygularını, "Biz evlat verdik, çok zor da olsa evlatsız yaşanıyor ama vatansız yaşanmazdı" diyerek aktardı.

Çanakkale kadar önemliydi

Yiğit, "15 Temmuz hain kalkışmanın 8. sene-i devriyesi. Hâlâ sanki 5 dakika önce olmuş gibi acısı içimizde taze. Biz bu vatana bir evlat verdik, o gün 251 şehit vermiştik. 251 evladımızı toprağa verdik ama vatanımızdan bir çakıl taşını vermedik. Ne kadar şükretsek az. O kalkışmayı bazıları itibarsızlaştırmak için 'kontrollü darbe', 'düzmece' dedi. Fakat bu 15 Temmuz hadisesi bir Çanakkale kadar, bir İstiklal Harbi kadar önemli bir kalkışmaydı, vatanımızı işgal girişimiydi. Milletimizin sağduyusu, cumhurbaşkanımızın önderliğinde bu hainlere vatanı teslim etmedik. O gün bizler de meydanlardaydık, çocuğumuzun şehadetinden haberimiz yoktu. Hainlere vatanımızı teslim etmemek için elimizde bayrak, göğsümüzdeki imanla sabaha kadar meydanlardaydık. Ne pahasına olursa olsun o hainlere bu vatanı teslim etmeyecektik ve etmedik. Uhud'dan bugüne kadar ne kadar bu aziz vatan için, İslam için canını feda etmiş şehidimiz varsa Rabbimden rahmet diliyorum" dedi.

Şehitliği hep çok isterdi

Şehit Cennet Yiğit'in kişisel eşyaları, şehit olduğunda üzerinden çıkanlar, Özel Harekat Daire Başkanlığı'na atılan misket bombası parçaları ve 15 Temmuz gecesi yaşananları anlatan fotoğraflarla oluşturulan anı evini 20 bine yakın insanın ziyaret ettiğini de aktaran Yiğit, "Bu aziz vatana evladımızı kınaladık, kurban verdik. O çok istemişti zaten şehitliği, Rabbim de nasip etti. Bir evlat verdik, binlerce evladımız oldu. Onun için onurluyuz" diye konuştu.

Bir daha asla FETÖ veya benzer örgütlere çocuklarımızı kaptırmayız

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara’da bulunan Akıncı Üssü’nde uçakların kalkmasına engel olmak üzere giden ve o esnada açılan ateş sonucunda elinden, bacağından ve kalçasından yaralanarak gazi olan İmam Erdal Bükecik, üzerinden 8 yıl geçen hain kalkışma gecesini ve yaşadıklarını anlattı.
Bükecik, “O gece Kahramankazan halkı ile beraber Akıncı Üssü’ne gittik, uçakların kalkmasına engel olmak için. Halk dağılmayınca üzerimize ateş açıldı. Sol elimden, bacağımdan ve kalçamdan yaralandım. Kahramankazan Devlet Hastanesinde ilk müdahale yapıldı. Daha sonra Keçiören Eğitim ve Araştırma hastanesinde ameliyat oldum ve bir süre yatarak tedavi edildim. O gece şehit olan, ağır yaralanan arkadaşlarımız oldu. Bu kardeşlerimizin Allah katında yüksek bir mertebeye ulaştığını düşünerek kendimizi teselli ettik. Akrabalarımız, arkadaşlarımız, meslektaşlarımız hepsi bize daha çok değer verdiler 15 Temmuz Gazisi olduğumuz için, bizde halkımızı daha fazla sevmeye başladık” şeklinde konuştu.

Devlet eliyle yetiştiriyoruz

Mesleğinin imamlık olduğunu aktaran ve buradaki Kur'an kurslarında dini bilgilerin yanında vatan sevgisini öğrettiklerini dile getiren Bükecik, "Diyanet İşleri Başkanlığımız devlete bağlı bir kurum. Çocuklarımızı burada devlet eliyle kendimiz yetiştiriyoruz. Kendimiz dinimizi öğretiyoruz. FETÖ veya buna benzer örgütlere çocuklarımızı kesinlikle kaptırmayız. Kaptırmamaya da çalışacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Darbe gecesi vurulan gazi 8 yıldır o mermiyle yaşıyor

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirdiği hain darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti. Darbe girişiminde her yaştan vatandaş sokağa çıkarak darbeye ‘dur' dedi. O vatandaşlardan kimi şehit oldu kimi de yaralanarak gazilik mertebesine erişti. Vatana sahip çıkmak için sokağa çıkanlardan biri de Musa İlhan’dı. İlhan, trafikte seyir halindeyken 15 Temmuz hain darbe girişimini radyodan öğrendi. Vatan savunması için Atatürk Havalimanına giden vatandaşların arasına katılarak korkusuz bir şekilde darbeci askerlerin karşısına dikildi. Darbecilerin kurşunlarının hedefi olan İlhan, kalbinin 2 milimetre altına isabet eden mermiyle yere yığıldı. Ağır yaralanan İlhan, çevredekiler tarafından hastaneye kaldırıldı. 4 gün yoğun bakımda kalan İlhan, 2 ay süren tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Ancak cerrahi müdahale riskli olduğu için kurşun çıkarılamazken, 8 yıldır hainlerin sıktığı mermiyle yaşıyor.

Kurşunun vücudundan çıkarılmasının riskli olması nedeniyle 8 yıldır hainlerin sıktığı mermiyle yaşayan İlhan, “Rabbim gaziliğin ecrini ahirette, gururunu da bu dünyada yaşamayı nasip etsin. 8 yıl oldu kurşun vücudumun bir parçası. Bunu ahiret nişanesi olarak taşıyorum. Bazı sağlık sorunlarına sebep olsa da bu benim gururum, nişanem, madalyam. Allah tekrar böyle acı olayları bize yaşatmasın. Bizler Türk milletiyiz, asla vatansız yaşayamayız” dedi.

Yorumlara Git

Siyonizm bebekleri bu kez mermiyle değil ‘Mama’ ile öldürüyor! Bebek mamasından pet sektörüne uzanan Nestle’nin kirli ağı

Çin'e ait zehirli ve ölümcül böcek ülkeyi istila etti!

Kruvaziyer gemisinde hanta virüsü alarmı: Vaka sayısı yükseliyor

Altında tehlike çanları! İslam Memiş uyardı!

Bakan Kurum'dan iddialara sert yanıt: "Yolsuzlukların üzerini örtemeyeceksiniz"