Medya
Mossad’ın Türkiye’deki suikast hazırlığı! Resmen şok olacaksınız
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, MOSSAD'ın Türkiye'deki faaliyetlerini ve suikast hazırlıklarını gündeme getirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 57 kişi hakkında hazırladığı iddianameyle MOSSAD’ın Türkiye’deki hücrelerinin çökertildiğini belirten Terkoğlu, sanıkların "Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme" suçlamasıyla yargılandığını ifade etti. İsrail'in Türkiye'de bilgi toplama yöntemlerini ele alan Terkoğlu, sürecin detaylarını ve savunma argümanlarını açıkladığı yazısında özetle şunları kaydetti:
Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, MOSSAD'ın Türkiye'deki faaliyetlerini ve suikast hazırlıklarını gündeme getirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 57 kişi hakkında hazırladığı iddianameyle MOSSAD’ın Türkiye’deki hücrelerinin çökertildiğini belirten Terkoğlu, sanıkların "Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme" suçlamasıyla yargılandığını ifade etti. İsrail'in Türkiye'de bilgi toplama yöntemlerini ele alan Terkoğlu, sürecin detaylarını ve savunma argümanlarını açıkladığı yazısında özetle şunları kaydetti:
"(...) HAMAS lideri İsmail Haniye, Tahran’da İsrail suikastıyla öldürüldü. Görünür iki bilgi var: Bir, MOSSAD’ın Tahran’ı izlemesi. İki, İsrail’in İran sınırını geçip operasyon yapabilmesi.
Peki, MOSSAD Türkiye’de HAMAS hakkında nasıl istihbarat topluyor?
Hatırlayın, medyada günlerce yer buldu. Türkiye’deki operasyonlarla MOSSAD’ın hücreleri çökertilmiş, yakalananlar mahkemeye çıkarılıp tutuklanmıştı.
İşte o operasyonların sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda tam 57 kişi hakkında bir iddianame düzenlendi. Sanıklara "Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin Etme" suçlaması yöneltildi.
(...)
İşte o iddianame İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iki kez reddedildi, sonra kabul edildi.
Önce iddianame…
UZAKTAN MOSSAD ÇALIŞMASI
Savcılık tespitlerine şöyle başlamış:
"İsrail istihbarat servisinin, internet tabanlı mobil uygulamalar üzerinden uzaktan/çevrimiçi operasyon ekibi oluşturduğu, söz konusu operasyon ekibi vasıtası ile uzaktan kaynak temini, canlı kurye ile kaynaklarına para transferi ve sahadaki hedeflerine yönelik taktik bazda isler yapılmasının amaçlandığı…"
Kısacası MOSSAD, İsrail’de bir operasyon ekibi kurmuş. Türkiye’ye gelmeden ancak Türkiye’de bazı isimler aracılığıyla ülke içinden bilgi toplamaya başlamış. Söz konusu sanıklar da işte bu ağa takılmışlar.
(...) Eminim merak ettiniz. İsrail’e MOSSAD ajanı olmadığı halde bilgi verenler kimler?
Gelelim duruşmalarda bu isimlerin anlattığına…
Örneğin A.Y.’nin avukatı şunu anlattı: "Benim müvekkilim emekli polis memuru, malum emeklilik şartlarından dolayı dedektiflik işi ve şirketi kurmuştur. Yabancı bir kişi müvekkil ile iletişime geçerek Türkiye'de bulunan yabancı bir kişinin ikamet bilgilerini vererek o kişinin orada oturup oturmadığına dair müvekkilim ile iş birliği kurmuştur, müvekkil yabancı kişinin orada oturduğunu kendisi ile iletişime geçen kişiye bilgi vermiştir…"
C.C.P.’nin avukatı: "Müvekkilimin dedektiflik şirketi vardır…"
A.G.’nin avukatı: "Müvekkil Google reklamlar kısmında gözükecek üzere dedektiflik faaliyeti gerçekleştiriyor…"
M.S.’nin avukatı: "Müvekkilimin dedektiflik şirketi vardır, bunlar yasal şirketlerdir, Ticaret Sicil Gazetesi’nde yetkileri yer almaktadır…"
İ.Y.’nin avukatı: "Türkiye'de dedektif tutmak yasak değil ama yasal olması zorundadır, müvekkilimin şirketi vergiye tabiidir…"
H.G.’nin avukatı: "Müvekkilimin dedektiflik firması var…"
Uzatmayayım…
Haberlerde "eski polis MOSSAD ajanı çıktı" başlıklarının nedeni zaman geçtikçe anlaşıldı. Türk sanıklar, polislikten sonra dedektiflik bürosu kurmuştu. Yurtdışından MOSSAD bağlantılı kişiler; elbette ajan olduğunu söylemeden, masum görünen taleplerde bulunmuşlardı. Kimi zaman bir İngiliz bankasının avukatı olarak Türkiye’de bulunan bir kişi için icra takibi yapacaklarını bu kişinin adresinin doğru olup olmadığını bu firmalara sordular. Kimi zaman ise bir müvekkilinin Türkiye’de yaşayan birisiyle evleneceğini, ancak Türkiye’de de evli olduğunu duyduklarını bunun doğru olup olmadığını araştırmalarını istediler. Bazen de kendilerini emlakçı olarak tanıtarak, Türkiye’de gayrimenkul almak istedikleri için bazı gayrimenkuller ile bilgi talep ettiler. Sanıklar ise temas kurdukları isimlere bu bilgileri para karşılığı verdi.
Nitekim sanıklar MOSSAD ajanlığıyla değil, bu kişilere bilgi vermekle suçlanıyordu. Üstelik sanıklar arasında tek bir İsrailli yoktu. Asıl bilgi toplayanlar kurtulurken, yemledikleri sanık olmuştu.
57 SANIKTAN İKİSİ TUTUKLU
Üstelik yabancıların da çok azı ne olduğunun farkındaydı. Çoğunluğu para kazanmak için kendileriyle temas kuranlara adres, fotoğraf vs göndererek sanık olmuştu. Bazıları kafalarına çuval geçirilerek siyah bir minibüse bindirildiklerini, aylarca tutuldukları merkezde ajan olmadıklarını anlatmaya çalıştıklarını söylüyordu. Hatta bazı sanıklar bilgi bile göndermeden banka hesabını kullandırdığı için ajanlık dosyasının içine düşmüştü.
(...)
Bu ve benzeri dosyaların çoğunda hikaye benzer durumda. MOSSAD, çoğunlukla ajan yakalatmadan Türkiye’de HAMAS’ı takip ediyor. Sonunda mağdur olanlar ise üç kuruş kazanma umudundaki sıradan insanlar oluyor. (...)"