Medya
Bunlar tam bir necaset çukuru! Yuh olsun size be
Murat Özer, İsrail'in Filistinli tutsaklara yönelik vahşetini gözler önüne serdi. Özer, İsrail askerlerinin toplu tecavüz görüntülerini devlet politikası olarak değerlendirdi. Bu vahşetin insanlık dışı boyutunu ele alan Özer, İsrail’in bir terör devleti olduğunu vurguladı. Akşam gazetesi yazarı Özer, İsrail’in bu vahşeti savunarak insanlık tarihine kara bir leke sürdüğünü ifade ettiği yazısında şunları kaydetti:
Murat Özer, İsrail'in Filistinli tutsaklara yönelik vahşetini gözler önüne serdi. Özer, İsrail askerlerinin toplu tecavüz görüntülerini devlet politikası olarak değerlendirdi. Bu vahşetin insanlık dışı boyutunu ele alan Özer, İsrail’in bir terör devleti olduğunu vurguladı. Akşam gazetesi yazarı Özer, İsrail’in bu vahşeti savunarak insanlık tarihine kara bir leke sürdüğünü ifade ettiği yazısında şunları kaydetti:
"On binlerce çocuğu neşe içinde katlettiklerine şahit oldu dünya. Savunmasız insanlara karşı sergiledikleri vahşetle Moğol ve Haçlı istilacılarının izinde olduklarını her hareketleriyle kanıtladılar. Lakin onlardan yine de farklılar. Çünkü tecavüzü bir devlet politikası haline getiren ilk sapkın topluluk İsrailliler olabilir.
Negev Çölü'ndeki Sde Teiman Hapishanesi'nden dünyaya servis edilen görüntüler, İsrail askerlerinin Filistinli erkek tutsaklara toplu halde tecavüz ettiklerini kanıtlıyor. Elleri arkadan bağlı çırılçıplak tutsaklar birer birer sürüklenerek götürülüyor ve tecavüze uğruyorlar. ABD askerlerinin Irak Ebu Garip Hapishanesi'nde yaptıklarını anımsatıyor görüntüler. Aynı sapkınlık, aynı canavarlık. Erkek tutsaklara bunları yapanların kadınlara, kız çocuklarına neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyor insan.
Fakat İsrailli canileri ABD'li yoldaşlarından ayıran bir fark var. İsrailliler kendi televizyonlarına çıkarak yaptıkları bu alçaklığı büyük bir keyifle anlatmaktan çekinmiyorlar. İnsan olarak görmedikleri Filistinlilere, İsrail'in gücünü bu şekilde göstermenin bir vatandaşlık görevi olduğunu söylüyorlar. Programa katılan İsrailli gazeteciler de bu çirkefliği destekleyip, askerlerini teşvik ediyor. Tecavüz suçlamasıyla yargılanması gerekenlere İsrailli bakanlar destek veriyor. Adına devlet denilen terör örgütü ise giderek daha büyük bir necaset çukuruna dönüşüyor.
Şehit edilen İsmail Haniye'nin yerine İsrail zindanlarında 23 yıl kalan ve bugün Gazze'deki direnişin lideri olan Yahya Sinvar'ın seçilmesi Filistin halkının düşmana zaman kazandırmaktan başka bir şeye yaramayan müzakereler yerine topyekûn mücadeleyi tercih ettiğinin bir kanıtı. Bu insanlık düşmanlarıyla onları tarih sahnesinden silecek bir savaş verilmesinden başka bir seçenek yok İslam dünyasının önünde.
Bunca zulümle abâd olunmayacağını tarih bize öğretiyor elbette. ABD'nin ünlü işkence üssü Bagram bugün bir müzeye dönüştürülmüş durumda. Burada işkence gören insanlar, üzerlerinde Afgan Ordusu üniformasıyla şimdi müzeye gelenlere rehberlik yapıyor, ABD'nin "insan hakları ve özgürlük" adına kendilerine yaşattığı vahşeti ziyaretçilere ders olarak anlatıyorlar.
Adına İsrail denilen katliam ve tecavüz makinesinin de sonu böyle olacak şüphesiz. Fakat o gün geldiğinde İsrail'i aklama yarışına girip, Filistinli savaşçılara terörist diyenler, tekerleklerine tutunacakları bir ABD uçağı bulamayabilirler."