AKİT MENÜ

Gündem

‘Ahmak’ davasında tehdit savuranlar Erdoğan için böyle demişti... Hani herkes adalete uyacaktı?

Halkın hayrına olan her yasal düzenlemeyi yüksek mahkemelere götüren CHP, sıra kendisiyle ilgili yargı süreçlerine gelince ortalığı ayağa kaldırıyor. Refah Partisi’ne yönelik ‘kayıp trilyon’ davasını destekleyen, okuduğu şiir yüzünden Tayyip Erdoğan’a hapis cezası ve siyasi yasak verilmesi karşısında “Hukuk devletine herkes uyacak” naraları atan CHP’liler, sıra kendilerine gelince ortalığı ayağa kaldırıyor.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Buğra Kardan  İstanbul

Darbecilerin gözde partisi olan ve sürekli kaos ve ayaklanmalardan medet uman CHP, tahrike doymuyor. Özgür Özel ile taifesi, şimdi de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun YSK üyelerine “Ahmak” dediği için 5 yıl siyasi yasakla cezalandırıldığı ve istinafa taşıdığı dava üzerinden provokatif açıklamalar yapmaya başladı. Başını Özgür Özel’in A takımında yer alan CHP PM Üyesi Ali Haydar Fırat ve CHP’li belediyelerin çektiği parti yönetim kademesi X’ten Ekrem İmamoğlu’nu da etiketleyerek “Başkanımıza yönelik yasak kararı alınırsa bunu siyasi iradeden bilir ve o ölçüde mücadele ederiz. Herkes aklını başına alsın. Kimse ülkenin birlik ve beraberliğini dinamitlemesin” paylaşımlarıyla tehditler savurdu.

Müstahak demişlerdi

Akıllara ise Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanı iken Siirt’te okuduğu ‘İlahi Ordu’ adlı şiir için hakkında verilen hapis ve siyasi yasak kararının ardından sevinenler geldi. O dönem vesayet yanlıları, yargının haksız kararını müdafaa etmişlerdi. Dönemin CHP Milletvekili ve eski Bakan Fikri Sağlar, “Erdoğan müstahak olduğu cezaya çarptırıldı’ diyecek kadar ileri giderken, kartel medyası da “Hukuk devletine herkes uyacak”, “Siyasi hayatı bitti”, “Bir hışımla geldi geçti”, “Muhtar bile olamayacak” manşetleriyle çıkmıştı. Erdoğan ise “Allah’ın dediği olacak” sözünü sarf ederek yargı kararına ram olmuş, gerilim çıkmasını önleyecek duruş sergilemişti.

Kurt, suyu bulandırdı

Olan biteni Akit’e değerlendiren Avukat Cengiz Ocakçı, şunları söyledi: “Türkiye’de suç işleseler, Türk Ceza Kanunu’nu ihlal etseler de yargılanmayacaklarına inananlar var. Bunlar kendileri hakkında soruşturma, yargılama ve mahkûmiyet verilmesini kabullenemezler. Bunlar aristokratlar ya, elitler ya! ‘Biz dokunulmazız. Yanlış yapsak da yargılanmayız. Yargılansak dahi mahkûm olmayız çünkü ülkeye birbirine katma kuvvetimiz var’ diyorlar. Mesele kurdun yukarıda, kuzunun aşağıda olması. Suyun kurt tarafından bulandırılması. ‘Ahmak’ davasına baktım. İmamoğlu’nun YSK üyelerine hakaretinin ardından iddianame kaleme alınmış ve dava açılmış. Her şey açık ve net. Görüyoruz ki İmamoğlu, yargılanmaya katlanamıyor. ‘Hakaret etsem de suç işlesem de ben yargılanmam’ modunda. ‘Seni dokunulmaz kılan ne’, ‘Sen neden yargılanmayasın’ diye sormak gerek. Tayyip Bey yargılanacak, sen yargılanmayacaksın. O mahkûm olacak, sen olmayacaksın. Bu hak mı? Sanık sıfatını kazanır kazanmaz suyu bulandırmak, ortalığı karıştırmak ne demek? CHP’liler kendilerine gelmeliler. Hukuka riayet etmeliler. Gerilime bel bağlamanın anlamı olmadığını unutmalılar. Yargıya mobbing uygulamanın, hükümeti korkutmanın yararı olmadığını bilmeliler. Tayyip Bey’i örnek almalılar. O yargılanırken tehdit diline sarılmadı, mahkûm olduğunda itidali elden bırakmadı. İmamoğlu’nun davası karara bağlanmadı. Şimdiden vaveyla koparanlar var. Hukuk herkesi bağlar. Kimse dokunulmaz değildir. 28 Şubatçılar için bir dava açıldı. Yargılayan mahkemeye verip veriştirenler yine CHP’lilerdi. Vaktiyle Tayyip Bey ve Erbakan Hoca hakkında verilen haksız kararları alkışlayanlar da bunlar değil miydi? Bunlar pişkin ve riyakâr tavır ortaya koydular, devam edecekler. Her şeye rağmen yargı görevini yapacak. Ortada suç varsa gerekli yaptırımı uygulayacaktır.”

Mağduriyet oyunu oynanmasın

TÜRKAD Başkan Yardımcısı Avukat Tuba Arslan da şunları dile getirdi: “Yargı bağımsızlığı çok önemli. Bu yönüyle mahkemeye konu olan bir vakanın siyasallaştırılmasını kabul etmiyoruz. Yargının itibarsızlaştırılmasına müsaade etmiyoruz. İmamoğlu’nun yargılandığı dava istinafta. Buradan karar çıkmadı.Buna rağmen siyasilerin açıklamalar yapmalarını yanlış buluyoruz. Şu muhakkak ki hakaretin Türk Ceza Kanunu’nda bir karşılığı var. Hakareti eden siyasi de olsa başka biri de olsa yargılanır ve cezalandırılır. Onun için suçun sonucuna katlanılmalıdır, yargı süreci ya da kararı üzerinden siyasi şov yapılmamalıdır. Müeyyideyle karşılaşıldığında mağduriyet oyunu oynanmamalıdır. Her şey bir yana hukuka sözde değil, özde saygı duyulmalıdır. Örnek bellidir. Vaktiyle Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı siyasi yasağa mutlu olanların şu anda İmamoğlu’nun davasından yola çıkarak yargıyı itibarsızlaştırmaya kalkmaları çelişkidir. Yani Sayın Erdoğan siyasi yasak aldığında yargı hakkaniyetli idi de şu anda mı değil? Hakkaniyetle karar verdiğine inandığınız zaman yargıya müdahale mi ediyordunuz? Yoksa şu anda müdahale edemediğiniz için mi yargıyı hakkaniyetli bulmuyorsunuz? Mahkeme kararından memnuniyet duymuyorsunuz?”

İlişkili haber:

Yorumlara Git

Kafe ve restoranlarda 'kuver' dönemi bitti: Ticaret Bakanlığı haksız ücrete "dur" dedi!

İran, Devrim Muhafızlarını "terör örgütü" ilan eden AB'ye karşılık gerekli önlemleri alacağını duyurdu

ABD memnun olmayacak! Azerbaycan'dan İran kararı

İran, ABD donanması yakınlarında Çin ve Rusya ile askeri tatbikat yapacak

Bilal Erdoğan’dan gençlere tavsiye: ‘Batı’daki hayat göründüğü gibi değil’