Gündem
Cezalar caydırıcı olacak! Huzuru bozan cezasını çekecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplumda infial uyandıran suçlarla ilgili ‘cezasızlık algısının kaldırılacağı” yönündeki ifadelerine açıklık getiren Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adalet sisteminin amacının toplumu suçtan korumak olduğunun altını çizerek, bazı suçlar bakımından denetimli serbestlik, adli kontrol uygulamaları ve koşullu salıverme süreleriyle ilgili adımlar atacaklarını açıkladı.
Bakan Tunç: Hazırlık yapıyoruz
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, dün yaptığı konuşmada, konuya değinerek, şunları söyledi: “Son günlerde tartışılan ‘cezasızlık’ algısına yönelik eleştirileri elbette ki dikkate alıyoruz. 1,5 yıldan bu yana Yargı Reformu Strateji Belgesi ile ilgili bir hazırlığımız var. Birkaç hafta sonra Sayın Cumhurbaşkanı’mız kamuoyuyla paylaşacak. Yargı Reformu Strateji Belgemizde, özellikle eleştiri konusu olan denetimli serbestlikle, iyi hal uygulamalarıyla, koşullu salıvermeyle ilgili ve bazı suçlar; özellikle öne çıkan, toplumun huzur ve sükununu bozma davranışlarında cezaların alt sınırlarının artırılmasına yönelik tutuklama tedbirinin şekline gerek mevzuatımızda gerek de uygulamaya yönelik önemli çalışmalarımız var. Kadına yönelik şiddet bizim kırmızı çizgimiz. Kadına karşı işlenen suçları artırmıştık. Kasten öldürme suçlarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirmiştik. Kasten yaralama ve diğer kadına yönelik işlenen suçlar diğer kişilere işlenenden daha ağır hale getirilmişti. Bunları daha etkin uygulanmada çabalarımızı sürdürmenin gayreti içinde olacağız.”
Meclis icabına bakacak
AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi ise akit’e yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Özellikle Adalet Bakanlığımız yoğun şekilde suçun önlenmesi, caydırıcılığı hususunda yoğun bir çalışmanın içinde. Bu çalışma belli bir kıvama gelince TBMM safahatına gelecek. Biz de Meclis çalışmaları kapsamında gerekli katkıyı vereceğiz. Bu konuda her kesimde bir mutabakat var. Özellikle son zamanlarda yaşanan vahşet denilebilecek katliamlar ciddi önlem alınması ihtiyacını öne çıkardı. Bu konuda bakanlığımız suçun önlenmesi, caydırıcılığı, infazı, tutukluluk hali gibi hususlarda önemli yeni adımlar atacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunlara değindi. Kanımızı donduran vahşice katliamlar bu konuda çok daha sert tedbirlerin alınması gerekliliğini ortaya koydu. Zaman kaybetmeksizin halkımızın huzuru ve güvenliği için gerekli düzenlemeler Meclis’e gelip yasalaşarak hayata geçirilecektir.”
Suç işleyen kurtulamayacak
Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkan Yardımcısı Avukat Hadi Dündar, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yargılamadaki temel sorunu iki başlıkta ele alabiliriz. İnfaz kanununun suçlulara mükâfat olarak hazırlanmış olması ve yargılamaların sürelerinin uzun olması. Polis işini düzgün yapıyor, savcı düzgün yapıyor, hakim gerekli cezayı veriyor. Ancak bütün işlemler bittikten sonra cezaevine girmesi gereken kişiler içeri girmiyor. 3 yıl 4 ay ceza alan biri açık cezaevinin önünden bile geçmiyor. 2 yıla kadar olan cezalarda erteleme mevcut, 3 yıl 4 ay alan kişi de ceza evine girmeyince maalesef toplum içerisinde suçlular ile iç içe yaşamaya başlıyoruz. Pandemide bu süre 6 yıla kadar çıkartılmıştı. İnfaz yasasında yapılan her değişiklik suçlu üretmeye yaradı. Ancak yeni düzenleme ile umut ediyoruz ki bütün bu hususlar giderilmiş olsun. İyi hal indirimi, denetimli serbestlik derken cezalar eriyip gidiyor. İkinci husus daha da önemli, çünkü yargılama süreleri uzun sürdüğünden ve dosyalar kapatılmadığından tekerrür ve mükerrir hükümleri bir sonraki dosyada uygulanmıyor, bir dosya 4 yıl sürüyor. Bu sürede ne kadar suç işlerse yanına kar kalıyor. Dosya kapanmadığından masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı kapsamında suçsuz kabul ediliyor. Eğer mesele bütün yönleri ile değerlendirilerek ele alınmazsa daha çok soruna neden olur. Ancak infaz yasası düzenlenip suç işleyen herkesin cezaevine girme durumu olursa caydırıcılığı olur ve suçun önüne bir nebze de olsa geçilir. Bir de cezaevi yönetimlerinin amacına uygun hareket etmesi gerekir. Giren ıslah olmadan dışarı çıkıyor.”