Gündem
Sözcü’nün referansı Atatürk düşmanı
Mustafa Kemal’in gözlerini logosunun yanına yerleştiren sözde Atatürkçü Sözcü Gazetesi, Atatürk Türkiyesi için “despotik bir rejim” diyen Ermeni asıllı ekonomist Daron Acemoğlu’na bel bağladı.
Laiklere şok
“Daha fazla reform ve devlet inşası için yol açıktı, ama sadece despotik tarzda bir devlet oluşumu için. Reformlara direnenler, örneğin batı tarzı şapka yerine fes takmakta ısrar edenler kovuşturmaya uğradı, bazı durumlarda da infaz edildi. CHP ekonomi ve toplumu modernleştirdi ama liderleri ve müttefikleri için denetlenmeyen bir iktidar ve ekonomik zenginlik de getirdi.” Seçim öncesi Kılıçdaroğlu’nun “Ekonomi Danışmanı” olan Acemoğlu’nun “yeme ittifakı” dediği CHP ve elitlerine yönelik açıklamasına rağmen fonlu medyada kahraman ilan edilmesi amaca giden yolda her yolu mubah gören malum zihniyetin çirkin yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Küfretti Nobel'i kaptı!
Muhalif kesimin içine düştüğü durumu akit’e değerlendiren Gazeteci Yazar Emin Pazarcı, bakın neler söylüyor: “Bunlar profiline Atatürk profili koydukları zaman Atatürkçü olduklarını zannediyorlar. Çoğu da zaten Atatürk’le problemi olan insanlar. Atatürk düşmanı. Atatürkçü yaptıkları Daron Acemoğlu zaten geçmişte Atatürk’e sürekli küfür eden biri. Ama ilginç olan şu; Nobel Ödülü almasından çok önce, bizim basında yazan arkadaşlar oldu. ‘Bu Cumhuriyet’e, Atatürk’e küfür ediyor. Yarın da buna Nobel verirler’ dediler. Nobel ödülü almak için halktan kopuk olacaksınız. Kendi ülkenizi küçük göreceksiniz. Erdoğan’la kavga edeceksiniz. Batı zaten Erdoğan’la kavga ediyor. Bunlar da Erdoğan’la kavga ederek ‘biz de buradayız, aman ha bizi de unutmayın’ diyorlar. Bütün mesele bu. Bugün ‘Atatürkçüyüm’ diyenlerin çoğunu ben çok iyi tanıyorum. Bunlar geçmişte, ‘Burjuva Kemal’ derlerdi. Kavga ederlerdi sağda solda. Bunların Atatürkçülüğü de sahtedir, ülke sevgisi de sahtedir, her şeyi sahtedir. Onun için ben yadırgamadım bu durumu.”
Muhalifsen kaparsın
Gazeteci Yazar Serdar Arseven de şunları söyledi: “Acemoğlu’na niçin Nobel ödülü verdikleri zaten belli. Türkiye’yi küçük gören, Erdoğan’a kavga eden biri olunca ödül de geliyor. Fakat burada tamamen ters köşe oldular Atatürkçüler. Atatürkçülüğü heykele indirgemek böyle zor durumda bırakıyor bunları. Şimdi ne diyecekler? Bir misal vereyim. Zamanında Uğur Mumcu’yu arayıp, ‘Kenan Evren’e Atatürk Barış Ödülü verilmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?’ diye sormuştum. O da ‘Böyle bir darbeciye ödül verilmesi Atatürk’e hakarettir’ demişti. Ben de kendisine ‘Peki sizce bu ödül kime verilmeli?’ diye sormuştum. O da ‘hak ve özgürlüklerin, direnişin simgesi Nelson Mandela’ya verilmeli’ demişti. Gel zaman git zaman, Atatürk Barış Ödülü’ne Mandela layık görüldü. Ama Mandela bu ödülü reddetti. Bu sefer ben yine Mumcu’yu aradım. Mandela’nın ödülü reddetmesine ne dediğini sordum. Bana, ‘Mandela da kimmiş, küstah, Atatürk ödülünü buna vermek hataydı’ gibi laflar etti. Ben de kendisine ‘daha önce Mandela’ya ödül verilmeli demiştiniz’ diye karşılık verdim. Gülmekle yetindi.
Tel tel dökülüyorlar
“Yani kişilerin ideolojiye hapsedilmesi o kişileri savunanlara da, o kişiye de zarar veriyor. Burada ters köşe olanların, bir izah getirmesi gerekiyor. Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüğü için övdükleri bu şahsa şimdi ‘tü kaka’ mı diyecekler, yoksa bu Atatürk karşıtlığı ortaya çıkan şahsı bundan sonra yerin dibine mi batıracaklar? Ya da çoğu zaman yaptıkları gibi kulaklarının üzerine mi yatacaklar? Bir de bunların ölesiye savundukları, göklere çıkardıkları kişinin en meşhur kitabına göz gezdirmedikleri anlaşılıyor. Neresinden tutsan, orasından dökülüyor Atatürk istismarcılığı.”