Gündem
Eşitlik ilkesi rafa kaldırıldı! Anayasa paspas
Hukuk karşısında kim suç işlerse işlesin, mevkii ve makamı ne olursa olsun kimsenin dokunulmaz olmadığını ve yasalar karşısında herkesin eşit olması gerektiği tezini savunan CHP’liler, sıra kendilerine geldiğinde üstünlerin hukuku tezini uygulatıyor.
HABER MERKEZİ
Hukuk karşısında kim suç işlerse işlesin, mevkisi ve makamı ne olursa olsun kimsenin dokunulmaz olmadığını ve yasalar karşısında herkesin eşit olması gerektiği tezini savunan CHP’liler, sıra kendilerine geldiğinde üstünlerin hukuku tezini uygulatıyor. CHP’nin devrik lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açılan hakaret davası sonrası hiçbir resmi vasfı olmadığı halde tam 3 defa ifade vermeye yanaşmazken, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi’nin aldığı zorla getirme kararı malum zihniyetin baskısı sonucu apar topar kaldırıldı. Avukat Mustafa Doğan İnal’ın açtığı dava nedeniyle verilen karara itiraz eden ve “Siyasallaştırılmış yargı gözdağı veriyor” şeklindeki söylemlerle bağımsız yargıya geri adım attıran malum zihniyetin tepkisi, CHP’lilerin adalet mekanizması üzerindeki tahakkümünü bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan adalet skandalını gazetemize değerlendiren hukukçular, “Eşitlik ilkesinin askıya alındığını ve CHP’lilerin anayasayı paspas ettiği ” görüşünde birleşti.
Kanunlar herkes için geçerli
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Avukat Yurdal Kılıçer, şunları söyledi: “Ceza Muhakemeleri Kanununa göre mahkemeye ifade vermek için tanık, sanık ya da müşteki taraflardan herhangi biri, birkaç kez çağrıya rağmen gelmezse zorla getirme kararı çıkar. Bu herkes için geçerli bir maddedir. Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili genel başkanlığı ve milletvekilliği döneminde hakaretten dolayı savcılık soruşturma dosyası açıldı. Daha sonra bu Meclis’e fezleke olarak gönderildi. Dokunulmazlığı olduğu için fezleke Meclis’te kaldı. Daha sonra milletvekili seçilemeyince yargılama başladı ve kanuni olarak CMK gereği kendisine yapılan usule uygun tebliğ ve çağrıya yapıldı. Fakat yargıda tarafsızlığı ve bağımsızlığı savunan CHP ve avenesi aynı zamanda bu kanunun Kılıçdaroğlu için uygulanmaması gibi bir şeyi de savunabilmektedir. Bu çelişkidir. Hem yangının tarafsız olması gerektiğini ve herkese eşit davranması gerektiğini söyleyip hem de bir siyasi partiliyi ya da geçmişte siyasi parti liderliği yapmış birinin kanuna uygun yapılan çağrıya uymaması bu kişilerin ikiyüzlü olduğunu, yargıyı kendileri için siyasallaştırma hevesinde olduklarını gösteriyor. Hukuk devletinde herkes hukuk önünde eşittir. Bu kural siyasi parti liderliği yapmış biri için de geçerlidir. Kanunun ilgili maddesi tüm vatandaşlar için uygulandı diye mahkemeye karşı bir isyanda bulunmak hukukun tarafsız ve bağımsız olması gerektiği söylemine aykırıdır. Kaldı ki burada meslektaşımız Mustafa Doğan Ünal bu noktada karar verici değil. Kararı veren mahkemedir ve kanuna da uygundur.”
Hukuku CHP için istiyorlar
Avukat Yahya Turan da, şöyle konuştu: “Maalesef Türkiye’de hukuk CHP’lilere göre işliyor. Kendi gönüllerine göre karar verirse hukuk vardır, aksi halde hukuksuzluk vardır. Hukuku ihlal eden, kötüye kullanan, hukukun birilerine göre ayarlanmasını isteyen onlardır. Maddeyi okusunlar eğer maddede aykırı bir durum varsa avukatları çıksın söylesin. Dosya ile ilgili sadece avukatlar konuşabilir. Avukatı bir şey diyemiyorsa, CHP’liler sırf polemik için yorum yapıyorsa o yorumun hiçbir karşılığı yoktur. Avukatlar dışında başka açıklamalar yapmak bile yargıya baskıdır. Kılıçdaroğlu mahkemeden mi korkuyor. Eğer bir sıkıntı yoksa gider ifadeni verirsin, çıkarsın. Sizin diğer vatandaşlardan ne farkınız var? Anayasada herkes eşittir. Eğer dokunulmazlığı yoksa diğer vatandaşlardan hiçbir farkı yoktur. Ayrıca burada devlete karşı bir sorun yok. Bir şahıs onu şikâyet etmiş o da şahsın şikâyetine karşılık vermiyor. Mahkemeye gelmemek için on tane takla atıyor. Dolayısıyla CHP’liler işine gelince anayasayı, CMK’yı paspas yapmakta sakınca görmüyorlar. Kendi hesaplarına gelmeyince bütün mahalleyi ayağa kaldırıp hukuku ortadan kaldırıyorlar.”