Medya
15 bin TL'ye kıymık mı çıkarılır? Özel hastanelerin para tuzağı ifşa oldu
Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, özel hastanelere yönelik şikayetlerin artışını değerlendirdi. Altınok, vatandaşların sağlık sisteminin ticarileşmesinden rahatsız olduğunu belirtti.
Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, Türkiye’de özel hastanelere olan yoğun ilginin sebebini irdeledi. Altınok, devlet hastanelerinden özel hastanelere yönlendirilen hastaların şişirilmiş faturalarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Vatandaşların sağlık hizmetlerinin ticarileşmesinden rahatsız olduğunu ifade eden Altınok, bu durumun kamuoyunda büyük yankı uyandırdığını vurguladı. Altınok, sağlık sektörünün vatandaşları mağdur eden uygulamalarından vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi. İşte Melih Altınok'un dikkat çeken yazısı:
"Türkiye katakulliyle, rüşvetle, tehditle devlet hastanelerinden özel hastanelere yoğun bakım hastası bebekleri taşıyan, faturaları şişiren, ölümlere neden olan Yenidoğan çetesini konuşuyor.
Soruşturma derinleşirken dün adı geçen hastanelerden 9'unun ruhsatının iptal edildiği açıklandı.
Kamuoyunun konuya ilgisi yoğun, zira konu sağlık. Ve dünkü yazıma gelen yorumlardan, vatandaşın şikâyetinin sağlığın ticarileşmesinden olduğunu anlıyorum. Herkes özel hastanelerin hastaya yağlı müşteri muamelesi çekmesinden, istenen gereksiz testlerden, aşırı tedaviden, kazık faturalardan yakınıyor.
Bülent Cankurt'un Günaydın'daki yazısında bahsettiği olay durumun bir fotoğrafı:
"Eda-Sarp Evliyagil çiftinin oğulları Can Pars'ın eline okulda kıymık batmış. Eda Hanım da oğlunu okuldan alıp o ünlü grubun Maslak'taki hastanesinin acil servisine götürmüş. Görevliler kayıt yaparken fiyatı da söylemiş. Eda Hanım'dan o kıymığı çıkarmak için ne kadar istemişler biliyor musunuz? Tam tamına 15 bin TL."
Aile daha sonra bir eczaneye gidip çocuğun elindeki kıymığı ücretsiz aldırmış.
Bu işin bir boyutu. Peki, sosyal sağlık sistemimiz, devlet hastanelerimiz dünyada parmakla gösterilirken, herkesin aile hekimi varken nedir bu özel hastanelere ilginin sebebi?
Evet, tam yeri geldi ama korkmayın yine pandeminden bahsetmeyeceğim. İnsanları hastalık hastası, test manyağı, serum müptelası yaptınız, hastaneleri "uğrak yerine" çevirdiniz demeyeceğim.
"Bir bademcik ameliyatı için vatandaşın donunu alan Avrupa ülkeleri sevkleri, testleri, tahlilleri neden bu kadar sıkı tutuyor? Onlar sosyal devlet değil mi?" diye de sormayacağım.
Pazar pazar içinizi karartmayacağım, onun yerine bugünlerde hekimler arasında revaçta olan bir fıkra var, onu anlatacağım. Yaşandığını söyleyenler de var:
Devlet hastanesinin birinde hekim, sırası gelen hastayı çağırmak için kapısını açar. Bir de ne görsün, her günkü üç hastasından biri yok! Bekleme salonundaki kadınlara sorar:
Hayırdır, Hayriye Hanım nerede?
Kadınlar örgülerinden başını kaldırıp sakince cevap verirler:
Merak etmeyin doktor bey, hasta. O yüzden gelemedi.
Hekimin aldığı cevapla içi rahatlamış mıdır bilmiyorum. Ama hizmetin bile fazlasının zarar olduğu, bir süre sonra değersizleştiği, alanı da vereni de tatmin etmediği kesin."
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber: