Gündem
Sağlık Bakanı hakkında ciddi suçlama
Bebek katili 'yenidoğan çetesi' ile ilgili değerlendirme yapan Cüneyt Özdemir, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu hakkında ciddi suçlamada bulundu. Özdemir "Bakan burada yalan söylüyor" dedi.
This browser does not support the video element.
Türkiye'de, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine sebep oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri belirlenen 'yenidoğan çetesi' skandalı ile ilgili her gün iç karartıcı yeni detaylar ortaya çıkıyor.
Gazeteci Cüneyt Özdemir, Youtube kanalında yaptığı yayında Deniz Uras’la birlikte Cimer'e yazılan şikayeti ve Sağlık Bakanı'nın Özel Medilife Hastanesi'ne yaptığı ziyareti aktardı. Özdemir ve Uras’ın açıklamaları şu şekilde:
"Şimdi 12 tane bebeğin önümünden bahsediyor. Ne yazık ki, yani benim gördüğüm şey 12 değil. Bu rakamı en az 10’la hatta 100’le de çarpabilirsiniz. Çünkü bu son bir yılda olan; bir soruşturmada olanı görüyoruz. Türkiye'nin farklı illerinden, farklı içelerinden, farklı hastanelerinden o kadar çok bize… Bize geliyor. Biz kimiz ki? Biz gazeteceğiz yani sonuçta bunun Sağlık Bakanlığı’na gitmesi lazım, CİMER’e gitmesi lazım ve daha kötü bir şey oluştu, yani 1 milyon kişinin çalıştığı olağanüstü şartlarda, diyorum ya hep savaş, sanki bir savaş varmış gibi çalışıyor bizdeki hastane sistemi. Ve oradaki bütün sisteme karşı bir şüphe belirdi. Şimdi Sağlık Bakanı da hafta sonun CNN Türk’e çıktı. Ve de bütün bu olaydaki kendi rolünü ve ne yaptıklarını anlattı."
Bakanın açıklaması: Bize Mart sonunun itibariyle bir ihbar geliyor bu hastanelerde. 2024 mü Sayın Bakın? 2023.
"Şimdi bakan gerçekten doğru söylüyor. Geçen yıl Mart ayında, 23 Mart'da 2023 yılında bu şey geliyor. Çünkü en önemli merci o orada, yani şu anda bu soruşturmayı kim yönetir? En güçlü yöneten kişi İstanbul İl Sağlık Müdürü. Polis devreye giriyor, gizli dinlemeler başlıyor. Bir yandan da bunun sızdırılıp sızdırılmaması konuşuluyor. Ne oluyor ondan sonra?"
Bakan’ın denetlediğini söylediği hastanenin başhekimiyle fotoğrafı sosyal medyada!
“Ben önce ihbarı merak ettim. Tarih Mart 2023. Şimdi bu CİMER’e gelen ihbarda, kırmızı ile işaretledim, bir hastanenin ismi yer alıyor, yani Reyab Hastanesi ve Beylikdüzü Hastanesi, Medilife Hastanesi 27 Mart 2023'de CİMER’e gelen ihbarda ismi olarak belirtilmiş ve de bakan diyor ki ‘Ben gittim oraları denetledim zaten Mart ayından sonra. Kanıt bulamadık gizli tuttuk’ diyor. ‘Adamlarımız gitti geldi işte çok ciddi bir operasyon yaptık’. Yani tabloyu böyle özetliyor Sayın Bakan.”
“Şimdi o kırmızı ile işaretlediğim Beylikdüzü, Medilife hastanesinin zaten kamuoyuna da yansıdı, baş hekimi Atilla Yılmaz. Ne tesadüftür ki aylardan Temmuz, Sayın Atilla Yılmaz ile Kemal Memişoğlu buluşuyorlar hastanede yani Kemal Bey ziyarete gidiyor denetlediğim dediği hastaneye ve Kemal Atilla Bey bunu kendi Facebook sayfasından paylaşıyor ‘Lise arkadaşım, üniversite arkadaşım, büyük doktor Kemal Bey ziyaretime geldi’ diye. Burada bir tuhaflık var, ‘Denetliyoruz, adamlarımız gizli gizli gidiyor, kontrol bizde’ dediğiniz hastaneye aradan sadece 3 ay geçiyor, siz kendi kişisel olarak ziyaret ediyorsunuz ve de sosyal medyada paylaşılıyor. Anladığımız kadarıyla Lise arkadaşı. “Dosyada görüyoruz ki bu arada bazı hastanelere denetlemeler gitmiş. Ve de kendi aralarında hemşireler konuşuyor, çete konuşuyor. Çete konuşurken diyor ki; ilginç birkaç tape var; ‘Sağlık Bakanlığı'ndan haber aldık’ diyor. Hatta bir denetimci gelip söylüyor.”
“18 Ocak 2024 daha sonra olan bir tape sızıyor, kısacası burada da ‘Böyle bir haber alındı, aman dikkat edin’ diye 2 sağlık çalışanı konuşuyor. Yani buradan şunu anlıyoruz, gelen denetimler daha önceden sızdırılmış. Ama ikinci bir gariplik var. Sayın Bakan'ın bir açıklaması daha var.”
Bakanın açıklaması: Denetlemelerde, bu denetlemelerde, bakın 2023 Eylül'ün ekiminde, 16 Kasım'da, 29 Kasım'da, 18 Ocak'da, bunları devamlı denetleyelim. Artık bunlara 2024 yılında da 112 sevki yapmadık.
“Bakan burada yalan söylüyor”
“Şimdi burada da diyor ki, biz Eylül’de Ekim’de, 2023, bunun da altını çizeyim, ‘devamlı denetleme halindeydik’ diyor. 2024'den sonra da sevkiyatı engelledik o hastanelere, öyle iddia ediliyor. Bir kere, nasıl bir denetleme bu anlamış değilim. Hani Temmuz ayında çaya gidiyor kendisi. Neyse, şimdi vefat eden bebeklerimizin ölüm tarihlerine bakalım. Ne diyor, ‘Eylül'le, Ekim’de, Kasım'da devamlı denetleme halindeydik’ diyor. Bakıyorsunuz ölüm tarihlerine, Kasım, Kasım, Ekim, Kasım… ‘Ocak’ta hiç oraya sevkiyat olmadı’ diyor. Yani çocukların gitmesini engelledik 112'den. Bakıyorsunuz, Bebek Benedict, 14 Ocak’ta vefat ediyor, hastaneye giriş kaydı, Ocak 2024. Burada da bir tutarsızlık söz konusu. Yani bir yandan denetimler yapılıyor, bir yandan bebekler hala bu hastanelere sevk ediliyor, hatta dinlemeler yapılıyor ve de Bakan burada yalan söylüyor”
“Bakan beyin kafası karıştı galiba kendisini ihbar ediyor”
“’Biz buraya göndermedik’ diyor ama orada biz ölüm tarihlerini görüyoruz. Ekimde, Kasım'da bu hastanelerde ölen çocuklar bunlar, bebekler! Ve bak Benedict mesela, Ocak ayında vefat eden Benedict bebek, Bakan beyin çay içmeye gittiği hastanede vefat ediyor. Bununda altını özellikle çizmek isterim, umarım burada Bakan yanlış söylüyordur, yalan söylüyordur. Çünkü eğer bakan beyi doğru söylüyorsa burada kendisini ihbar ediyor aslında. Yani 2 ayrı şeyde ihbar ediyor. Bir; ‘Biz burada kontrolümüz altında bir tanesi hiç göndermedik’ diyor. Benedict Ocak ayında gitmiş, burada yalan söylüyor. İkincisi ‘Bizim kontrolümüz altında’ diyor ve burada hala bebek ölümleri gerçekleşiyor. Yani aslında kendi hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Diyor ki, ‘Bunlar beni denetimim altında, biz bunları bakarken böyle bir şey yaşadık’ yani. Eğer yalan söylemiyorsa, doğru söylüyorsa, savcıların buna da bakması lazım. Normal bir ülkede yani ‘Bir dakika arkadaş, sen şimdi orada İl Sağlık Müdürü olarak denetliyorum diyorsun, gidiyorsun adamla çay içiyorsun. Sonra hastaneye göndermedik diyorsun, gönderdiğimize bakıyoruz diyorsun, çocuk ölümleri devam ediyor. Ocaktan sonra hiç göndermedik diyorsun, çay içmeye gittiğin hastaneye girmiş bir çocuk hayatını kaybediyor’. Bu yani normalde herhalde Bakanın kafası karıştı sanırım, çünkü bunlar kendi kendini ihbar etmek gibi bir şey şu anda. Bütün bu sistemi, bunlar doğruysa.”