AKİT MENÜ

Gündem

Ecdada düşman Bizans'a dost

Antik Roma Hipodromu’nu gün yüzüne çıkarmak için Sultanahmet Camii’nin avlusunu kazmayı planlayan CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun yönetimindeki İBB’nin, İstanbul’un İslami sembollerine yönelik hazımsızlığını değerlendiren tarihçiler, “Bugünkü CHP 1940’ların CHP’sini mumla aratır oldu” görüşünde birleşti.

Haber Merkezi

SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL

Yerel seçimlerden önce mütedeyyin kesimden oy koparmak için cami cami dolaşarak Yasin-i Şerif okuyan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, efendilerini sevindirmeye devam ediyor. Ayasofya Camii’nin açılmasını ‘gereksiz’ bulan, Kariye Camii, Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii’nin sembollerini ayaklar altına seren İmamoğlu’nun son olarak gazetemiz akit’in dünkü nüshasında ‘Ekrem, atalarının izinde’ haberiyle ifşa ettiği İstanbul Üniversitesi’nin tarihi giriş kapısındaki ayetleri ve Sultan Abdulaziz’in tuğrasını kaldırması pes dedirtti.

Bizanslıların at koşturduğu Antik Roma Hipodromu’nu gün yüzüne çıkarmak için Sultanahmet Camii’nin avlusunu kazmayı planlayan, “Aya İrini” müzesine ait motiflere “haç” işareti koyan, Saraçhane’deki Aziz Polieuktos Kilisesi’ni ihya etme çalışmaları yürüten CHP’li İmamoğlu’nun İslam’a ve mukaddes değerlerimize yönelik peşi sıra saldırılarını akit’e değerlendiren uzmanlar, “Günümüz CHP’si 1949’ların CHP’sinin bile gerisine düşmüştür. İmamoğlu’nun ecdat yadigarları ile sorunları varsa, manevi değerlerimizle bir mesele yaşıyorsa çıksın bunu halka açıkça söylesin” açıklamasında bulundu.”

Bugünkü CHP 1940'ların CHP'sini mumla aratıyor

Konuyla ilgili gazetemize konuşan tarihçi yazar Yılmaz Altunsoy, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan İstanbulkartın üzerindeki eski bab-ı askeri şimdiki İstanbul Üniversitesi binasının kapısının üzerinde yer alan Sultan Abdülaziz’e ait, ‘Abdülazîz  Han  bin  Mahmud  el-­muzaffer  daima’ yazılı tuğra ile yine Fetih suresi 1 ve 3. ayetlerinde yer alan ‘İnnâ  fetehnâ  leke  fethan  mübînâ’ ve ‘Ve  yensurakallahu nasran  azîzâ’ ibarelerin photoshop ile kaldırılmış olması CHP cephesinde baştan bu yana değişen bir şey olmadığının en büyük delili mahiyetindedir. İstanbul Üniversitesi kapısının üzerindeki tuğra ve celi sülüs hattı ile yazılı olan ayetlerin üzerinin mermer bloklar ile kapatılması işi yeni değildir.

1933’lerin Türkiye’sini yöneten CHP zihniyeti de aynı yanlışı irtikap etmiş ve bu mübarek binanın alnında yer alan tuğra ile ayeti kerimeyi mermer bloklarla kapatmıştır. Ancak aradan geçen 16 sene zarfında halkın baskısı ve milletin CHP’nin bu günahlarına tepki vermesi sonucu 1949’da mermer bloklar kaldırılmıştır. Şüphesiz bunda 1946 yılındaki eli sopalı seçimlerde CHP’nin aslında ezici bir mağlubiyet almasının etkisi vardır. 1949’un CHP’si halka rağmen halka hizmet edemeyeceğini anlamış ve birçok yanlışından dönmüşken, aradan geçen bunca zamandan sonra eski CHP zihniyetinin yeniden hortlaması ve bugünkü CHP’nin, 1949’ların CHP’sinin bile gerisine düşerek ‘irticai’ görüntü ortaya koyması düşünen akıllar için ibretlik bir manzaradır” ifadelerini kullandı.

Rahatsız oluyorsanız açıkça söyleyin

Fetih Suresine tahammülü olmayanlar fethin mahsulü olan İstanbul’u yönetemezler diyen Altunsoy, “CHP, bu milletin tarihi ile milli ve manevi değerleri ile barışmadıkça, bu milletten asla vize alamayacağını halen anlamış değildir.

Ecdadın yaptığı bir binanın kapısında yer alan ve Peygamberimize hitaben ‘Biz sana apaçık bir fethin yolunu açtık’ yazılı olan ayete tahammülü olmayanların, ‘zulüm 1453’te başladı& demelerini ve İstanbulkart üzerindeki bu mukaddes ayeti kaldırmalarını yadırgamamak lazım. İstanbulkart üzerindeki ayeti kaldıranlar ile İstanbul’un fethini zulmün başlangıcı olarak görenlerin aynı düzlem üzerinde durmaları ne hazindir. Hem de bu hazin tabloyu sergileyenlerin bir fetih sonucu elde edilen dünyanın en güzel beldesi İstanbul’u yönetiyor olmaları da kaderin garip bir cilvesi olsa gerektir.

İstanbul İslâm'ın gözbebeğidir

“Fetih ayetinden rahatsız olanların, fethin mahsulü olan İstanbul’u nasıl yönetecekleri merak konusudur. Ey ecdadın mübarek kanıyla mahsüldar kıldığı mübarek belde olan İstanbul’u yöneten zihniyet! Eğer ecdat ile bir sorununuz varsa, eğer fethi müjdeleyen manevi değerlerimizle bir mesele yaşıyorsanız çıkın bunu halka açıkça söyleyin ve buna göre milletten oy isteyin. Seçimden önce cami cami dolaşıp, her gün Cuma namazı kılıyor olmakla halkı kandırmayın. Bu milletin tarihi sadece Lozan ile başlayamaz. Bu millet en az bin senedir gücünü de manevi değerlerinden almış bir millettir. Siz bu milletin değerlerine savaş açarak ne elde etmeyi umuyorsunuz?” açıklamasını yaptı.

Tarihçi Yazar Fahri Sarrafoğlu ise “Halkın oyları ile seçilen, halka hizmet amacıyla gelen tüm idarecilerin ortak bir cabası olmalı. Toplumu daha da birbirine yaklaştırmak, kaynaştırmak ve birliği de sağlamak olmalıdır. İdare olarak yapılacak her ne adım atılacaksa da bu ilke göz önünde tutulmalıdır. Toplumu üzen, üzecek olan, ya da toplumun bir kısmının milli, manevi değerlerine ters düşen, ya da ona zarar verme ihtimali olan konularda daha hassasiyetli davranılmalıdır. Hele bu İstanbul ise daha çok önem taşımaktadır.

İstanbul tüm Türkiye’nin değil tüm İslam aleminin gözbebeği dünyanın önemli şehirlerindendir. Bizim küçük ya da aman canım bu da mı sorun dediğimiz bazı şeyler kamu vicdanını derinden zedeler. İstanbul Üniversitesinde bulunan ayet, yazılar ve tuğra bizim ecdadımıza olan saygının bir tezahürünün yanı sıra bir medeniyetin de şiarıdır. Bu bakımdan sehven bile olsa yapılan yöntem eksikliklerine dikkat edilmeli ve kamuoyundan özür dilenerek düzeltilmelidir” şeklinde konuştu.

Yorumlara Git

Beştepe'de kritik güvenlik zirvesi! MGK'dan "Terörsüz Türkiye" vurgusu yükseldi

Kapıkule’de yükü hafifletecek karar! Yeni gümrük kapısı için düğmeye basıldı

Bilal Hancı ile İbrahim Barut'un uyuşturucu testi sonucu çıktı

İtirafçının korunması Sözcü’ye battı! Belgeniz varsa Ali İhsan Aktaş'ı rezil edin

Putin ve Şara'dan Fırat'ın doğusu için tarihi uzlaşı! Suriye'de yeni dönem başlıyor