İSLAM
21 Kasım 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü' ve 'Kıssadan Hisse'yi sizlerin istifadelerinize (21 Kasım 2024) sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْؕ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌؗ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظٖيمٌࣖ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
"İnkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler."
"Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır."
(Bakara Suresi, 6-7) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
ALLAH RASULÜ'NDEN ﷺ (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
“Güvenilirliği olmayanın kâmil imânı yoktur; ahdine sadakati olmayanın dine kamil bağlılığı yoktur.”
(Feyzü’l-Kadir, VI/381, No: 9704)
GÜNÜN SÖZÜ
"İnsan oğlunun iki önemli zaafı vardır:
1. Sevdiğinde kusur,
2. Sevmediğinde meziyet görmez."
İmam Gazali (r.a)
KISSADAN HİSSE
Hızıra söyle
Bediüzzaman Said-i Nursi Emirdağ veya Afyon hapishanesi’nde yatarken, bir gece Konya’nın Ladik kasabasına Ahmed Ağa’nın yanına geldi. Ahmed Ağa’nın yanında o anda sadece oğlu Zekeriya vardı.
Bediüzzaman tayy-i mekân ederek gelmişti. Ahmed Ağa’nın odasının eşiğinde, ellerindeki kelepçeyi ve ayaklarındaki zincirleri çözdü, içeri girdi:
“- Bu çıksın, dedi,
Zekeriya’dan ötürü, konuşacaklarım var…”
Ahmed Ağa:
“-Mahzuru yok kardeşim, yabancımız değildir, oda duysun …” dedi.
Bediüzzaman:
“-Ahmed Ağa, üstada – Hızıra – söyle, tahammülüm kalmadı, dedi. Ahmed Ağa:
“-Olur, söyleyelim kardeşim Said” dedi.
Bediüzzaman tekrar anında kelepçeyi ellerine zincirleri ayaklarına takarak geri döndü.
Bir müddet sonra aynı şekilde Bediüzzaman yine geldi ve:
“-Söyledin mi Ahmed Ağa?… Ne oldu netice?”, diye sordu.
Ahmed Ağa:
“- Söyledim kardeşim Said, söyledim” dedi.
Bediüzzaman:
“-Ne dedi Üstad? ” diye sordu.
Ahmed Ağa:
“-Sabretmeni söyledi” dedi.
Bediüzzaman bu cevabı alınca, bu defa kapıdan değil, pencereden çıkıp gitti. Yine elleri kelepçeli, ayakları zincirli idi.
Şimdi söyle bir sorulsa, hem tayy-i mekan edebiliyor, hapishaneye girip çıkabiliyor, kelepçelerini çözüp takıyor. Hemde hapishaneden çıkmak için Hazreti Hızır’dan yardım istiyor… Bu nasıl oluyor diye bir soru akla gelebilir.
Evliyalar bu güce sahiptirler. o kuvvet ve o tasarruf ellerinde var ama, izin almadan kullanamazlar. İşte Bediüzzamanda o tasarruf kendisinde olduğu halde üstadı Hızır’dan izin almadan kullanamamıştır.