AKİT MENÜ

Aktüel

'Bir teori ve pratik olarak demokrasi (4)'

Hukukçu Yazar Ömer Faruk Uysal, 'Bir teori ve pratik olarak demokrasi (4)' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi

İşte Uysal'ın kaleme aldığı o yazı;

                 15 Temmuzda sokaklarda tanklara, savaş uçaklarına ve makineli tüfek mermilerine direnen milyonlarca gerçek kahraman, "kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet", "Mustafa Kemalin askerleriyiz", "demokrasi, demokrasi " diye haykırmadılar. Tekbirler ve salavatlar getirdiler. Sadece, şapkayı alıp gitmeyen bir Cumhurbaşkanı, "ben şimdiye kadar millet iradesi üzerinde güç tanımadım, tanımıyor ve direniyoruz" gibi bir şeyler söyledi. Ne dillerde, ne gönüllerde "demokrasi" motivasyonu yoktu! Ama Batılı demokrasi teori ve felsefesine göre, aslında şanlı bir demokrasi ve hürriyet mücadelesi verilmiş oldu. Demokrasi bundan başka ve fazla bir şey de değildi. Zira defalarca açık ara seçim kazanmış meşru bir hükümete, kanlı bir darbeye kalkılıyor, ama halk, dehşetli savaş makinelerine (darbe mekaniğine)karşı, bedenleri ve çıplak elleriyle, elbette aslında ölümü öldüren imanlarıyla, korkusuzca direniyordu. Çünkü bu tarih yapıcı millet, demokrasiden daha güzel, fazla ve sahih bir şeye sahipti. Allahtan başkasına iman ve kulluk etmeme demek olan Tevhid hakikatine, Tevhid tezahürleri şehadet ve gaziliğe. Allahtan başka ve üstün hakiki bir otorite yoktur. "Demek iman ne kadar mükemmel olursa, hürriyet (demokrasi !) o derece parlar. İşte Asr-ı Saadet" (Bediüzzaman) 15 Temmuzda Türkiye, günümüzde Filistin.

                         Batı Çin'de tankın karşısında duran tek bir genci bayraklaştırdı ve alkışladı da,15 Temmuz yiğitliğinden hoşlanmadı. Çünkü onların manipülatif demokrasisi, aynen Mısırda olduğu gibi, kendi adamları, hain darbecileri demokrat, direnen milyonları ve hükümeti ise otokrat sayıyordu. Batı'ya ram olmayan, üstelik kafa tutan bir hükümet, ağzıyla kuş tutsa demokrat olamaz, diktatörlük sayılırdı! Nitekim tüm darbeleri desteklediler, Fetöcü ve PKK'lı teröristleri, hayırda yarışan sivil toplum örgütleri gibi bağırlarına bastılar. Batılı demokrasi, özgürlük, hukuk devleti gibi kavramları ve tatbikatı, yeniden ele almalıyız.

                            Sorular; Nasıl oluyorda, kanlı darbecilerin suikast timi gönderdikleri Erdoğan diktatör,  tanklar arasından yol verdikleri Kılıçdaroğlu demokrat olabiliyor? Nasıl oluyorda, millet iradesi üstünde irade tanımam diyen ve meydanlarda meydan okuyan ve direnen Erdoğan totaliter, kahvesini içerek televizyondan darbe seyreden Kılıçdaroğlu özgürlükçü oluyor? Nasıl oluyor da Türk solu, sosyalisti, demokratı ve sosyal demokratı, sela okuyanları dövüp, tankları alkışlarken, bozkurt işareti yapan, (sözümona faşistler) tankların önüne yatıyorlar? Şu dehşetli sırra o gece vakıf olan bazı solcular, Marksistler, sol'u terkedip ihtida ettiler. Bazılarıyla ahbap olduk. Küresel emperyalizmden, mutemedi CHP ve Kemalizmden başka sığınak bulamayan tatlı su solcuları, TÜSİAD'ın sosyetik salon sosyalistleri, halk için yola çıkıp, halka ve inançlarına düşman olan köksüzler. Halkların kurtuluşunu bu sefer de İmamoğlu veya Yavaş sosyalizmine bağlayanlar!

                               Demokrasi ve özgürlükleri, bir kurum, sistem, sosyoloji ve geleneklerden soyutlayıp mevcut hükümetin siyasetine indirgeyenler. Resmi ideolojinin, derin devletin, Kemalist fiili iktidar ve endokrinasyonun etkisini  görmeyenler. İndirgemeci, manipülatif demokratlar. Tayyip gider, Ekmeleddin, Muharrem,  Kemal, Ekrem veya ülkücü Mansur (!) gelirse herşeyin güzel olacağını zannedenler. İndirgemeci demokratlar!

                               CHP ve Kemalist ideolojisi otokrattır, demokrat değil.  Türkiyenin, olduğu kadarıyla mevcut demokrasisi, CHP ve resmi ideoloji muhalifi, DP, AP, ANAP, AKPARTİ iktidarlarında gelişmiştir.  CHP her türlü insan hak ve hürriyetleri ve demokrasi açılımlarına engel olmak istemiştir. CHP ve müttefikleri, mülteci ve Arap düşmanıdır. Bu düşmanlığın kompedanı Zafer partisine, üç bakanlık ve MİT müşteşarlığı sözü vermiştir. CHP HAMAS'ı terörist; işgalci, soykırımcı, İsrail'i meşru otorite kabul etmekte, soykırımı onaylamaktadır. CHP, küresel emperyalizm, Siyonizm, TÜSİAD, beyaz Türkler ve burjuva sınıflarıyla uyumludur. CHP'nin kadim Müslüman Türk (Kürd) kültür ve medeniyetine muhalefeti vardır. CHP'nin dehşetli terör örgütleri PKK ve FETÖ'nün  tasfiyesine de muhalefeti vardır. Fakat bunu insan hakları şalı ve demokrasi illüzyonu ile estetize etmektedir. CHP, "Burası Atatürk Türkiyesi" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" demektedir. CHP seçmeni "ikinci Atatürk" özlemindedir. Türkiyede anayasal, yasal ve fiilen, Atatürk'çü olma zorunluluğu vardır!Atatürk'ün genel başkanı olduğu tek parti ise CHP. CHP Türkiyenin zorunlulu, resmî, ve imtiyazlı partisidir. Kemalizm ve tek partisi CHP'ye bitimsiz bir iktidar tasarlanmıştır. Kimsenin Kemalist olmama hakkı yoktur. En azından Kemalist olmayanların iktidar olma, bu ülkede yaşama hakkı yoktur! Bugünkü CHP'de bunun gölgesinde siyaset yapmaktadır ve oldukça memnundur!

                             Batı(ABD-AB) demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerine, Filistin cephesinden de bakarsak. Bir defa cephe, İsrailden ibaret değil. Batı'da bütün yüzsüzlük ve ahlaksızlığıyla İsrailin yanındadır. Tarihin, videolar ile belgeli tek ve en dehşetli soykırımı, Batı demokrasisi ve insan hakları bakımından hiçbir sorun oluşturmuyor. Bilakis, Ortadoğudaki tek demokrasinin (İsrailin)  soykırım hakkının da bulunduğu, İsrailin kendini savunma (saldırma) hakkının herşeyin üzerinde olduğunu, hayasızca ifade etmekten geri durmuyorlar. Destek sözden ibaret değil. Her türlü cephane yardımı, hatta ABD özel harekatı, soykırım nasıl daha etkili yapılır ve tamamlanır öğretiyorlar. Batı demokrasi, insan hakları ve özgürlükleri, Batı medeniyeti işte budur ve bundan ibarettir! Bu demokrasiden Müslümanlar (ötekiler) lehine bir şey çıkmaz, aleyhine ise herşey çıkar. Hep öyle oldu ve olacak. Demokrasi ve özgürlükler, kötülük ve zulümlerinin üzerini örttükleri bir sihirbaz şalıdır. Temellük edip, tekellerinde tuttukları demokrasi bir illüzyon türüdür. Kendi içlerinde olsun birazcık işe yarar demokrasileri olsaydı. Bu zulmü protesto eden gösteriler azıcık olsun işe yarardı. Yaramıyor, yaramayacak. Sözkonusu İsrail ve Batının ali menfaatleriyse, gerisi teferruattır çünkü.

Yorumlara Git

Rusya'dan İran'a destek iddiası! Hedef listesi verdi

Terör devleti hedefleri onayladı! Geri sayım başladı

Kuveyt’teki Ali el-Salim Üssü’ne İHA saldırısı iddiası! 15 Amerikan askeri yaralandı

Hizbullah, katil sürüsüne ait 52 hedefi vurdu

Katil Netanyahu köşeye sıkıştı! Trump'tan İran'la ateşkes istedi