AKİT MENÜ

Gündem

İhanetin açığa çıktığı ilk gün

Türkiye’nin demokratik siyasetini ve milli egemenliğini baltalamaya çalışan FETÖ’cü hainlerin kalkıştığı 17-25 Aralık yargı darbesinin üzerinden tam 11 yıl geçti. Okyanus ötesinden talimatla harekete geçen ve ruhunu 1 dolara satan Fetullahçı çete, hazırlanan fezlekeler, gayri resmi yollarla elde edilmiş izleme kayıtları ve evlerde yapılan aramaların montajlanmış görüntüleri ile AK Parti iktidarını düşürmeye çalışmıştı.

Haber Merkezi

Sebahattin Ayan  İstanbul

Bundan tam 11 yıl önce düğmeye basan FETÖ’cü hainler, devleti zor duruma düşürmek ve AK Parti hükümetine birçok koldan darbe vurmak için karanlık operasyonlarını uygulamaya başladı. 17 Aralık 2013’te harekete geçen Fethullahçı hainler, yalan ve iftiralarla, düzmece tapelerle ve sahte delillerle hazırladıkları yolsuzluk kılıflı operasyonla iktidarı devirmeye çalıştı.

Dershanelerle başladı

40 yıl boyunca istihbarat, emniyet, silahlı kuvvetler ve yargı gibi devlet bürokrasisi ile sivil toplumun her kademesine sızan Fetullahçı Terör Örgütü, iftira ve kumpasları ile sayısız insanı toplum nezdinde itibarsızlaştırdı. Sosyal hayatı, kontrol ettiği medya organları ve dizayn ettiği siyasi figürler vasıtasıyla yıllarca kendisine alıştırdı. Teröristbaşı Fetullah Gülen’in alçak örgütünün büyüsü ilk kez 2013’te dershanelerin kapatılmasıyla bozulmaya başladı. Örgütün ülkeyi tamamıyla işgal etmesinin önünde en büyük engel olarak gördüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti hükümetini yıkmak için her türlü ihanete başvuruldu. Bu girişimler FETÖ için sonun başlangıcı oldu.

İlk kumpas MİT'e

FETÖ’nün yargıdaki üyeleri, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 kişiyi, kapatılan Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine ifadeye çağırmasıyla başlayan kumpaslar zinciri o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ameliyatının ertelenmesi sonucu ortaya çıkmış örgütün planları altüst olmuştu. FETÖ, MİT kumpasının başarısız olmasının ardından 17/25 Aralık kumpası için harekete geçti. Özel yetkili savcılıkta görev yapan FETÖ’cü savcılar, 6 Mart 2012’de 40’tan fazla kişi hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından soruşturma açtı. FETÖ, bu soruşturmayı tam hakimiyet kurduğu özel yetkili savcılıkta sürdürdü. Kanuna aykırı yürütülen soruşturmada, 25 Aralık 2013’e kadar birçok dinleme kararı verildi. Haklarında soruşturma yapılması kanunen izne tabi olan veya mümkün olmayan Başbakan, bakan ve üst düzey devlet idarecileri hukuka aykırı olarak dinlenerek, şüpheli olmadıkları dosyaya eklendi. 17 Aralık 2013’te, 25 Aralık kumpasının başındaki savcı Muammer Akkaş, polise verdiği talimatla soruşturmanın sonlandırılması ve fezlekesinin kendisine gönderilmesini istedi.

Sadece çetenin haberi vardı

FETÖ’nün firari sanıklarından Zekeriya Öz ve Celal Kara, 17 Aralık günü büyük bir operasyon başlattı. AK Parti Hükümetine yönelik yolsuzluk kılıflı kirli operasyon ile Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde AK Parti’yi yok etmeyi hedefleyerek, hükümetin istifa etmesi ve devasa projelerin durdurulmasına yönelik operasyon zinciri başlattı. Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın çocukları ile işadamları Ali Ağaoğlu ve Rıza Sarraf gibi isimleri gözaltına alındı. Muammer Güler ise baskınlardan oğlu gözaltına alınınca haberdar oldu. 17 Aralık darbe girişimini yöneten Fetullahçı savcıların, İstanbul Başsavcısına haber vermeden operasyonu başlatması, soruşturmanın detaylarının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne (UYAP) girilmemesi de hukuksuzluğu gözler önüne seriyordu.

MEDYA KULLANILDI

Operasyon günün sabahında bazı gazetecilerin maillerine operasyon bilgileri, hazırlanmış haberler, fezlekeden detaylar gönderildi. Montajlanmış kayıtlar 17 Aralık sabah saatlerinden itibaren Zaman, Bugün ve Taraf gazetelerinin internet sitelerinde çarşaf çarşaf yayınlandı. FETÖ’cü savcıların hukuksuzlukları, 17 Aralık’ın milli iradeye müdahale amacı taşıdığını ortaya koydu. Kirli operasyonu gören Erdoğan ise darbe girişimine direndi. Halkın da desteğiyle FETÖ’nün 17 Aralık yargısal darbe girişimi püskürtüldü. Bu süreçten sonra FETÖ’nün karanlık, zorba ve acımasız örgüt yapısı çorap söküğü gibi günden güne sökülmeye başladı. Türkiye’yi şoke eden yasadışı dinlemeler, özel hayata dair mide bulandırıcı görüntüler, havada uçuşan sahte belgeler, ardı arkası gelmeyen kumpas zincirleri gün yüzüne çıktıkça insanlar şaşkınlık, hayret ve merakla olup biteni izledi.

17 ARALIK KUMPAS DÂVÂSI

Soruşturma sonucunda o dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan İrfan Fidan, 17 Aralık kumpasına ilişkin 621 sayfalık iddianame hazırlayarak, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Birçok FETÖ iddianamesinde olduğu gibi bu iddianamenin de 1 numaralı şüphelisi FETÖ elebaşı Fetullah Gülen olurken, eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı, Nazmi Ardıç, Hamza Tosun ve Yasin Topçu ile 62 polis için “silahlı terör örgütüne üye olma”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, gizliliğin ihlali” suçlarından çeşitli cezalar istendi. 12 Aralık 2016’da başlanan ve terör örgütü elebaşı Gülen ile eski emniyet müdürlerinin de aralarında bulunduğu 10’u tutuklu, 6’sı firari 67 sanığın yargılandığı dava, 18 Mart 2019’da sona erdi.

Hesapları soruldu

FETÖ kumpasının baş aktörlerinden örgüt üyesi savcılar hesap vermemek için firar etti. FETÖ üyesi eski savcılardan Muammer Akkaş, Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç yurt dışına kaçarken Emniyetteki FETÖ mensuplarına yönelik 22 Temmuz 2014’te başlayan operasyonlarda, çok sayıda emniyet müdürü ve polis gözaltına alındı.

Sanıklardan Yakub Saygılı, Kazım Aksoy, Yasin Topçu, Nazmi Ardıç, İbrahim Şener, Mehmet Akif Üner, Arif İbiş, İsmail Arpacı, Mustafa Demirhan, Mehmet Sait Sevinç, Ahmet Kalender, Ahmet Üzümcü, Ayhan Arıkanoğlu, Duran Denizci ve Adem Atik müebbet hapisle cezalandırıldı. Elebaşı Fetullah Gülen, eski emniyet müdürü Hamza Tosun, ABD’ye gittiğinde 50 bin dolar yardım aldığı itirafında bulunan Hüseyin Korkmaz, eski polisler Alparslan Çalışkan, Sinan Sağyalavaç ve Hayri Akın’ın dosyalarını firari olmaları sebebiyle ayırdı.

Yorumlara Git

“Saç örme” akımına destek veren terör şakşakçısı hemşire anında enselendi! İfadesinde bakın nasıl çark etti

Operasyon çocuklarından Başkan Erdoğan’a yeni iftira

Türkiye’nin gözü bu davada! Aziz İhsan Aktaş davası başladı

Almanya’dan geri adım: Ukrayna’ya Patriot verilmeyecek

İstanbul’da dev operasyon: Yasa dışı bahiste büyük para trafiği