AKİT MENÜ

Gündem

İstanbul'u kana bulayacaklardı! Suriye'nin intikamı mı?

İstanbul'da DEAŞ'e yönelik operasyonda, ikisi kadın 3 hücre üyesinin cep telefonunda el yapımı patlayıcı ve intihar yeleği yapımına ilişkin bilgilere ulaşıldı.

IHA
Güncelleme Tarihi:

This browser does not support the video element.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube ekipleri, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ’ın Türkiye’deki faaliyetlerinin deşifre edilmesi, örgüt mensuplarının tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Polis ekipleri, söz konusu örgütle bağlantılı olan üç hücre üyesini yakın takibe aldı. Yapılan teknik ve fiziki takibin sonunda İstanbul’un Bağcılar ilçesinde bir hücre evine operasyon düzenlendi.

Özel harekat timlerinin de katıldığı baskında DEAŞ bağlantıları deşifre edilen, örgüt içerisinde çatışma bölgeleriyle de irtibatlı olduğu anlaşılan M.A., R.K. ve T.A. adlı ikisi kadın 3 terörist yakalandı. Hücre üyelerinin üzerinden çıkan dijital materyallerinde ve cep telefonlarında el yapımı patlayıcı ve intihar yeleği yapımına ilişkin bilgiler ortaya çıktı. 3 DEAŞ ferdi sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Yerleşkesine götürüldü.

Eylem arayışında oldukları anlaşılan üç zanlının Türkiye’de bağlantılı oldukları kişiler ve irtibatları çok yönlü olarak mercek altına alınırken, her 3 terörist de TEM şubede çapraz sorguya alındı. Saldırı hazırlığındaki şüpheliler ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından geçtiğimiz Cuma günü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. 3 şüpheli sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yorumlara Git

Az kalsın onlarca şehit veriyorduk! Türkiye'den angajman hamlesi: İsrail'e set çekilecek

Yücel Kaya'dan Türker Ertürk'e sert tepki: Türk düşmanlığı daha nasıl olur?

Pandemi bitti ama birbirimizden uzaklaşma bitmedi!

Belediye parası ile yolsuzluk savunması: Ali Karahasanoğlu’ndan çarpıcı analiz

Teröristbaşından Özgür Özel'e mesaj: “Demokrasinin yolu Silivri'den değil, İmralı'dan geçer”