AKİT MENÜ

İSLAM

25 Aralık 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü' ve 'Kıssadan Hisse'yi sizlerin istifadelerinize (25 Aralık 2024) sunuyoruz...

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

VAHYİN DİLİNDEN

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّامٖينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَٓاءَ لِلّٰهِ وَلَوْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَبٖينَۚ اِنْ يَكُنْ غَنِياًّ اَوْ فَقٖيراً فَاللّٰهُ اَوْلٰى بِهِمَا فَلَا تَتَّبِعُوا الْهَوٰٓى اَنْ تَعْدِلُواۚ وَاِنْ تَلْـوُٓ۫ا اَوْ تُعْرِضُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيراً

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

" Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”
(Nisâ Suresi - 135)
(Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

ALLAH RASULÜNDEN (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

"Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran." (Tirmizî, Birr, 55)

GÜNÜN SÖZÜ


 

KISSADAN HİSSE / KISA DİNİ NASİHATLER

Bahâeddîn Nakşibend (k.s.) sözleri

Bizim yolumuz, Allah Teâlâ’nın gösterdiği kurtuluş yoludur. Çünkü bu yol, sünnete uymak ve ashâb-ı kirâma tâbî olmaktır. Bu sebeple yolumuzda az zamanda çok kazanç elde edilir.

Yolumuz, sohbet ve muhabbet yoludur. Sahâbe-i kirâmın yolunun sohbet olduğu gibi... Hayır ve bereket, beraberliktedir; beraberlik de sohbetle olur. Yalnızlığa (inzivâya) çekilmekte şöhret tehlikesi de olabilir, şöhret ise âfettir.

Bizim yolumuzda olan kimselerin şu üç şeye dikkat etmesi gerekir:

Birincisi; Allah Teâlâ’ya karşı edebdir. Yâni zâhiri ve bâtını ile tamamen kulluk içinde olmalı, Allah Teâlâ’nın bütün emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınmalı, Allah Teâlâ’dan başka her şeyi gönülden çıkarmalı ve nîmetleri Allah yolunda seferber etmelidir.

İkincisi; Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e karşı edebdir. Bu da; ibâdet, muâmelât ve bütün davranışlarda O’na muhabbetle uymaktır.

Üçüncüsü; seni irşâd eden Hak dostuna karşı edebdir.

Yenilecek bir gıdâ, bir yiyecek, her ne olursa olsun gafletle, öfke ile veya istemeyerek hazırlanmış ve tedârik edilmişse, onda hayır ve bereket yoktur. Zîrâ ona nefs ve şeytan yol bulmuştur. Böyle bir yiyeceği yiyen kimsede, mutlaka feyiz ve huzurunu bozacak bir netice meydana gelir. Gaflete dalmadan yapılan ve Allah Teâlâ’yı düşünerek yenen helâl ve hâlis yiyeceklerden hayır meydana gelir. İnsanların hâlis ve sâlih ameller işlemeye muvaffak olamamalarının sebebi; yemede ve içmede harama, şüpheli şeylere ve kul haklarına dikkat etmemeleridir. Her ne hâl olursa olsun, bilhassa namazda huşû ve huzur hâlinde bulunmak, zevkle ve gözyaşı dökerek namaz kılabilmek; helâl lokma yemeye ve yemeği Allah Teâlâ’yı hatırlayarak pişirip O’nun huzûrunda imiş gibi yemeye bağlıdır. Vücûdu haram lokma ile beslenmiş olan bir kimse, namazdan bir neşve duyamaz.

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in:

“Namaz, mü’minin mîrâcıdır.” (Süyûtî, Şerhu İbn-i Mâce, I, 313) ifâdesinde hakîki namazın derecelerine işâret vardır. Namaza duran kimsenin, iftitâh tekbîrini söylerken, Allah Teâlâ’nın azametini, yüceliğini düşünerek, huşû ve huzur hâlinde olması gerekir. Öyle ki, bu hâlini istiğrak, yâni kendinden geçme hâline eriştirmelidir. Bu hâlin zirvesi, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dedir.

“Lâ ilâhe illâlâh” kelimesini söylemenin hakîkati, Allah Teâlâ’dan başka ne varsa hiçbirini kalbde put hâline getirmemektir. İslâm dîninin hükümlerini îfâ etmek, yâni emirleri yapıp yasaklardan sakınmak; haramları, şüpheli şeyleri, hattâ mübahların fazlasını terk etmek, ruhsatlardan uzak durmak, mübahları zarûret miktarınca kullanmak, tamâmen nûr ve safâdır. Aynı zamanda evliyâlık derecelerine kavuşturan bir vâsıtadır. Velâyet derecelerine bunlarla ulaşılır. Uzak kalanların hepsi, bunlara dikkat etmediklerinden uzak kalırlar ve kendi arzularına uyarlar. Yoksa Cenâb-ı Hakk’ın feyzi her an gelmektedir.

 

 

Yorumlara Git

Ali Karahasanoğlu’ndan Bülent Arınç’a ‘gayretullah’ çıkışı: Önce bunu öğren!

Bahçeli’den net mesaj: Bu yoldan dönüş yok!

Ünlü market zinciri fon mağduru çıktı! Fondaki para dudak uçuklattı

Riyad’daki havalimanına Husi saldırısında bilanço ağırlaştı: 12 ölü, 309 yaralı

Yalova depremi sonrası korkulan soruya yanıt! Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama