İSLAM
30 Aralık 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü' ve 'Kıssadan Hisse'yi sizlerin istifadelerinize (30 Aralık 2024) sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
مَا سَلَكَكُمْ فٖي سَقَرَ
قَالُوا لَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلّٖينَۙ
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْكٖينَۙ
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَٓائِضٖينَۙ
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّٖينِۙ
حَتّٰٓى اَتٰينَا الْيَـقٖينُؕ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
“Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir?”
Onlar şöyle cevap verirler:
“Biz namaz kılanlardan değildik;
Yoksulu doyurmuyorduk;
(Günaha) dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk,
Ceza gününü de asılsız sayıyorduk,
Sonunda bize ölüm geldi çattı.”
(Müddessir Suresi: 42-47) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ
Bu kümedeki âyetlerde iman veya inkâr konusunda yapılan tercihin sonuçları anlatılmakta, kişinin tercihine göre cennetteki nimetlere kavuşacağı veya cehennemdeki azaba sürükleneceği bildirilmektedir. 38. âyetle her nefsin yaptıklarına karşılık rehin olarak tutulması, sorumluluğun ferdî olduğunu, her insanın dünyadaki iman ve itaatine göre hesap gününde ödül veya ceza alacağını, geleceğinin yani kendini rehin olmaktan kurtarmanın buna bağlı olduğunu ifade eder. Kısacası insana ebedî kurtuluşu sağlayacak olan da onu ebedî felâkete götürecek olan da benimsediği inancın doğruluğu veya yanlışlığı, amellerinin ilâhî iradeye uygun veya aykırı oluşudur. İnancı bâtıl, ameli bozuk olanı en yakınları bile kurtaramaz; nitekim Hz. Nûh öz oğlunu, Hz. İbrâhim öz babasını kurtaramamıştır (bk. Hûd 11/45-46; Tevbe 9/114). Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
ALLAH RASULÜ'NDEN ﷺ (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
إِنَّ بَيْنَ الرَّجُلِ وَبَيْنَ الشِّرْكِ والكُفْرِ تَرْكَ الصَّلاةِ
"Gerçekten kişi ile şirk ve küfür arasında namazı terk etmek vardır”
(Müslim, Îmân 134. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 15; Tirmizî, Îmân 9; İbni Mâce, İkâmet 17)
GÜNÜN SÖZÜ
KISSADAN HİSSE / KISA DİNİ NASİHATLER
Ön Yargı
Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu dogmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın vardı...
Kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar.
Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.
Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.
Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur.
Anne odaya yönelir…
Ve odada beslediği beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.
Bazen acele etmek ön yargı ile davranmak insanın pişman olacağı işler yapmasına sebep olur.