AKİT MENÜ

Tarih

Abdülehad Davud’un Vefatı (İlahiyatçı Yazar)

Abdülehad Davud’un Vefatı (İlahiyatçı Yazar)

Güncelleme Tarihi:

İslam dinine geçmesiyle Abdülehad Davud adını alacak olan David Benjamin hakkında en detaylı bilgiye, Islamic Review’de yayınlanan, yazarı belirtilmemiş bir biyografi vasıtasıyla sahibiz. Buna göre, David Benjamin Urmiye’de 1866’da dünyaya geldi ve hayatının ilk dönemlerini geçirdiği bu bölgedeki Amerikan Koleji’nde, ilk öğrenimini aldı 

Abdülehad Davud bunun ardından, temel amacı Nasturi Hıristiyan halkın durumunu iyileştirmek olan bölgede faaliyet gösteren bir misyoner teşkilatına katıldı ve bu misyon teşkilatında üç yıl öğretmen olarak görev aldı. Burada faaliyetlerini gösterirken bazı dergilerde makaleler kaleme aldı. 

1892’de Cardinal Vaughan tarafından felsefe ve teoloji alanında kendisini daha da geliştirmesi amacıyla Roma’da bulunan Pontificio Collegio Urbano’ya gönderildi. 1895’te rahip olarak atandı. Aynı yıl Urmiye’de bulunan Fransız Lazarist Misyonu’na katılmak amacıyla ülkesi İran’a tekrar geri döndü. 

1897’de Kardinal Perraud başkanlığında Fransa’da toplanan kongrede Doğu Katoliklerini temsil etmek üzere bağlı bulunduğu başpiskoposluk tarafından delege olarak gönderildi. Burada okuduğu tebliğde bölgedeki Nasturiler arasındaki Katolik eğitim sisteminin düşüklüğünden dert yanıyor ve gelecekte Rus Ortodoks Kilisesi’nin bölgeye olası etkilerini tartışıyordu.

Davud’un Islamic Review’deki biyografisine göre, Hıristiyanlığın bu parçalanmışlık durumu kendisine Hıristiyan dini hakkında bazı sorgulamalara yöneltti. Uzun süreli bir kararsızlığın ardından ise kilisedeki tüm görevlerinden istifa etti. Devamında ilkin Posta idaresinde, ardından ise Veliaht Prens Muhammed Ali Mirza’nın hocası ve tercümanı olarak üç sene çalıştı ve İngiltere’ye gitti.

İngiltere, Davud’un hayatı için önemli bir dönüm noktasıydı, çünkü Hıristiyan dinindeki en önemli akide olan teslîsin yok sayıldığı ve tevhid inancını ihtiva eden İngiliz Üniteryanizmi’ni burada kabul etti. 1904 yılında kendi cemaatinin görevlendirmesi ile İran’a geçerken uğradığı İstanbul ise Şeyhülislam Cemaleddin Efendi ile yaptığı görüşmelere vesile oldu ve burada Müslüman oldu.

1904’teki ihtidasının ardından Davud, Osmanlı vatandaşlığına kabul edildi. 1905 ile 1906 arasında Darüşşafaka’da öğretmenlik yaptı. Aynı zamanda kısa bir dönem Eğitim Bakanlığı’na bağlı bulunan Encümen-i Teftiş ve Muayene komitesi’nde bulunduktan sonra, 1914’te Cerîde-i İlmiyye mecmuasının yazı işleri memurluğuna ve Şeyhülislamlığa bağlı Fetvahâne Mektûbî Kalemi’ne girdi 

Ömrünün uzunca bir döneminde farklı kültür ve diller ile etkileşim içerisinde olan Abdülehad Davud, başta Kitab-ı Mukaddes’in kaynak dilleri olan Latince, Eski Yunanca, İbranice ve Süryanice olmak üzere İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Farsça, Türkçe, Arapça gibi günümüz dillerini de bilmekteydi.

Hıristiyanlık konusundaki bilgisi, yirminci yüzyıl şartları da göz önüne alındığında sıradan bir Müslüman ile karşılaştırılamayacak derecede fazladır. Bu ise yazılarını toplum ve okuyucu önünde çok daha saygıdeğer bir konuma ulaştırır. Zira Davud’un din değiştirme serüveni, doğup büyüdüğü Keldani Kilisesi ile başlayıp Uniteryanliğe ve en nihayetinde ise İslam ile sonuçlanmıştır. (https://openaccess.ihu.edu.tr)

 

Yorumlara Git

Aleyna'nın da yoldan geçerken ciğerine kaçmıştı! Manken Didem Soydan'ın uyuşturucu savunması güldürdü

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül: Asıl Çelik Kubbe'miz 86 milyonun kardeşliğidir

CHP’li Tanju 41 yıllık esnafa kan kusturmuş

İspanya’dan ABD’ye "boyun eğmeyin" çağrısı! Sanchez, Trump’ın tehditlerine meydan okudu!

Ekrem İmamoğlu: Ben basiretsiz bir suç örgütü lideriyim!