Gündem
DEM, şimdi de Alevileri kışkırtıyor
PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik terör örgütünü lağv etme ve şartsız silah bırakma çağrısı sonrası görüşmeler yürüten DEM, ‘mezhepçilik’ üzerinden yeni bir sabotaja girişti. “Aleviler Barışı Konuşuyor” adlı sözde panelde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, elebaşının “Alevi sorunu”nun da çözülmesini istediğini savundu. Anadolu Alevi Ocakları Genel Başkanı Emrah Uslu ise, “Alevi sorunu bebek katiline mi kalmış” sözleriyle tepki gösterdi.
Sebahattin Ayan İstanbul
Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan yeni süreçte somut bir ilerleme kaydedilemezken, Kandil’den talimatlı DEM Parti huzur iklimini sabote etmeyi sürdürüyor. Silah bırakmaya yönelik çağrı karşısında net bir tutum sergilemeyen DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, şimdi de Aleviler üzerinden sinsi bir provokasyona soyundu. İstanbul’da düzenlenen “Aleviler Barışı Konuşuyor” adlı sözde panelde konuşan Bakırhan, İmralı’da gerçekleşen ikinci görüşmede, “Abdullah Öcalan, ‘Demokratik bir barış zemininin sadece Kürt sorununu çözmek için değil, bu ülkede tarih boyunca yaşanmış Alevi sorununu çözmek, eşit yurttaşlık hakkı temelinde bütün farklı halkların ve inançların temsil edilmesini sağlamak için çalışıyorum. Bunun sözde değil özde gerçekleşmesi ve demokratik bir anayasayla güvence altına alınması için çalışıyorum’ dedi. Bunu da siz canlarımızla özel olarak paylaşmayı önemli buluyoruz” şeklinde konuşarak sanki ülkede bir Alevi sorunu varmış gibi algı oluşturmaya çalıştı. Bakırhan’ın buram buram provokasyon kokan sözleri, süreci sabote etmeye ve Alevi yurttaşları kışkırtmaya yönelik bir ihanet girişimi olarak değerlendirildi.
BİZİ TEMSİL EDEMEZLER
Konuyla ilgili olarak gazetemize konuşan Anadolu Alevi Ocakları Genel Başkanı Emrah Uslu ise, şunları söyledi: “Alevilerin sorunlarını çözmek, bebek katili Apo’ya mı kalmış? Bu toplumu kendi yanlarında göstermeye çalışmalarını işgüzarlık olarak görüyorum ve kesinlikle kabul edilemez buluyorum. Alevi toplumuyla herhangi bir bağlarının olmadığını ve temsil edemeyeceklerini çok iyi biliyoruz. Toplumumuzun siyasete alet edilmesini kınıyoruz. Bugün Aleviler, kimliklerini açıkça ifade edebilecek bir konuma gelmişlerdir. Artık rahatlıkla ‘ben Aleviyim’ diyebilmektedir. Bu, milletimizin kaynaşması ve birlikteliğinin bir göstergesidir. Ancak bu durumu birtakım siyasi oyunlar olarak görenlere karşı dikkatli olunmalıdır. DEM Partisi içinde Alevi kimliği adı altında hareket eden ve Almanya güdümünde olan bazı şahısların açıklamalarını esefle kınıyorum. Türk bayrağına, Türk milletine ve Türklüğün özü olan Alevi toplumu olarak devletimizle ve milletimizle biriz, bütünüz. Bizi bölmeye ve parçalamaya kimsenin gücü yetmez, buna kalkışmak da kimsenin haddi değildir. Apo’nun ise hiç değildir. Suriye’deki rejim değişikliğinden kaynaklanan boşluktan hemen iftira ve yalana sarıldılar. Alevi toplumları olarak gerçekleri çok net bir şekilde görüyoruz. Coğrafyamızda Alevilerle ilgili birçok sorun çözülmeye başlandı. İlerleyen süreçte sorunların hepsinin çözüleceğinden de eminiz. Bu normalle sürecinden rahatsız oluyorlar. Alevi toplumu üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Yalanlar ve iftiralarla alevi toplumlarını kışkırtmaya çalışıyorlar. Alevi toplumu bunların oyununa gelmeyecektir.”