Tarih
1 Mart 1958: Üsküdar Vapuru faciası
Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz kazalarından “Üsküdar vapuru faciası”ın üzerinden 67 yıl geçmesine rağmen olayın izleri hala hafızalardan silinmiyor.
1 Mart 1958 tarihinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin Üsküdar adlı şehir hatları vapurunun İzmit Körfezi’nde çıkan fırtına nedeniyle alabora olduktan sonra battığı faciadır. Faciada resmî rakamlara göre çoğunluğu öğrenci 392 kişi yaşamını yitirdi. Üsküdar vapuru faciâsı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bugüne kadar meydana gelen en ölümlü sivil deniz kazası oldu.
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Denizcilik Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Bamyacı da, 67 yıl önce yaşanan “Üsküdar Vapuru faciası”na ilişkin, daha önceki bir beyanatında “Üsküdar Vapuru faciası, Osmanlı dönemindeki Ertuğrul faciasından sonra en çok ölümlü kazadır.” açıklamasında bulundu.
Dr. Muhammed Bamyacı’ya göre Gemiye paso göstererek binenlerin kaydı tutulmadığı için yolcu ve kazada yaşamını yitirenlerin sayısı hakkında kesin rakam verilemiyor. Bazı kaynaklarda 392 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Diğer bir konu da o tarihte gemi kurtarma ve tahlisiye işlemleri için İzmit Körfezi’nde görevlendirilmiş bir istasyon yoktu. O dönemdeki bilhassa askeri gemilerin büyük çoğunluğu buharlı gemilerden oluşuyordu.
“Üsküdar”, Şirket-i Hayriye için Almanya’nın Elbing şehrinde Schichau Tersaneleri tarafından inşâ edilmiş ve 1927’de 72 baca numarası ile denize indirilmiş küçük bir yolcu vapuruydu.[3]
1 Mart 1958’de İzmit - Gölcük arasında sefer yapan Üsküdar vapuru, İzmit’ten hareket ettikten sonra Derince yakınlarında şiddetli rüzgâr sebebiyle alabora olarak battı. Her ne kadar resmî rakamlar ilân edilmişse de, faciâda hayatını kaybedenlerin sayısı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bazı kaynaklara göre 200-300, görgü tanıklarının ifadelerine göre ise 400 ile 500 yolcu hayatını kaybetti.[4]
1950’li yıllarda Karamürsel ve Gölcük’te lise yoktu. Kara ulaşım vasıtaları da kısıtlıydı. Bu sahil ilçelerinin gençleri aynı zamanda ekonomik olan vapur yolculuğunu tercih ediyorlardı. Cumartesi günleri yarım gün eğitim verildiğinden, öğle tatiliyle birlikte öğrencilerin tamamına yakını vapura bindi. Yolcuların çoğunu İzmit Lisesi ile İzmit Sanat Enstitüsü’nün talebeleri oluşturuyordu. Faciada sadece 40 yolcu kurtulabildi, diğerleri Üsküdar vapuru ile birlikte dalgaların arasında kayboldu.
Derince açıklarına gelindiğinde şiddetli fırtınaya yakalanan ve çoğu kısmı ahşap olan Üsküdar vapurunun kaptan köşkü uçtu. İdaresiz kalan vapur, yan yatarak battı.
Gölcük’teki Donanma Komutanlığı’ndan hareket ederek yardıma gelen denizaltı ve savaş gemileri, denize düşen yolcuların ancak küçük bir bölümünü kurtarabildi.