Kadın - Aile
Airfryer tehlike mi, mucize mi? Kanser tartışması alevlendi!
Mutfaklarda yağsız pişirme devrimi başlatan airfryer’ler, son yıllarda sağlıklı beslenmek isteyenlerin vazgeçilmezi haline geldi.
Mutfaklarda yağsız pişirme devrimi başlatan airfryer’ler, son yıllarda sağlıklı beslenmek isteyenlerin vazgeçilmezi haline geldi. Kızartmalara olan düşkünlüğü devam ettirirken, fazla yağ tüketimini azaltan bu cihazlar, özellikle fit yaşam ve diyet yapanların favorisiydi. Ancak son zamanlarda airfryer’lerle ilgili ciddi endişeler gündeme gelmeye başladı. Yüksek sıcaklıklarda pişirme sürecinde ortaya çıkan akrilamid adlı kimyasalın kanserojen etkileri olup olmadığı tartışılıyor.
Harvard Üniversitesi’nden Dr. Saurabh Sethi, bu konuda yaptığı açıklamada, airfryer’lerin geleneksel derin yağda kızartmaya kıyasla daha az zararlı bileşik ürettiğini belirtiyor. Ancak akrilamidin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerinin tam olarak bilinmediğini de ekliyor.
Airfryer’ler Nasıl Çalışıyor?
Öncelikle airfryer’in çalışma prensibini anlamak önemli. Bu cihazlar, yüksek hızlı sıcak hava sirkülasyonu sayesinde yiyecekleri çıtır çıtır yapıyor. Yani derin yağda kızartmayı taklit eden bir sistem kullanıyor ancak çok az yağ ya da hiç yağ gerektirmiyor. 175-400°F (80-200°C) arasında değişen sıcaklıklarda çalışan airfryer’ler, geleneksel fırınlardan daha hızlı pişirme sağlıyor. Bu da mutfakta pratiklik isteyenler için büyük bir avantaj.
Ancak yiyeceklerin yüksek ısıya maruz kalması, özellikle nişastalı gıdalarda (patates, ekmek gibi) akrilamid oluşumuna neden olabilir. Bu kimyasal madde, laboratuvar deneylerinde hayvanlarda kansere neden olduğu için insanlar üzerindeki etkileri de merak konusu.
Akrilamid Nedir ve Gerçekten Kanserojen mi?
Akrilamid, 120°C’nin (248°F) üzerindeki sıcaklıklarda nişasta içeren gıdaların pişirilmesi sırasında oluşan bir bileşiktir. Özellikle patates, ekmek, kahve ve tahıllı gıdalarda bulunur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve bazı sağlık otoriteleri, akrilamidin insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini araştırıyor.
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, yüksek seviyede akrilamid tüketiminin kansere yol açabileceği gösterildi. Ancak insanlar üzerindeki etkileri hala kesin olarak kanıtlanmış değil. Dr. Saurabh Sethi de bu noktaya dikkat çekerek, “Akrilamidin hayvanlarda kansere neden olduğu gösterilmiş olsa da, insanlarda normal beslenme düzeninde tüketilen seviyelerde kansere yol açtığına dair kesin bir kanıt yoktur” diyor.
Airfryer Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Peki, airfryer kullanımı tamamen zararlı mı? Uzmanlara göre, bazı önlemler alınarak olası riskler en aza indirilebilir:
1.Kömürleşmiş Gıdalardan Kaçının: Yiyeceklerin aşırı kızarmasını ya da yanmasını önlemek, akrilamid oluşumunu azaltabilir.
2.Daha Düşük Sıcaklıklarda Pişirin: 120°C’nin altında pişirme yapmak akrilamid oluşumunu minimize edebilir.
3.Yüksek Duman Noktasına Sahip Yağlar Kullanın: Oksidasyonu önlemek için zeytinyağı veya avokado yağı gibi daha sağlıklı yağlar tercih edilebilir.
4.Sürekli Kullanım Yerine Dengeleyin: Sadece airfryer’a güvenmek yerine, farklı pişirme yöntemlerini kullanarak beslenme düzenini dengelemek önemli.
Airfryer Kullanmalı mı, Kullanmamalı mı?
Airfryer’lerin sağlıklı beslenme açısından avantajları olduğu kesin. Derin yağda kızartmaya kıyasla daha az yağ tüketimi sağlıyor ve bu da kalori alımını düşürüyor. Ancak yüksek ısıda pişirme yöntemleriyle ilgili potansiyel riskler göz ardı edilmemeli.
Dr. Sethi’nin de belirttiği gibi, akrilamid insan sağlığı üzerindeki etkileri tam olarak kanıtlanmamış olsa da, sağlıklı beslenme alışkanlıkları oluşturmak için dikkatli olunması gerekiyor. Uzmanlar, dengeli beslenmenin ve farklı pişirme tekniklerini bir arada kullanmanın en güvenli yol olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, airfryer bir mutfak kolaylığı sunarken, bilinçli kullanımı da büyük önem taşıyor.