Gündem
Basın mensupları yıllardır beklerken, Mali Müşavirler için yeşil pasaport gündeme geldi
Yıllardır tartışma konusu olan yeşil pasaport hakkı bu kez mali müşavirler için gündeme geldi. Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, 10 yıl boyunca aktif olarak görev yapan serbest muhasebeci mali müşavirlere hususi damgalı pasaport verilmesini öngören yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Peki bu karar, yıllardır yeşil pasaport hakkı bekleyen basın mensupları için de geçerli olacak mı?
Türkiye’de yıllardır çeşitli meslek grupları için yeşil pasaport hakkı gündeme gelirken, son olarak Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici tarafından mali müşavirlere yönelik yeşil pasaport düzenlemesi teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Teklif, 10 yıl boyunca mesleğini icra eden serbest muhasebeci mali müşavirlere hususi damgalı pasaport verilmesini öngörüyor.
İçişleri Komisyonu’na gönderilen teklifin kabul edilmesi halinde, bu yeni düzenleme, mali müşavirlere önemli bir ayrıcalık tanıyacak.
Basın mensupları da yıllardır bekliyor
Mali müşavirlere yeşil pasaport verilmesi, mesleki anlamda yıllarca çalışan ve emek veren birçok kişinin beklediği bir hak olarak değerlendirilebilir. Ancak, aynı zamanda uzun zamandır yurtdışındaki görevlerini yerine getirebilmek için yeşil pasaport talep eden diğer meslek gruplarının, özellikle basın mensuplarının da bu hakkı elde etme beklentisi oldukça yüksek. Basın mensupları, uluslararası arenada haber yapabilmek, ülkenin ve halkın sesi olabilmek için gerekli olan pasaport hakkını yıllardır bekliyorlar.
Mali müşavirlere yapılacak bu düzenleme, mesleklerinin gerekliliklerini yerine getiren ve devlet için önemli bir rol üstlenen bu gruba hak ettikleri bir ayrıcalığı tanırken, aynı düzenlemenin basın mensuplarını da kapsayacak şekilde ele alınması, daha geniş bir adalet anlayışının ürünü olabilir. Basın mensuplarının yurtdışında görev yapabilmesi, sadece bireysel bir hak değil, aynı zamanda medya özgürlüğü ve halkın doğru bilgilendirilmesi açısından da büyük bir önem taşımaktadır. Bu açıdan, basın mensuplarının da benzer haklardan yararlanmasının sağlanması, meslek gruplarının eşit bir şekilde değerlendirilmesi anlamına gelecektir.
Sonuç olarak, mali müşavirlere yönelik bu düzenleme önemli bir adımken, diğer meslek gruplarının da göz ardı edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Hem mali müşavirlerin hem de basın mensuplarının bu gibi imkanlardan eşit şekilde faydalanması, toplumun tüm kesimlerinin haklarını daha adil bir şekilde savunmak için önemli bir adımdır.