Siyaset
Fethin yıldönümünde söyledi! Yunan bakandan İstanbul itirafı
Fatih Sultan Mehmed’in 572 yıl önceki fethi Doğu Roma’nın mirasçısı durumundaki Yunanistan’da büyük felaket olarak anılıyor... Yunan Savunma bakanının fethin yıldönümünde söylediği sözler, Atina’daki derin yaranın hala kapanmadığını gözler önüne serdi.
TAHSİN HAN
Yunanistan Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias, dün, Sparti Belediyesine bağlı Mistra’da düzenlenen “Paleologian 2025” anma etkinliklerinde katılırken, İstanbul’un fetihinin tarihlerindeki en büyük felaket olduğunu söyledi... Bakan Dendias burada yaptığı konuşmasında Avrupa Birliği Ortak Savunmasına, İstanbul’un Fethi’ne ve Türkiye’nin Yunanistan üzerinde tuttuğu “casus belli” (savaş nedeni) gibi konulara ilişkin çok çarpıcı açıklamalar yaptı.
Avrupa ortak savunmasının önemine dikkatçeken Dendias, “Avrupa’nın var olabilmesi için, temsil ettiği yaşam tarzına yönelik tehdit konusunda ortak ilke ve ortak bir anlayışa dayanması ve ilke ve değerlere dayanması gerekir, aksi takdirde kendini baltalar. Sadece Ortodoks Hristiyanlık için değil, tüm Hristiyanlık için trajik bir yıl dönümü (İstanbul’un Fethi), eğer Avrupa sağlam bir tarih bilinci ve kültürel hayatta kalma refleksleri sürdürmeyi seçerse, geçmişi bugüne yansıtmak ve üzerinde düşünmek için bir fırsattır. Yaşlı Kıta’nın Savunması, Avrupa Savunması, deney konusu olamaz” diye konuştu.
29 Mayıs 1453’ü asla unutmadık
Dendias İslam korkusunu da şu sözlerle dile getirip halkı etkilemeye çalıştı: “Ve bugün, Müslüman Kardeşler’in Avrupa’da oluşturduğu tehlikeler hakkında Avrupa içi diyaloğun ne anlamı var ki, bu arada sizi geçen hafta sonu Le Monde’un başmakalesine yönlendiriyorum, Avrupa’nın kendisi Müslüman Kardeşler’in değer çerçevesiyle hem tehdit eden hem de Avrupa topraklarını işgal edenleri sübvanse ediyor.
Eğer bazı ortaklar, Avrupa Birliği üyelerinin üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmalar için oybirliği gerektirmemesi için hilelerle uygulamaya kalkışırlarsa, SAFE Yönetmeliği’nin sızma noktası olarak adlandırılmasını önerecektim. Ve dahası, eğer bu, Yunanistan Başbakanı’nın pozisyonuna rağmen ve Avrupa Parlamentosu’nun hukuken doğru argümanlarını ihlal ederek, Türk Ulusal Meclisi’nin Yunanistan’a karşı ‘Casus Belli’yi iptal etmeden gerçekleşirse, fazla söze gerek yok. Ancak, ortak ve temel mantığın galip geleceğini ve yukarıdaki açıklamanın gereksiz olacağını umuyorum. Her halükarda, Ortodoks Helenizmi 12 Nisan 1204’teki ilk Düşüşü ve 29 Mayıs 1453’teki terk edilişi asla unutmadı. Çok iyi biliyoruz ki, bağımsız yaşamak istiyorsak, Vatanımızı kendimiz savunabilmeliyiz, ve eğer gerekirse tek başımıza” dedi.
Daha büyük felaket yaşamadık
Yunan bakan şöyle devam etti: “Anayasaya göre bağımsızlığımızın, egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün kurumsal garantörü Silahlı Kuvvetlerimizdir. Bu rol, şu anda ne kadar yerine getirilirse getirilsin, uzun, kesintisiz bir tarihsel süreçten meşruiyetini almaktadır. Tarihsel varlığımızın sınırları yalnızca zaferlerimizin kemerleriyle çizilmiyor. Çok daha açık bir şekilde şehitlerimizin mezarları ve ulusal felaketlerin anıtlarıyla çiziliyor. Binlerce yıllık tarihimizde, 572 yıl önce, 29 Mayıs 1453’te Konstantinopolis’in (İstanbul) düşüşünden daha büyük bir felaket olmadı. Bu nedenle, gerçek Yunanlıların kolektif belleğinde uğursuz bir gün olarak Cuma yerine Salı korunmaktadır. Gelecekte soyun son Konstantinos’un dirilişiyle dirileceğine dair teselli. Yüzyıllarca esir olanların rüyası. Edebi ilhamın, karanlık zamanlarda halk geleneğinin bir başlangıç noktası ve Her Şeyi Gören Tanrı’nın gözünü Yunanlılara geri çevireceği umududur.”