AKİT MENÜ

Gündem

Yolsuzluk yapanlara “devam edin” mi denilmeliydi? “19 Mart’ın faturası” edebiyatı!

Yeni Akit Gazetesi Yazarı Ali Karahasanoğlu'nun, "“19 Mart’ın faturası” edebiyatı!" başlıklı yazısı...

Haber Merkezi

Önce şunu söyleyelim, bütçemizin yarıdan fazlası; Savunma Sanayine, İçişleri Bakanlığı’na Adalet Bakanlığı bütçesine gidiyor diye... 

Bunlarda bir kısıtlama yapılmasını isteyebilir miyiz?

“Düşmana karşı hazırlık yapmanın bedeli şu kadar” diye açıklama yapıp, bundan vazgeçmeyi önerebilir misiniz?

Veya suçları önleme, suçluları yakalama konusunda görevli olan İçişleri bakanlığı personeli için, “Bütçemizin şu kadarı İçişleri Bakanlığı personeline gidiyor, buna gerek yok” diyerek bu harcamadan vazgeçilmesini isteyebilir misiniz?

Suçlular yakalandıktan sonra gerekli cezaları vermek için, Adalet Bakanlığı Teşkilatı içerisinde görevli savcılar-hakimlerin aldıkları maaşlar ve yapılan masrafları hesaplayıp, “Türkiye bütçesinin şu kadarı suçluları cezalandırmak için harcanıyor” diyerek bundan vazgeçilmesini isteyebilir misiniz.

Ne Milli Savunma Bakanlığının bütçesinin gereksizliği, ne İçişleri Bakanlığı’nın, ne de Adalet Bakanlığı’nın harcamalarının gereksizliği söylenemez.

Devlet olmanın gereği; düşmana karşı vatan toprağını savunmak, suçları önlemek/önlenemeyenlerin faillerini yakalamak ve cezalandırılmalarını sağlamaktır.

Devlet olmanın gereği olarak; bu hizmetler görülürken yapılan masrafları, kimse gereksiz olarak gösteremez.

19 Mart’tan bu yana bir vaveyla tutturmuşlar gidiyorlar. 

“19 Mart’ın bilançosu şu kadar… 19 Mart’ın faturası bu kadar”

Ne olmuş 19 Mart’ta?

...YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

Yorumlara Git

Kafe ve restoranlarda 'kuver' dönemi bitti: Ticaret Bakanlığı haksız ücrete "dur" dedi!

İran, Devrim Muhafızlarını "terör örgütü" ilan eden AB'ye karşılık gerekli önlemleri alacağını duyurdu

ABD memnun olmayacak! Azerbaycan'dan İran kararı

İran, ABD donanması yakınlarında Çin ve Rusya ile askeri tatbikat yapacak

Bilal Erdoğan’dan gençlere tavsiye: ‘Batı’daki hayat göründüğü gibi değil’