Teknoloji
"Milli uçak, küresel vizyon: KAAN ile Türkiye'nin yeni diplomasi rotası"
Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN, Endonezya’ya ihraç ediliyor. Cakarta’da düzenlenen INDO Defence 2025 fuarında imzalanan anlaşma kapsamında, 48 adet 5. nesil savaş uçağı 120 ay içinde teslim edilecek. Anlaşma, sadece bir satış değil, teknoloji transferi ve stratejik iş birliğini de kapsıyor. POLSAM’dan Hüseyin Yeltin’e göre bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayiini dış politikanın etkili bir enstrümanına dönüştürdüğünün açık bir göstergesi.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı yerli ve milli hamlelerle savunma sanayiinde dışa bağımlılığını önemli ölçüde bitiren Türkiye, kasasını da dolduruyor. Ürettiği İHA/SİHA’lar, Atak helikopteri, hafif taarruz uçağı Hürkuş, ilk insansız savaş uçağı Kızılelma, MİLGEM, Milli Muharip Uçak Kaan ile ikinci yüzyıla güçlü bir giriş yapan Türkiye’nin son teknoloji ürünlerine dünyanın dört bir yanından talep yağıyor. Rusya ile 3 yılı aşkın süredir savaşan Ukrayna’ya SİHA, İspanya ve Pakistan’a MİLGEM askeri gemi satışlarının ardından şimdi de Endonezya ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), tarafından milli imkanlarla üretilen 48 adet milli muharip uçak KAAN’ın satışı için anlaşma sağlandı. Endonezya'da düzenlenen INDO Defence 2025 fuarında, Türkiye tarafından milli imkanlarla tasarlanan, geliştirilen ve üretilen milli muharip uçak KAAN'ın Endonezya'ya satışına yönelik anlaşma sağlandı. Anlaşma kapsamında, 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağı Endonezya'ya teslim edilecek. Cakarta'da gerçekleştirilen imza törenine Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Milli Savunma Bakan Yardımcısı ve TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Şuay Alpay ile TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu katıldı.
MİLLİ MOTORLARIN YER ALACAĞI 48 ADET KAAN TESLİM EDİLECEK
Atılan imzalar kapsamında 48 adetlik milli muharip uçak KAAN'ın teslimatı 120 ay içerisinde gerçekleşecek. Teslim edilecek KAAN uçaklarında milli imkanlarla üretilecek motor yer alacak. Anlaşma KAAN'ın teslimatının yanı sıra Endonezya'ya havacılık alanında teknoloji transferini de kapsayacak. Anlaşma, Türkiye ve Endonezya'nın gerçekleştireceği stratejik iş birliğiyle bilgi paylaşımını ve yerel kabiliyetlerin geliştirilmesini de hedefleyecek. Öte yandan, anlaşmayla birlikte KAAN'ın üretiminde Endonezya'nın sahip olduğu yerel kabiliyetlerden yararlanılacak.
BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN SEMBOLİK VE STRATEJİK BOYUTU
Politik Stratejiler Araştırma Merkezi (POLSAM), Türkiye’nin savunma sanayisinde son dönemde attığı stratejik adımları ve bunların dış politika vizyonuyla olan etkileşimini mercek altına aldı. POLSAM Dış Politikalardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Yeltin, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN’ın Endonezya’ya ihracat sürecini kapsamlı bir analizle değerlendirdi. Yeltin’in yaptığı analize göre, Türkiye’nin savunma sanayinde kaydettiği ilerleme yalnızca teknolojik başarı olarak değil, aynı zamanda dış politika perspektifindeki çok boyutlu dönüşümün bir yansıması olarak görülmelidir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) tarafından geliştirilen beşinci nesil milli muharip uçağı KAAN’ın Endonezya’ya ihraç edilmesine yönelik mutabakat, bu dönüşümün hem sembolik hem de stratejik boyutunu gözler önüne sermektedir.
“ASYA-PASİFİK’TE STRATEJİK DERİNLİK”
Yeltin, Endonezya ile kurulan askeri-teknolojik iş birliğini, Türkiye’nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik derinleşen ve çok yönlü dış politika angajmanının somut bir örneği olarak nitelendirdi. Güneydoğu Asya’nın en kalabalık ülkesi olan ve G20 ile İslam İş birliği Teşkilatı gibi platformlarda ağırlığı hissedilen Endonezya ile kurulan bu temasların, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda normatif yakınlıklar ve bölgesel güç projeksiyonlarıyla da şekillendiğine dikkat çekerken, Türkiye’nin bu süreci yalnızca bir savunma satışı değil, aynı zamanda diplomatik ve stratejik araç kullanımı olarak kurguladığını ifade etti. KAAN’ın ihracatının Türkiye’nin uzun vadeli dışa bağımlılığı azaltma politikalarının geldiği noktayı gözler önüne serdiğini belirten Yeltin, bu tarz yüksek teknolojili ihracatların yalnızca üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda güven ilişkileri ile mümkün olduğunu vurguladı. Endonezya’ya yapılacak teslimatın, iki ülke arasında gelişmekte olan stratejik güven ortamının açık bir işareti olduğuna dikkat çekti.
“TÜRKİYE, YENİ BİR KÜRESEL OYUNCU PROFİLİ İNŞA EDİYOR”
Analizde, KAAN’ın uluslararası savunma pazarındaki rekabet gücünün Türkiye lehine genişlediği vurgulandı. Çin, Güney Kore ve Fransa gibi aktörlerin bulunduğu bu teknolojik yarışta Türkiye’nin yerli ve milli üretim kapasitesine dayalı bir alternatif sunabilmesinin, sadece bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda küresel savunma diplomasisinde güç kazanımı olduğu ifade edildi. Türkiye’nin bu sayede “merkez ülke” stratejisini yalnızca jeopolitik değil, aynı zamanda teknolojik yeterlilik temelinde de hayata geçirdiği belirtildi.
“KAAN BİR PLATFORMDAN FAZLASI”
Yeltin, değerlendirmesinde KAAN’ın yalnızca bir askeri satış değil dış politikada derinlik kazandıracak bir enstrüman olduğunu vurguladı. Yeltin, “KAAN’ın Endonezya’ya ihracı yalnızca bir askeri satış olarak değil, Türkiye’nin dış politika enstrümanlarının çeşitlendiği ve savunma sanayisinin stratejik bir derinlik kazandığı bir sürecin parçası olarak değerlendirilmelidir. Bu tarz gelişmeler, devletlerin uluslararası sistemdeki konumlarını yeniden tanımlamalarına katkı sağlayan önemli örneklerdir. KAAN, bu anlamda yalnızca bir hava aracı değil, Türkiye’nin bölgesel liderlik iddiasının ve yükselen güç profilinin somut bir sembolüdür” ifadelerini kullandı.