Gündem
Yesevi Alperenler’den aile seferberliği çağrısı: “Aileni ve neslini koru, geleceğine sahip çık!”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’i “Aile Yılı” ilan etmesinin ardından aileyi hedef alan tehditlere karşı farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlikler artarak devam ediyor. Bu kapsamda Yesevi Alperenler Derneği, Zeytinburnu Kazlıçeşme Kültür Merkezi’nde “Aileni ve Neslini Koru / Geleceğine Sahip Çık!” temalı geniş katılımlı bir program gerçekleştirdi. Dernek Genel Başkanı Kürşat Mican, aile yapısına yönelik tehditlerin milli güvenlik meselesine dönüştüğüne dikkat çekerek, tüm sivil toplum kuruluşlarına ve ailelere seferberlik ruhuyla mücadele çağrısı yaptı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan etmesinin ardından ülke genelinde aile temalı sempozyum, panel ve kongreler düzenlemeye devam ediyor. Türk aile yapısının ruh kökünü hedef alan sapkınlara karşı mücadelede ön safta yer alan ve gelecek nesillerin korunması için çalışmalar sürdüren Yesevi Alperenler Derneği de bu minvalde programlarını sürdürüyor. Bu bağlamda Yesevi Alperenler Derneği Zeytinburnu Kazlıçeşme Kültür Merkezi’nde "Aileni ve Neslini Koru / Geleceğine Sahip Çık!" temalı program gerçekleştirdi. Programda, küresel tehditlere ve tehlikelere karşı ailenin korunması, sahip çıkılması ve aile bağlarının güçlendirilmesi noktasında bilgilendirici sunumlar yapılırken yapan İstanbul Aile Vakfı Başkanı kıymetli Üner Karabıyık konuşmacı olarak katılım sağladı. Türk dünyasına yönelik yapılan programa 38 Sivil Toplum Kuruluşu başkan ve yöneticileriyle birlikte iştirak etti. Gerçekleştirilen organizasyondaki konuşmasına Devlet ricaline teşekkürle başlayan ve önemli konulara dikkat çeken Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı Kürşat Mican, her ne kadar geç kalınmış bir seferberlik başlatsa da aileyi korumaya yönelik hamlelerle, doğru ve kararlı bir çağrı olduğunu dile getirdi.
AİLE TOPLUMUN HAFIZASIDIR
Ailenin toplumun hafızası ve mukaddes bir değer olduğunu açıklayan Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı Kürşat Mican, “Malumunuz devletimiz 2025 yılını ‘Aile yılı’ olarak ilan etti. Her ne kadar geç kalınmış bir seferberlik başlatsa da aileyi korumaya yönelik hamlelerle, doğru ve kararlı adımlarla zararın neresinden dönersek kardır. O bakımdan bu önemli çağrı için Devlet yöneticilerimize ayrıca teşekkür ederiz. Aile milletimizin çekirdeği, dinamosu, en küçük birimi lakin en önemli kurumudur. İnancımızın, kültürümüzün, örf ve ananelerimizin yaşandığı, yaşatıldığı ve yeni nesillere aktarıldığı milli bir ocaktır! Mukaddes bir yuvadır, müktesebatımızın hafıza kartıdır. Milli benliğimizin en muhkem kalesidir, tüm değer kodlarımızın taşıyıcısı ve muhafızıdır! Dolayısıyla aile yapımızı korumak medeniyetimizi, kültürümüzü, milli ve manevi köklerimizi, milletimizi, devletimizi ve istikbalimizi korumak demektir. Asırlar boyunca İslam düşmanları Türk- İslam alemini yok etmek için ellerinden ne geliyorsa yaptılar. Nihai olarak anladılar ki; maneviyatlarını yok etmeden, Aile yapısını bozmadan Müslümanları yok etmek, zayıflatmak imkansızdır. Bu sefer içimize soktukları iyi yetişmiş ajanlarla, devşirdikleri, satın aldıkları gayet ucuz kuklalarla, medyayla, gayri ahlaki film, dizi ve programlarla manevi dinamiklerimizi önce zayıflatmanın sonra topyekûn yıkmanın, yok etmenin yolunu tuttular. İçerden ve dışardan durmadan, saldıran küfrün orduları bu topraklarda tek bir Ehl-i sünnet Müslüman kalmayıncaya dek mücadelesine devam edecektir. Buna mukabil derin bir teessürle görmekteyiz ki Türk- İslam alemi ailemize ve nesillerimize dört koldan saldıran küresel iblislerin niyetini anlamamakta, gereken önlemi alamamakta ve tehlikenin farkına varamamaktadır!” şeklinde konuştu.
AİLEYİ KORUMAK BİRİNCİ GÖREVİMİZ
Ailemizin Avrupa başta olmak üzere emperyalist ve sapkın ideolojilerin potasında eridiğini kaydeden Mican, “Ailemiz ve nesillerimiz Batının kültürel potasında fütursuzca eriyerek her gün kendi özünden biraz daha uzaklaşmaktadır. Popüler kültürler materyalist ve sapkın felsefesini yeni nesillerimize ilmek ilmek işlemekte, aile yapımızı zehirli argümanlarıyla hızla bozmakta, toplumumuzu geri dönülmez, telafi edilmez maceralara atmaktadır. Bu gidişat asla hayra alamet değildir. Baskın kültürlerin hegemonyası altında kalan sosyal dokumuz ciddi düzeyde zedelenmiş, dijital çağa hazırlıksız yakalanan aile yapımız, yeni nesillerimiz karşılaştığı zorluklara direnç gösteremez hale gelmiştir. Büyük bir dönüşüm hatta başkalaşım yaşanıyor. Bizi biz yapan bütün değerlerimiz hızla kaybediliyor, ahlaki yapımız çöküyor. Eskiyle yeninin çatıştığı, önümüze konulan her yeniliğin sosyal bünyemize uyup uymadığı dikkate alınmadan, filtreleme yapılmadan benimsendiği bu kültürel savaşta kaybeden ailemiz, kaybeden nesillerimiz, kaybeden değerlerimiz, kaybeden milletimiz olmaktadır. Batının Türk İslam alemini çökertmek için yüzyıllardır göz diktiği aile yapımızı en birincil güvenlik sorunumuz olarak görmeli ve korumak için daha fazla mücadele etmeliyiz” dedi.
ÇALIŞMALARIMIZ HER ALANDA SÜRECEK
Konuşmasında gençlerimizi ve aileyi korumak için çalışmaları sürdüreceklerini ve bu tür çalışmalara destek vereceklerini belirten Mican, “Aileler şunu iyi bilmeli ki; bizim ihmal ettiğimiz, ilgilenmediğimiz çocuklara dışarda ve sosyal mecralarda kucak açan, ilgi gösteren ve sinsi tuzaklarına düşüren çok tehlikeli yapılar var. Sapkın LGBT örgütü okullarda, kafelerde, sosyal mecralarda pusu kurmuş masum çocuklarımızı tuzağına düşürmek için her yola başvurmaktadır. Gene uyuşturucu müptelalığı gençlerimiz arasında hızla yayılıyor. Uyuşturucu kullanımına bağlı ölüm yaşı 13'e düşmüş durumda. Uyuşturucu maddelerine ulaşmak gençlerimiz için leblebiye ulaşmak kadar kolay bir hale geldi. Bu vahim tablolar aile yapımız ve nesillerimiz için mücadelenin artık bir zorunluluk haline geldiğinin apaçık göstergesidir. Bizler yıllardan beri aile yapımızı bozmaya yönelik her türlü girişimi, yayınları, propagandaları, sapkın akımları devletimizin temeline yerleştirilmiş dinamitler olarak gördük ve her fırsatta bunu dile getirdik. Kurduğumuz Dernekler, Vakıflar ve Platformlar aracılığıyla her alanda ifsat faaliyetleri yürüten yapıları ifşa ederek bu tür akımlara karşı blok oluşturma gayretine girdik. Bütün STK'lar, ilgili Bakanlıklar, mütefekkirler, aydınlar, yazarlar, medya mensupları hep birlikte seferberlik ruhuyla hareket ederek ailemizi ve nesillerimizi baskın kültürlerin, sapkın akımların girdabından ve uyuşturucu bağımlılığından kurtarmaya çalışmalı, aile yapımızı küresel tehdit ve tehlikelere karşı korumanın formüllerini aramalıyız. Bizim ülkemizde bizimle alakasız yayın yapan, gençlerimizi, kadınlarımızı, erkeklerimizi, kızlarımızı ifsad etmeye yönelik bol argüman barındıran dizileri, filmleri, programları engellemeli, medyamızı baskın ve sapkın kültürlerin etkisinden kurtarmalıyız. Kendi kültürümüzü aktaran yayınları desteklemeliyiz” açıklamasını yaptı.
AİLEYİ KORUMAK AİLEDE BAŞLAR
Aile korumanın yine aile ortamında olduğunu aktaran Kürşat Mican, “Kıymetli anneler, babalar birbirlerine ve çocuklarına kaliteli zaman ayırmalıdır. Herkesin adeta bir uzvu haline gelmiş telefonlar bir kenara bırakılarak, ailemizle, çocuklarımızla göz göze, gönül gönüle sohbetler ederek, iletişimimizi güçlendirmeliyiz. Sosyal medya bağımlılığı bizleri felakete sürüklüyor. Aile bireylerinin tüm zamanını kendi odasında veyahut aynı odada kendi dünyasında ve kendi telefonunda yaşadığı bir ortamda güçlü aile bağları kurulamaz, var olan bağlarda zayıflar ve aileler kolayca dağılır. Dolayısıyla aileler ev içi kurallarını sıkı tutmalı, aileye yönelik bunca tehdidin olduğu günümüz koşullarında herkes çoluk çocuğuna daha çok sahip çıkmanın, iletişimi geliştirmenin ve aile bağlarını kuvvetlendirmenin yollarını aramalıdır. Ahlakın ve ahlaki kuralların iğdiş edildiği, sapkınlıkların moda addedildiği zamanımızda bizler çocuklarımız için bu fedakarlıkları yapmazsak evlatlarımız büyük bir dönüşüme maruz kalacak ve elimizden kayıp gidecektir. Unutmayalım ki; ahlaken çöken aileler ve toplumlar iflah olmaz sıkıntılara düşer, milleti bir arada tutan tüm sağlam bağlar gevşer. Dolayısıyla önce millet sonra devlet çözülür. İş işten geçmeden ivedilikle 'Kutsal Aile Birimimize' sahip çıkmalıyız! Yüce Allah bizleri asırlar boyu ümmet-i İslam’a sancaktarlık yapmış, Din-i Mübin’e hizmet etmiş şanlı ecdadımızın yolundan ayırmasın, onlara layık torunlar olmamızı ve izlerinden giderek büyük hizmetler yapmamızı nasip buyursun” ifadelerini kullandı.