Gündem
Erbakan Hoca haklı çıktı: ‘Ada'nın tamamını alalım' diyordu
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın dirayeti ve kararlı duruşu sayesinde, Kıbrıs semalarında 51 yıldır ezan-ı Muhammedi özgürce yankılanıyor. O dönemde hükümet ortağı olduğu CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in türlü oyalama taktiklerine rağmen, 20 Temmuz 1974’te “Ayşe’yi tatile çıkaran” Erbakan, iman dolu yüreklerin neleri başarabileceğini dosta düşman gösterdi.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Müslüman Türk milletinin en büyük zaferlerinden biri olan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 51. yıl dönümünü gururla yâd ediyoruz. “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başlatılan ve adadaki Türklerin uğradığı baskı ve zulmü ortadan kaldıran harekât, Millî Görüş Lideri ve dönemin hükümet ortağı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın muazzam dirayeti sayesinde gerçekleşmişti.
HAREKATA GİDEN KANLI YOL
Adada tek bir devlet yönetimini öngören Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye, İngiltere ve Yunanistan ile Kıbrıs’taki Türk ve Rum toplumları arasında 1959’da imzalanan Zürih ve Londra Anlaşmalarıyla kuruldu. Anlaşmada imzası bulunan İsviçre, İngiltere ve Türkiye; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantör devletleri oldu. Uluslararası antlaşmalar uyarınca 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasasında Kıbrıs Türklerine ve Rumlara eşit siyasi hak ve statü verildi. Cumhuriyetin kurulmasının ardından Kıbrıs Rumlar idealleri olan Enosis’i gerçekleştirmek için Türkleri devlet kurumlarından uzaklaştırma gayretine içine girerek, adadaki Türk varlığını bitirme girişimlerinde bulunmaya devam ettiler. Yunanistan ile birleşme hayali olan Enosis’e giden yolda tek sorun adada ikamet eden ve nüfus yoğunluğu bakımından kalabalık olan Türklerdi. 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Rumların Yunanistan, İngiltere ve İsviçre’nin sessizliğine güvenerek anayasayı feshetmelerinden sonra 1963’te fiilen son buldu. Rumlar, 21 Aralık 1963’te; adını 9. yüzyıldaki bir Yunan destanından alan ve bütün Kıbrıs Türklerini topyekûn ortadan kaldırarak, Kıbrıs’ı bir Yunan adası hâline getirmeyi hedefleyen Akritas Planı’nı Rum çeteleri tarafından uygulamaya başladı. Bu tarihten sonra coğrafyada tek bir Yunan devleti fikrini hayata getirmek için silahlanan Rumlar, Yunanistan’ın desteğiyle 1963-74 yılları arasında adada bulunan Türklere adeta cehennemi yaşattılar. İlk olarak; Lefkoşa’nın Tahtakale semtinde 20 Aralık 1963 gecesi otomobillerine açılan ateş sonucu Kıbrıs Türkü Zeki Halil ve Cemaliye Emirali hayatını kaybetti.
Rumlar, 30 bin Kıbrıs Türkünü yerinden etti
Rumların başlattıkları ilk saldırılarda sadece Lefkoşa’da 92 Türk can verdi, 146 kişi ise yaralandı. Rum terör örgütü EOKA mensubu militanlar ilk büyük katliamı, 23 Aralık 1963’te Lefkoşa’nın Ayvasıl köyünde yaşayan Kıbrıs Türklerine karşı düzenledi. Bu köyde esir alınan 21 Kıbrıs Türkü, elleri bağlandıktan sonra acımasızca katledildi ve toplu mezarlara gömüldü. Rum çeteleri, bir yandan 24 Aralık 1963’te Türk Alayı’nda doktor olarak görev yapan Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ve 3 çocuğunu evlerinin banyo küvetinde vahşice katletti. 11 yıllık süreçte kadın ve çocuklar dahil olmak üzere 700 Türk rehine olarak alınırken, 109 Türk kasabası Rumlar tarafından yakıldı. Yunanistan’ın desteğini alan Rumlar, 25 bin ila 30 bin Kıbrıs Türkünü yerinden etti.