Gündem
Yaşadıklarını ağlayarak anlattı! O zamanlar 8 yaşındaydım. Kur’an-ı Kerim’i babamın başına vurdular ve…
Bir zamanlar bu topraklarda Kur’an-ı Kerim okumak bile suçtu… 1930'lu ve 40'lı yıllarda, CHP tek parti döneminde Kur’an yasaklandı, hafızlara jandarma gönderildi. İslâm’ın ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’i Arapçasından okuyanlar “irtica” bahanesiyle takibata uğradı. İşte o zamanlar 8 yaşında olan bir çocuğun şahit olduğu olay yürekleri yakıyor.
This browser does not support the video element.
Usta Gazeteci Ersoy Dede’nin yıllar önce hazırladığı bir tv programına konuk olan bir vatandaşımız 8 yaşında yaşadığı bir olayı gözyaşları içinde anlattı.
Camiler kapatıldı, Kur’an kursları mühürlendi, hocalar baskı altına alındı. Evlerde gizlice Kur’an öğretenler jandarma baskınıyla karşılaştı. Kur’an-ı Kerim’leri bohçalara sarılıp toprağa gömen Müslüman halk, imanını devletin zulmüne karşı korumaya çalıştı.
Aynı dönemde, Ezan da Türkçeye çevrildi. “Allahu Ekber” demek yasaklandı, yerine “Tanrı uludur” dayatması getirildi. Minarelerde ezan değil, ideoloji yankılandı. Bu toprakların İslâm’la arasına kalın duvarlar örülmeye çalışıldı.
İşte o günlerden birinde 8 yaşında olan bir vatandaşımız Usta Gazeteci Ersoy Dede’nin bir TV programında başından geçenleri anlatmıştı.
Yaşlı adam gözyaşları içinde şöyle konuştu;
“Başımı kaldırdım baktım ki iki tane jandarma bir de onbaşı mavzerler 8 yaşındayım “Git babanı çağır” dediler. Çağırdım babamı geldi. Benim elimdeki Kur’an-ı Kerim’i babamın kafasına vurarak “Ulan bu çocuğa ne okutuyorsun?” Rahmetli babam şöyle göğsünü yırttı. Dedi ki; “Ben sadece bir onbaşı değilim. Ben seferberlikte Mülazım olarak cepheye gittim. Sarıkamış’ta esir oldum. Kuvvayi Milliye’de Deli Halit Paşa’ya emir subaylığı yaptım. Bölük kumandanlığı yaptım. Yaralandım, esir düştüm, binbir türlü çileye katlandım ki şu kitabımı rahat rahat okuyayım diye. Keşke bu yaraları almasaydım da şimdi benim sakalıma, benim kitabıma küfreden Bulgar bilmem nesidir. Yunan bilmem nesidir derdim. Kendime teselli verirdim. Vur oğlum kelepçeni.” Dedi. Yaşlı adam sözlerine ağlayarak devam etti. Videoyu sonuna kadar izleyin.
İşte bu gibi Müslümanların sayesinde ne Kur’an sustu, ne ezan.
Halkın yüreğinde yanan iman ateşi, tüm baskılara rağmen sönmedi. Bugün özgürce Kur’an okunabiliyorsa, bu, o yıllarda gizli gizli Allah diyen ninelerin, dedelerin sabır ve direnişi sayesindedir.